Cihat Özgüncü, Yaratık'ı inceledi.
07 Haz 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

Kitap, Mayis 2017 de vizyona giren Alien serisinin son filmi olan Alien - Covenant filminin resmi kitap uyarlaması olarak piyasaya sürülmüş. Filmin uyarlaması olduğu için kitap ve filmin arasinda karakterler, konuşmalar, olaylar ve o sahneler hatta hissettirdiği duygular bile birebir ayni. Izlenen filmden sonra söylenen klasik "kitabı daha güzeldi" klişesi burada ise yaramıyor yani. Eğer Alien serisinin takipcisiyseniz ve kitap okumak daha cazip geliyorsa okuyabilirsiniz. Degilseniz benim tavsiyem 2 saat süren filmi seyretmeniz ve kalan vakti başka kitapları okuyarak değerlendirmeniz yönünde olacaktir. Tek başına değerlendirecek olursak kitabın bilim-kurgu ve gerilim öğelerinin ön plana çıkarıldığı ve sağlam diyebilecegim bir senaryoya sahip olduğu kanaatindeyim. Okurken zaten film izlermiş havasına gireceğinize eminim.

2017 - Mayıs Kitapları
1. Little Butterfly, Volume 01 - Hinako Takanaga
2. Little Butterfly, Volume 02 - Hinako Takanaga
3. Little Butterfly, Volume 03 - Hinako Takanaga
4. Ten Count, Vol. 1 - Rihito Takarai
5. Ten Count, Vol. 2 - Rihito Takarai
6. Ten Count, Vol. 3 - Rihito Takarai
7. Junketsu Drop - Naho Watarumi, Manami Kisaragi
8. Totally Captivated, Volume 1 - Hajin Yoo
9. Totally Captivated, Volume 2 - Hajin Yoo
10. Totally Captivated, Volume 3 - Hajin Yoo
11. Totally Captivated, Volume 4 - Hajin Yoo
12. Totally Captivated, Volume 5 - Hajin Yoo
13. Totally Captivated, Volume 6 - Hajin Yoo
14. Makkurayami de Kimi to - Morimichi Takanashi

2017 R. C. - 25/50

Aycan, Hayatın Kıyısında'yı inceledi.
 29 May 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · 10/10 puan

Julian Lamadrid - Over
(29 Mayıs 2017 Pazartesi) Hayatımda her sayfasına gözyaşı akıttığım tek kitap.

Bu kitabı yaklaşık yarım saat önce bitirdim. Gözlerim yanıyor. Uykusuzluktan değil hayır, duygusallıktan ve ağlamaktan.
Boşluğa düşmüş gibiyim. Şu an hiçbir şeyin tadı yok, yaşamanın da. O kadar doldu ki kafam, o kadar duygusalım ki şu an. Yazacağım o kadar çok şey var ki...
Ben bu yıl kendimde şunu keşfettim. Mutlu sonlardan nefret ediyormuşum meğer.

Ben normalde erkek karakterin ağzından anlatılan yazıları pek sevemem. Yemin ederim, bu kitapta asla böyle bir düşüncem olmadan başladım. O kadar doğal geldi ki Theodore'un ağzından anlatılan yerler. Hiç kasma yoktu. 'Ay şu olayı şöyle yapayım da olay olsun, çöpten olsun.' gibisinden tek bir düşünce bile yoktu. Her şey öyle güzel kurgulanmıştı ki.
Her okuduğum kitapta mutlaka sıkıldığım, 'ay yeter artık bunaldım.' dediğim yerler olmuştur. Her zaman oluyor. Hayatın Kıyısında'yı okurken asla sıkılmadım. Finch'in romantikliği, düşünceli halleri, garip halleri... Hepsinde o dünyadaymışım gibi hissettim. Violet'le gezerken, gülerken, ona iltifatlar ederken, onlar gülümserken bende gülümsedim. Onların duygularını kendi içimde hissettim. Yaşadım. Ve dediğim gibi şu an büyük bir boşluktayım. Kitabı bitirip, yazardan not kısmını okurken o kadar ağladığım yetmezmiş gibi bir daha ağladım.

Violet, 'Hayır, bu o değil.' dediği andan beri ağlayarak okudum. Hatta bir ara kitabı fırlattım ve arkada müzik çalarken o kadar ağladım ki... o anı unutmayacağım. 'Böyle olmamalıydı' diyorum hala. Ama sonra durup düşünüyorum. Nasıl olmasını isterdim diye, ben olsam nasıl bitirirdim diye. Cevap kesin ve asla değişmeyecek. Kitabın tek bir kelimesini bile değiştirmezdim.

Ve şunu fark ettim. O kadar ödül alan boş beleş kitap var ki. İnsanlar sadece o kadar ödül aldığı için alıp okuyor. Ama o kitapların hiçbiri bu kitabın yerini tutamaz.
Oturup sayfalarca bu kitap hakkında yazabilirim. Yazarın notu kısmını okuduktan sonra kitapla beni birbirimize bağlamışlar gibi hissettim.

Violet ve Finch asla unutmayacağım bir ikili oldu. Efsaneler ölmez. Violet ve Finch benim için bir efsane artık. Hayatımın dönüm noktalarından birindeyim ve böylesine duygusal, anlamlı bir kitabı okuduğum için mutluyum. Öyle ki ben okuduğum kitapları hemen bitirmek isterim, olayları merak ederim. Bu kitapta da merak ettim ama asla bitmesini istemedim. Hiçbir cümlesinden nefret etmedim. Her cümleyi, her konuşmayı ilgiyle okudum. Bu yazı inceleme olmaktan çıktı ama yıllar sonra girip yazdığım bu yazıyı okuyacağım için içimden ne geliyorsa onu yazıyorum. Kelime yazamayacak hale gelene kadar yazmak istiyorum. Ancak bu şekilde biraz rahatlayabilirim. Bu kitap hakkında kimseyle konuşmak istemiyorum. Normalde okuduğum kitap hakkında arkadaşlarımla konuşmak isterim. Onlara anlatmak isterim ama bu kitap hakkında kimseye bir şey söylemek istemiyorum. Bu kitap sevdiğim şeyler karşısında bencil olduğumu gösterdi bir nevi.

Hiç tanışmadığım, hiç okumadığım bir erkek karakterle tanıştım. Büyülüydü. İnsanın kalbini eritecek türden bir karakterdi. Violet'e bakışı, onun hakkında hissettikleri...Kalbimin yerinden çıkmasına, kalkıp çığlık atmayı istememe neden oluyordu. İnanın bana kitaba başlarken kapaktaki kuş ve çiçekten bir şey anlamamıştım. Ne oldukları hakkında bir fikrim yoktu. Sonlarına doğru ağlamaya ara verdiğimde durup düşündüğümde anladım. Kardinal kuşu ve menekşe. Bunu anladığım an tekrar ağlamaya başladım. Finch'in mektubunu bulduğunda yine ağladım. Ben beni bu kadar ağlatan, yüreğimi sızlatan başka bir kitap adı veremem size. O kitap her zaman Hayatın Kıyısında olarak kalacak. Her zaman hatırlayacağıma eminim. Unutamayacağım kadar içime işledi.

Filminin çıkacağını biliyorum ama şunu da biliyorum ki hiçbir film kitabın yerini tutamaz. Benim saatlerce okuduğum, hayal dünyamla süslediğim bir kitabı 2 saatlik bir süreye sıkıştırmaları sadece sinir bozucu. Ama insanoğlu ve merak ayrılmaz ikilidir.

Yazacak çok şey var. Bu kitabı tekrar okuyacağıma adım gibi eminim. Yıllar sonra bile en sevdiğim kitap ne diye sorulduğunda aynı cevabı vereceğim. Çünkü böyle muhteşem bir kitabın bir daha geleceğini düşünemiyorum.

Bu kitabı okurken harcadığım zaman, en tatlı, en acı, en içten, en duygusal ve en güzel zamanlardı. Yazacak o kadar çok alıntı var ki.

Boşluğun içindeyim sanki, depresyondayım. Ve atlatmam ne kadar zamanımı alacak bir fikrim yok. Teşekkürler harika yazar. Bundan sonra Jennifer Niven kitaplarını hiçbir arka kapak yazısına bakmadan okuyacağım. O kitap hakkında yorumlara bakmadan okuyacağım. Böyle bir eser yazdığı için ona yıllarca teşekkür edeceğime eminim.

Kitap Oburu'nun 20. Bölümü
Kitap Oburu'nun 18 Mayıs 2017 Perşembe günü yayımlanacak 20. bölümünde, temamız öykü kitapları. Değineceğimiz kitaplar:

-Giovanni Boccaccio / Decameron
-Melisa Kesmez / Bazen Bahar
-Jorge Luis Borges'in derlediği Babil Kitaplığı
-Murat Gülsoy / Bu Kitabı Çalın ve Büyübozumu
-Raymond Carver / Fil
-Necati Mert / Öykü Yazmak

Haftanın dergisi: Hece Öykü

Kitap Oburu'nun konuğu: Mehmet Fırat Pürselim

Kitap Oburu her perşembe 14:32'de TRT Radyo-1'de.

http://www.trt.net.tr/...y=radyo&k=radyo1

Kitap Oburu'nun yeni bölümü
Kitap Oburu'nda yarın (11 Mayıs 2017 Perşembe) şiir kitaplarıyla karşınızda olacağız. Tanıtacağımız şairler ve kitapları:

-Derya Önder - Akasya Telaşı
-Gonca Özmen - Belki Sessiz
-Bedri Rahmi Eyüboğlu - Dol Karabakır Dol
-Ahmet Haşim - Bütün Kitapları / Beşir Ayvazoğlu - Ömrüm Benim Bir Ateşti
-Serkan Türk - Uzun Ruhlu Cüce

Konuğumuz, şair ve yayıncı Kadir Aydemir

Kitap Oburu her perşembe 14:32'de TRT Radyo-1'de.

http://www.trt.net.tr/...y=radyo&k=radyo1

ÂRİF BAŞ ŞİİR ÖDÜLÜ'NÜ KAZANAN ŞAİRE 2.000 LİRA TAKDİM EDİLECEK...(SON KATILIM TARİHİ.15 MAYIS 2018 PAZARTESİ)...

YARIŞMAYA KATILMA KOŞULLARI, AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDEDİR.

1. Ödüle, 1 Ocak 2017 - 15 Mayıs 2018 tarihleri arasında yayımlanmış şiir kitapları ve yayımlanmaya hazır şiir dosyaları ile aday olunur.

2. Ödül tek bir yapıta verilir, bölüştürülmez.

3. Ödüle aday olacak kitap ya da dosya daha önce ödül almamış olmalıdır.

4. Ödüle, yayınevleri de kitabını yayımladıkları şair adına (onayını alarak) katılabilirler.

5.Ödüle aday gösterilen kitap ve dosya iade edilmez.

6.Ödüle son aday olma tarihi 15 Mayıs 2018 günü olup postadan kaynaklanan gecikmelerden jüri üyeleri ve babasının adına / anısına söz konusu ödülü koyan Oğuz Baş sorumlu değildir.

7. Ârif Baş Şiir Ödülü'ne layık görülen kitap ya da dosya 2018 yılının Temmuz ayının son haftasında açıklanır, şaire ödülü Bahadın Kültür Şenliği'nin yapıldığı Ağustos (2018) ayının ilk haftasında Oğuz Baş tarafından Ârif Baş Kültür Parkı'nda verilir. Ödül, 2000 lira, Ârif Baş'ın kitaplarından oluşan bir set ve plaketten oluşur.

8. Ödüle aday olacak kitap ya da dosyalar 6 adet (altı nüsha) olarak aşağıdaki adrese ulaştırılacaktır.

Oğuz Baş
Çarşı Kafe
Hüseyin Oktay Sokak, No.9
İznik-Bursa

9.SEÇİCİ KURUL;
Özgen Seçkin, Gökhan Cengizhan, Haydar Ergülen, Ahmet Sefa ve Haydar Eroğlu