DP’nin sonunu getiren Tahkikat Komisyonu.
DP, muhalefetin birlikte hareket etme kararına Vatan Cephesi hamlesiyle karşılık verdi. DP’nin amacı tabanını genişletmek ve halk desteğini artırmaktı. Ancak muhalefeti toptan bastırma amacı güden asıl tedbir Tahkikat Komisyonlarının kurulmasıydı. Soruşturma, yargılama, kapatma gibi adli ve siyasi geniş yetkilerle donatılan komisyon, muhalefetin tüm faaliyetlerini soruşturacak ve vardığı sonuçları üç ay içinde rapor edecekti. Bu süre zarfında meclis dışındaki bütün siyasal faaliyetler yasaklanacaktı (Zürcher, 2005: 349). Tahkikat komisyonları bulgularını açıklamadan 27 Mayıs 1960 sabahı, bir grup subay tarafından yönetime el konuldu.
Alıntı
Ebü'd-Derda'nın [radıyallahu anh] gözü ağrımış ve sonunda görme yetisini kaybetmişti. Ona denildi ki: "Allah'a dua etsen ya!" Cevaben şöyle dedi: "Ben henüz günahlarım için O'na dua etmeyi tamamlamadım; nasıl olur da gözüm için dua ederim?" (Zehebî, Siyer, 1/349)
Sayfa 9 - S. Muhammed Rağıb Elhüseyni·Kitabı okudu
Din
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İstiharenin önemi..
Câbir radıyallahu anh şöyle demiştir: - Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Kur' ân' dan bir sûre (öğretir) gibi bize bütün işlerde istihare duasını öğretirdi. (O şöyle buyururdu) "Kişi bir iş yapmak istediği zaman iki rekât namaz kılsın. Sonra da şöyle desin: - Allahümme innî estehîruke bi ilmike ve estakdiruke bi kudretike ve es'elüke min fadlike'l-azîm. Feinneke takdiru ve lâ akdiru ve ta'lemu ve lâ a'lemu ve ente allâmu'l-guyûb. Allahümme in künte ta'lemu enne hâze'lemre hayrun lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emrî -veya şöyle dedi: fî âcili emrî ve âcilihi- fakdürhü lî ve in künte ta'lemu hâze'l-emre şerrun lî fî dînî ve meâşî ve âkibeti -veya şöyle dedi: âcili emrî ve âcilihi- fasrifhu annî vasrifnî anhu vakdur liye'l-hayra haysu kâne sümme raddinî: - "Allah'ım! Senin ilmine dayanarak senden hayır istiyorum, senin kudretine dayanarak senden hayırlı olanı yapmak için kuwet istiyorum. Senin yüce lütfundan istiyorum. Zira sen güç yetirirsin, ben güç yetiremem, sen bilirsin, ben bilemem. Sen gaybları bilensin. Allah'ım! Sen bu işin benim için dinim, yaşantım ve işimin akıbeti -veya şöyle dedi: işimin başı ve sonu- açısından hayırlı olduğunu biliyorsan bu işi benim hakkımda takdir et. Bu işin benim için dinim, yaşantım ve işimin sonu -veya şöyle dedi: işimin başı ve sonu- açısından şerli olduğunu biliyorsan o işi benden, beni de ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise hakkımda hayrı takdir et. Sonra da beni takdir ettiğin şeye razı kıl." -Kişi bunları söyledikten sonra da istediği ne ise onu söyler. ( Buhârî, Teheccüd 25, Daavât 48, Tevhîd 10; Ebû Davud, Salât 366; Tirmizî, Salât 349; Nesâî, Nikâh 27; ibn Mâce, Îkâmetu's-Salât 188; Ahmed b. Hanbel, III, 344; ibn Hibbân, Sahîh, III, 169.)
Her kim yaşamın yüküne katlanamazsa, diye yazar kesin bir surette, "ondan kurtulmalıdır" (349). Her kim "dünyanın festival salonuna dayanamazsa", diye ekler daha şiirsel bir biçimde, "her zaman açık kapı" sayesinde "bu sessiz gecede" onu terk etmelidir. Dayanılmaz bir şekilde havasız bir odadaysak, nazik bir el kaçmamız için kapıyı açarsa eğer, fırsatı değerlendirmeliyiz (545-6). Daha doğrudan ve açık bir şekilde şöyle öğüt verir: "Kardeşlerim, eğer ağır bir şekilde üzerinize yüklendiyse, titremeden bu dünyanın dışına çıkın; mezarınızda ne cenneti ne de cehennemi bulacaksınız" (II. 218).
Sayfa 385 - Mainlander
Felsefe
Sakal Delili (Argument of the Beard)
Savın kabul edilmesi için, sava uymayan ayrıntıların hiçbir farklılık yaratmayacağını ileri süren yanlış akıl yürütme yöntemidir. Bu yönteme sakal adı verilmesinin nedeni, “Bir sakalın meydana gelmesi için tam olarak kaç kıl gereklidir?” sorusundan yola çıkılmasından ötürüdür. Bu soruya yanıt aranırken, bir sakalın oluşması için tek bir kılın yetmeyeceği, 30 tanenin de az olacağı, fakat 350 kılın bir sakal oluşturabileceği düşünülür. Ardından 349 kılın neden bir sakal etmeyeceği sorgulanır. Bu da 348’e, o da 347’ye onay verilmesini sağlar ve bu onay silsilesi durmaksızın ilerler durur. Böylece durum muğlaklaşır.
3.nokta
İman, hem nurdur hem kuvvettir. Evet, hakiki imanı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir ve imanın kuvvetine göre hâdisatın tazyikatından kurtulabilir. (Sözler 349.sh - Risale-i Nur)
1000Kitap