Allah"tan aldıkları ilâhî mesajları insanlara ulaştırmak üzere seçilmiş kutlu kişilerdir nebîler ve resûller. “Nebî”, haber getiren,(11) “resûl” ise elçilik yapan (12) anlamına gelmektedir. Bu özel göreve seçilenlerin yaptığı, Yüce Yaratıcı"nın haber verilmesi gereken buyruklarını insanlığa elçilik yoluyla iletmek, onlara ilâhî vahyi bildirmek ve ulaştırmaktır. Sadece seçilmiş insanların yüklenebileceği bu zor görevi üstlenenler için dilimizde genellikle Farsça kökenli “peygamber” kelimesi kullanılır ki, bu da nebî gibi “haber getiren” demektir.(13) Peygamberlik, Rabbimizden hidayet getiren bir hediye, karşılığı verilemeyen ve bedeli ölçülemeyen bir ihsandır. Her ümmete bir peygamber (resûl) gönderilmiş (14) ve her millet için mutlaka bir uyarıcı gelmiştir. (15) Ancak Kur"an, peygamberlerden bir kısmını anlatmış, bir kısmını ise anlatmamıştır. (16) Kur"an"da geçen peygamberler bahsedilmeyenlere oranla hayli azdır. Ebû Zer el-Ğıfârî"nin sorduğu bir soruya cevap olarak Allah"ın Elçisi, üç yüz on beşi resûl, yüz yirmi dört bin nebînin gönderildiğini bildirmiştir.(17) Kur"an"da adı geçen peygamberler şunlardır: Âdem, İdris, Nuh, Hud, Salih, Lût, İbrâhim, İsmâil, İshak, Yakub, Yusuf, Şuayb, Harun, Musa, Dâvûd, Süleyman, Eyyub, Zülkifl, Yunus, İlyas, Elyesa", Zekeriyyâ, Yahyâ, İsa, Muhammed. Kur"an"da adları geçtiği hâlde Lokman, Üzeyir ve Zülkarneyn"in ise peygamber olup olmadıkları ihtilâflıdır.
Yüce Allah, Kur"ân-ı Kerîm"de müminlerin peygamberler arasında fark gözetmediklerini bildirerek,(18) gönderiliş sebepleri, görevleri ve getirdikleri ilâhî bildiri açısından peygamberlerin aynı noktada buluştuğuna işaret etmiştir. Diğer taraftan bazı peygamberleri, bazısına üstün kıldığını ifade buyurarak, “O peygamberlerin bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık. Allah onlardan bir