كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ nass-ı azîmi ile, madem her şey helâk olacak, ey zaîf insan! Bundan senin, şemse nisbeten bir zerre bile olmayan hayatının da hissesi olduğunu anla, aklını başına topla, yaradılışındaki hikmeti düşün, haddini bil, ömür ve hayatını, sana saadet-i ebediyeyi temin edecek şeylerle geçir... Barla - 298
Din
Cüneyd Bağdadî (298/910): “Tasavvuf” A llah’ın senin nefsinde bulanan kötü sıfatları öldürüp, kendisinin hoşnut oiduğu güzel sıfatlarla kalbini manevi diriliğe kavuşturmasıdır. ” Maruf Kerhî (298/815): "Tasavvuf, hakikatlere sarılmak ve halkın elinde bulunan şeylerden ümidi kesmektir.” Ebu Süleyman Dârânî (215/830): “Tasavvuf, kulun bütün fiillerini Hakk’tan bilmesi ve daima Hakk ile olmasıdır.” İsmail b. Nüceyd (366/876): "Tasavvuf, Allah’tan gayri şeylerden gönlü tamamen çekmek, bilinmemeyi tercih etmek ve hayırlı olmayan şeylerden sakınmaktır."¹ El-Kettanî (322/933): “Tasavvuf, baştan sona güzel ahlaktan ibarettir. Ahlakça senden güzel olan kimse, tasavvuf yolunda da senden ileridedir."² İmam Rabbanî (1034/1625): “Tarikat ve hakikat diye bahsedilen ilimler, şeriatın üçüncü merhalesi olan ihlası elde etmek içindir. Bu ilimlerin hedef ve hizmeti budur. "³ Diğer taraftan tasavvufun özü itibariyle, Peygamberimizin ve ashabının yaşayış tarzında görmekteyiz. Hz. Peygamberimiz, çok sade ve tevazu içinde yaşardı. O, çağında güçlü bir devlet kurmuş olduğu halde dünyaya iltifat etmemiş, mal ve şöhret ile değil, sadece Yüce Allah’a kulluğuyla iftihar etmiştir. _________________________ ¹ Bkz: Kuşeyri, Risale, II, 355-360. (Babu’t-Tasavvuf) ² Sühreverdî, Avarifü’l-Mearif, 56. ³ İmam Rabbani, Mektubat, 36. Mektup.
Sayfa 17 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Üçüncü Samnit Savaşı'nın (MÖ 298-290) en önemli muharebesinde Roma ile müttefikleri ve Samnitler ile Galyalılar MÖ 295'te Sentinum'da karşı karşıya gelir. Sentinum Muharebesi savaşan askerlerin alışılmışın dışındaki sayısından dolayı tarihe geçmiştir: Romalıların dört leyjonuna müttefiklerinin birlikleri eklenince toplam 36.000 askere ulaşılır; Livius'a göre 8700'ü ölecektir, düşmanın kaybı ise yaklaşık 25.000 olacaktır. Etrüsklerle Umbrialıların yokluğu, çok şiddetli geçen ve nasıl biteceği son ana kadar belli olmayan bu muharebenin sonucu üzerinde belirleyici olur.
Sayfa 57·Kitabı okuyor
Tarih
Kader bize o kadar acımasız olabilir ki, Schopenhauer'in ve Stoacıların bize geri çekilmeyi önerdiği içsel dünyayı mahveder. Trajik çatışmadan muaf olmadığı için bu içsel dünya sığınak değildir. Karşıt görevler arasında sıklıkla paramparça oluruz; dolayısıyla en insaflı ve asil kişi korunmasız hale gelir ve akıl sağlığı bile tehdit altındadır (292, 296, 298). Schopenhauer için feragati ve geri çekilmeyi vaaz etmesi iyi hoştu; o, başkalarına karşı çok az sorumluluğu olan bir çileciydi; ancak çoğumuz yaşamın ağına yakalandık ve harekete geçmekten başka bir şey yapmamızı imkânsız kılan yükümlülüklerimiz vardır (281, 293, 296). Bahnsen, yaşam oyununu sona erdirmeye karar vermeden önce, tüm yükümlülüklerinizin geçersiz olduğundan emin olmanızı tavsiye eder; fakat bu nadiren olur, böylece bu kasvetli dünyada kalmaya mahkûm oluruz (281, 366).
Sayfa 463
Felsefe-Düşünce
Çok kolay bir dinimiz var. SABIR VE ŞÜKÜR = CENNET
"Müslümanın başına gelen yorgunluk, hastalık, endişe, hüzün, eziyet ve kederden vücuduna batan bir dikene varıncaya kadar Allahu Teâlâ tüm bunları onun günahlarına kefâret kılar." ( Buhâri, Merdâ l; Müslim, Birr 52; Tirmizi, Cenâiz l ; Ahmed b. Hanbel, II, 303, 335, III, 18, 48; Íbn Ebü $eybe, el-Musannef, II, 441; Abd b. Humeyd, Müsned, s. 298; Ebü Ya'lâ, Müsned, II, 433; ibn Hibbân, sahih, VII, 166)
Sayfa 252·Kitabı okudu
Rasulullah (s.a.v.) bir keresinde Necid taraflarına bir askerî birlik gönderdiler. Bunlar yanlarında birçok ganimet olduğu halde çok kısa bir zamanda geri döndüler. Öyle ki bunlarla birlikte çıkmayan bir kişi "Bu birlikten daha fazla ganimet getiren ve daha çabuk dönen bir birlik daha görmedim" dedi. Bunu duyduklarında Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdular: "Bunlardan daha süratli ve ganimet bakımından daha üstün olan kimseleri size haber vereyim mi? Sabah namazını kıldıktan sonra oturup güneş doğuncaya kadar Allah'ı anmış olan kimseler dönüş bakımından bunlardan daha hızlı, ganimet bakımından da daha üstündürler." Kenzü'l-Ummal, I/298
Sayfa 92 - Yüksel Yayıncılık, 4. Cilt