Uyanış
10/10
·142 syf.··
2026 111. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 19:16
"İnsan vicdanındaki sırları, kalbin en gizli köşelerine ulaşmadıkça bulmak imkansızdır... " Romanımızın kahramanı -ki bence kahraman değil- iyi bir eğitim almış, iyi bir terbiyeyle yetişmiş kalburüstü bir ailesi olan Ali Bey. 20li yaşlarının başında hayata ve aşka karşı tecrübesiz genç bir adam. Babasının ölümünden sonra zorlandığı bir dönem de olan Ali Bey Çamlıca tepesinde tanıştığı -yazarın tabiriyle- hafifmeşref bir kadın olan Mehpeyker'e aşık olmasıyla değişir. Birbirlerinden çok farklı olmaları nedeniyle bu aşk Ali Bey'in hayatına olumsuzluklar getirmiştir. Yanlış yaptığını farkedip bu ilişkiyi sonlandırmasından sonra tanıştığı Dilaşub ismindeki genç kadın ise dürüst, fedakar ona uygun olduğunu düşündüğü bir kadını temsil ediyor. Aşk,ahlak ,namus, kıskançlık, pişmanlık gibi duyguları bu romanda çok iyi geçirmiş Namık Kemal Bazen tek bir kişinin kararları sadece onu etkilemenin çok dışına çıkarmış onu gördüm bu kitapta. Ali Bey'in yanlış bir seçimi annesinin, Dilaşub' un, kendisinin hatta Mehpeyker'in bile hayatını altüst etti. Okurken Ali Bey'i boğmak istediğim zamanlar oldu.:) Yine de keyifli bir kitaptı.
1000Kitap
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,2bin okunma
İlle de Vatanım♡
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 22:27
Bu incelemeyi okusanız kıyamet mi kopar? İncelemeyi okuyupta eleştirseniz nolur sanki? Hahaah Namık Kemal 'in kaleme aldığı döneminde çalkalanmalar yaşadığı Vatan Yahut Silistre de konu kısaca şöyle, Vatansever İslam Bey Silistre’yi savunmak için gönüllü olarak orduya katılıyor. Gitmeden önce de sevdiği kız olan Zekiye ile vedalaşıyor. İslam Bey'e öyle aşık ki, arkasından gitmeye karar veriyor fakat bunu erkek kılığına girerek yapıyor adını da Adem koyup gönüllüler ordusuna katılıyor. "Bilir misin, bence vatan imanla beraberdir. Vatanını sevmeyen Allah'ını da sevemez." Sayfa 39 Namık Kemal 'i zindanlara, sürgünlere gönderseler de susturamamalarının sebebi tam olarak bu sözdeki tutkudur. Adam vatanı bir toprak olarak değil ruhunun bir parçası olarak gördüğü için onu savunmayı dini bir sorumluluk, kutsal bir görev olarak kabul etmiş. Garip Olan Şudur Ki, Bu oyun 1 Nisan 1873'te İstanbul'da Gedikpaşa Tiyatrosu'nda ilk kez sahnelendiğinde, salonda bulunan halkı o kadar coşturmuştur ki seyirciler "Yaşasın vatan!" sloganlarıyla sokaklara dökülmüştür. Bu büyük milli heyecan ve yarattığı politik etki nedeniyle dönemin yönetimi oyunu yasaklamış ve yazarı Namık Kemal’i Magosa’ya sürgüne göndermiştir. Her devlet vatanını seven dilinden düşürmeyen millet ister oysa ki... Çünkü, O zamanın padişahı Sultan Abdülaziz, tiyatrodan sonra toplaşan halkın bu şekilde plansızca bir araya gelmesini ve tek bir ismin arkasında toplanmasını tahtı sarsabilecek bir isyan veya ihtilal provası olarak görmüştür. Osmanlı'da "vatan" ve "hürriyet" yeni kavramlardı. Saray, vatan fikrini "padişaha bağlılık" yerine "toprağa ve millete bağlılık" olarak yorumladığı için, bu düşüncenin mutlak monarşiye (tek adam yönetimine) karşı bir başkaldırı yaratacağından endişelenmiştir. Namık Kemal zaten padişahın yetkilerini sınırlayacak
İnceleme
Vatan Yahut SilistreNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,6bin okunma
Reklam
Yürek burkan bir hikaye....
10/10
·160 syf.··
2026 48. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 21:33
!Kitabın sonu hakkında bilgi vardır! İntibah en sevdiğim kitap olamakla beraber insanın ruhuyla olan kavgasını ve içindeki çığlıkları susturan bir kitap.... Ali Saip Bey zengin, ağırbaşlı ve ailesine düşkün biridir, ta ki Mahpeyker adında bir yılanla tanışana kadar... Her gün tam zamanında evinde olan Ali Saip artık gelmemeye, yalanlar söylemeye ve annesini umursamamaya başlar. Annesi oğlunun durumuna çok üzülür ve ona Dilaşub adında güzel bir cariye getirir, Ali Saip Dilaşub'u ilk gördüğünde melek gibi beyaz, al yanaklı ve tatlı bulur ama Mahpeyker'in söylediği yalanlar gözünü çoktan boyamıştır. Zaman geçtikçe Ali Saip, Mahpeyker'in hayat kadını olduğunu öğrenir, ondan ölesiye soğur. Ali Saip'in gözüne Dilaşub daha güzel gelmeye başlar ve onu ister. Dilaşub ile mutluluğu sadece birkaç hafta sürer. Mahpeyker terk edilmenin hıncını, geride bırakılmanın gurursuzluğunu hazmedemez. Dilaşub hamama gittiğinde O da hamama gelir ve Dilaşub'un bacağının üst kısmında ben olduğunu kahvehanedeki adamlara söyler ve bunun dedikodusunu yapmalarını ister. Adamlar Ali Saip'in yanında bu olayı konuşur, Ali Saip ikinci kez aldatılmaya dayanamaz ve eve geri döndüğünde olayı Dilaşub'a sormadan Ona vurup bayıltır. Dilaşub'u köle olarak satmak ister, artık görmeye dayanamaz bir haldedir. Eline fırsat geçen Mahpeyker Dilaşub'u köle olarak alır. Mahpeyeker Dilaşub'a işkenceler uygular, farklı erkeklerin yanına götürür ama Dilaşub kurtulmak pahasına dahi olsa bu ahlaksız teklifi kabul etmez. Mahpeyker Ali Saip'in artık onu isteyeceğini düşünür ama Ali Saip artık daha vahim bir duruma düşmüş, gecelerini gündüzünü meyhanede geçirmiştir. Mahpeyker istediğine kavuşamayınca Ali Saip'i öldürme kararı alır ve bir kiralık katil tutar. Kandırıp bir şekilde Onu dağ evine getirtir. Dilaşub'u
İnceleme
İntibahNamık Kemal · Ema Kitap · 201749,2bin okunma
Puan vermedi·72 syf.·
2026 258. kitabı
Hayat ne kadar da hayret verici şeylerle doluymuş. Birkaç gün önce yanımda biri ağlasa, mutluluk gözyaşları döküyor sanırdım. Bugün, duyduğum kahkahalar bile kulağıma yasmış gibi geliyor...s:4 Namık Kemal için tiyatro, halka doğrudan ulaşabilmesi bakımından oldukça önemli bir türdür. Vatan yahut Silistre oyununda da vatan sevgisini türlü duygularla çarpıştırıp nihayet hepsinden üstün çıkararak halka vatan fikrini ve sevgisini aşılamak ister. Kırım Savaşı’nın yaşandığı yıllarda Zekiye ve İslam Bey arasında yeni başlayan aşk, İslam Bey’in cepheye gitmesiyle beklenmedik bir hal alır. Zekiye İslam Bey’in ardı sıra erkek kılığına girerek Silistre savunmasına katılır ve böylece savaş meydanında aşkın, vatan sevgisinin, millet fikrinin iç içe geçtiği olaylar yaşanır. Vatan yahut Silistre 1 Nisan 1873’te ilk kez sahnelendiğinde halk üzerinde gösterilere varan büyük bir coşku yaratmış, bu etkinin diğer bir sonucu olarak Namık Kemal’in gazetesi İbret kapatılmış,kendisi de Magosa’ya sürülmüştür. Yazarı hayattayken Rusçaya ve Almancaya çevrilen eser, daha sonra pek çok dilde yayımlanır. Namık Kemal (1840-1888) Gazeteciliğiyle toplumun fikirlerine yön veren, yazarlığıyla yeni edebiyatın kapılarını açan, mücadelesiyle Meşrutiyet’e ivme kazandıran fikir adamı, yazar ve en bilinen yönüyle vatan şairidir. Onda her şey hürriyet fikri ve vatan sevgisiyle başlar, neredeyse bütün uğraşları bu ikisi üstüne kurulmuş ve gelişmiştir. Erken yaşta annesini kaybedince çocukluk ve ilk gençliğini büyükbabasıyla ve onun görevi nedeniyle –Sofya’dan Kars’a– yurdun çeşitli yerlerinde geçirir. İstanbul’a geldiğinde edebiyat çevrelerinde dikkat çeker ve dönemin ünlü şairleriyle tanışır,özellikle Şinasi’nin fikirlerinden etkilenir. Vatan Yahut Silistre Siyasetten hukuka, felsefeden edebiyata pek çok alanda yazdığı
Türk klasikleri tiyatro senaryo oyun
Vatan Yahut SilistreNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,6bin okunma
9/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 01:09
Ogün rüya görmeyen bir gözlemcidir. Evren ona iki yüzünü gösterir; Gündüz İnsanları’ nın sert düzeniyle, Gece İnsanları’ nın soluk alan dünyası arasında sıkışmış bir hayat. O Gün; Yağmur D. Kızılkoca kaleminden, Cinius Yayınlarından basımı yapılan, 320 sayfadan ibaret psikolojik roman. Kitabımız üç bölümden oluşuyor. Gündüz İnsanları bölümünde; Ogün' ün işyerinde yaşadıkları, tam yükseleceğini düşünürken, işten atılma süreci, İnsanlar 1, İnsanlar 2, İnsanlar 3, Ofis 1, Ofis 2, Ofis 3, Gece 1, Gece 2, Gece 3 başlıkları altında ele alınmış. Gece İnsanları bölümünde; İşten ayrıldıktan sonra, şirkete ait evinden de atılmış olan Ogün, karşılaştığı bir gruptan Eliza ile arkadaşlığı, onun evinin müştemilatına taşınması, Eliza' nın ailesi ile olan ilişkileri, Dostlar 1, Dostlar 2, Dostlar 3, Bahçe 1, Bahçe 2, Bahçe 3, Gündüz 1, Gündüz 2, Gündüz 3 başlıkları altında ele alınmış. O Gün bölümünde; Ogün, müştemilattan ve Eliza' dan ayrılıp, amaçsız bir yere gitmek için yola çıkmak üzeredir. Eliza ve ailesi ile vedalaşacağı sırada, annesi gelir ve annesi ile birlikte annesinin yaşadığı daireye gider. Annesi ile olan sorunları; O Gün 1, O Gün 2, O Gün 3 başlıkları altında ele alınmış. "Hayat bir yer değil ki; bir yolculuk hâli. Uyku bizi bir sonraki güne taşırken biz sadece camdan dışarı izleriz. Tren camı gibi."(220) Kolunun altındaki kitaba bakarken, günün bir vaktinde kendine ayıracağı o sessiz zamanı şimdiden sevinçle bekledi. Çünkü insan, herkesin mutlu olduğu bir düzende bile kendi hakikatini aramaya mecburdu. (225) "Hayat bazen insanı istemediği rollere sokar. Ben de öyle bir roldeydim. Herkes seyirciydi. Ben tek başınaydım."(269) "Affetmek nedir, nasıl yapılır, sonrasında ne olur, nereye gidilir, gitmek mi gerekir, kalmak mı lazımdır -- bilemiyorum. Hayatta başıma ne
O GünYağmur D. Kızılkoca · Cinius Yayınları · 202537 okunma
8/10
·173 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 11:09
"Kitabın adı ne kadar Vatan Yahut Silistre olsa da yayınevi Namık Kemal 'in Akif Bey isimli kitabına da yer vermiş. Önce Vatan Yahut Silistre'den bahsedeyim. Tiyatro türünde yazılmış bir kitap. Okuduğunuzda vatan sevgisini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Bu konuda insanın duygularını oldukça coşturan bir eser. Bir insanın vatanı için nelerden vazgeçebileceğini, vatanı için kimleri geride bırakabileceğini okumak fazlasıyla etkileyici. Bunun yanında başrol olan Zekiye ve İslam Bey'in aşkını okumak da güzel bir etki bırakıyor. Gelelim Namık Kemal'in Akif Bey isimli eserine. Vatan Yahut Silistre'nin aksine bu eserde vatan sevgisinden daha çok aşk ön planda. Fakat aşkın karşılıklı oldu söylenemez. Başrol çiftimiz ise Dilrüba ve kitaba adını veren Akif Bey. Akif Bey Dilrüba'ya kelimenin tam anlamıyla kör kütük aşık fakat Dilrüba ise aynı duyguları paylaşmıyor. Ne yazık ki Akif Bey'i tam tersine inandırmış. Akif Bey ise bu gerçeği çok acı bir şekilde öğreniyor. (Unutmadan söyleyeyim çiftimiz evli!) Aslında kitabı okumaya başlamadan önce ön yargılıydım ama iki eseri de beklediğimden daha çok beğendim. İkisi de oldukça akıcıydı."
Edebiyat
Vatan Yahut SilistreNamık Kemal · Mavi Çatı Yayınları · 201727,6bin okunma
Reklam
Reklam