"Bunun harika olduğunu düşünmüyor musun sen de?" demişti bana. "Her gün dağın tepesinde durup, bakışlarınla etrafı 360 derece tarayıp, dağlardan kara bir duman çıkıp çıkmadığını kontrol etmek. Bütün gün boyunca yapman gereken tek iş bu. Kalan zamanda istediğin kitabı okuyabilir, roman yazabilirsin. Gece olunca postu kalın mı kalın bir ayı,
kulübenin çevresinde ağır ağır dolaşır. İşte bu tam da benim
istediğim yaşam. Bununla kıyasladığımda üniversitede edebiyat-sanat bölümü okumak, bir hıyarın acı ucunu ısırmak
gibi bir tat veriyor.
“Sübhânallahi velhamdülillâhi velâ ilâhe illallahü vallâhü ekber zikrini bir mü’min her gün doksan defa söylerse, vücudundaki 360 eklemin her biri için bir sadaka vermiş olur.
359 Sevinçle yaşayan ey iyi yiğit
Sözümü yabana atma, gönülden işit
360 Yılma, ayrılma doğruluk yolundan
Gençliği boşa geçirme, ondan yararlan
361 Sıkı tut gençliği, çabuk geçer
Nice sıkı tutsan da gençlik kaçar
362 Sende varken gençlik gücü
İbadet et, boşa geçirme bunu
363 Pişmanım, gençliğe öykünür özüm
Öykünmek yararsız, keseyim sözüm
364 Kimin kırkı geçerse yaşanmış yılı
Esenleşir onunla gençliğin dili
365 Elli yaşım değdirdi bana elini
Kuğu tüyüne döndürdü kuzgun gibi saçımı
366 Altmış yaş çağırır gel diye beni
Ecel pususu olmasa giderim şimdi
367 Kimin yaşı geçmişse altmışı
Tadı yok onun, kış olur yazı
368 Otuza dek koruduğumu aldı elli
Ne yaparım altmış değdirirse elini
369 Ne yaptım ki elli yaşım ben sana
Neden geldin şimdi bu öçle bana
370 Tatlı gelirdi bana gençlikte her işim
Zehir oldu şimdi yediğim aşım
371 Bedenim ok gibiydi, gönlüm yay
Gönlümü ok gibi yapmalıyım, bedenim oldu yay
372 Gençlik ne topladıysa bana
Yaşlılık gelip aldı, gelir sana da