Elimde olup aylardır bakıştığım o kitaplar... Kitaplıktaki yerlerinden bana sitemkar bakışlar fırlatmayı ne zaman bırakırlar bilmiyorum ama bu liste, aramızdaki o sessiz anlaşmayı resmiyete dökme çabamdır. Sıranızı bekleyin, kavuşmamız yakındır! Umarım kıyıdan köşeden çıkan olmaz :) Gece, Esaret Şehrinde Bir Kitapçı, Yıldız Gezgini, Deniz Kurdu, 4 3 2 1 Yalnızlığın Keşfi Delikanlı Ferragus Gökkuşağına İki Bilet Sanat ve Sanatçılar Üzerine Suikast Bürosu Ethica Foucault Sarkacı Kallokain Houston, Houston Duyuyor musun?
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Başkalarının kusuru mu?
Kendi kusurlarımıza benzeyen kusurları açığa çıkarma huyu. Sözü edilenler, hep bu kusurlardır adeta kendinden söz etmenin dolambaçlı bir yoludur bu ve kendini aklamanın zevkiyle birlikte itirafın zevkini de içinde barındırır. Zaten dikkatimiz daima bize özgü olan şeylere çevrildiginden, başkalarında her şeyden önce bunları fark ederiz sanki. Bir miyop bir diğeri hakkında, "Gözlerini zor açıyor" der; bir veremli en sağlıklı adamın ciğerinin sağlamlığından şüphe eder; pis bir adam sürekli başkalarının yıkanmadığından dem vurur; kötü kokan biri başkalarının koktuğunu idia eder; aldatılan bir koca her tarafta aldatılan kocalar, hafif bir kadın hafif kadınlar, bir snop snoplar görür. Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde Zehra coşkun Selin Bakır Fatma Ceren Reyhan Özköse
Alıntı
“İlk fırsatta içimizdeki çocuğu öldürmeli, haramı değil, helâli seçtiğimizi ortaya koymalıyız.” | İsmet Özel istiklalmarsidernegi.org.tr/IsmetOzel?Id=43...
Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde Marcel Proust Alışkanlık bir yandan zayıflatır bir yandan sağlamlaştırır,bir yandan parçalanmaya yol açar, bir yandan da sonsuza dek sürdürür. (S.198)
Alıntı
RUHÇU İKTİSAT ve BATI DÜŞÜNCESİ...
Batı Düşüncesiyle Kesişme Noktaları. Salih Mirzabeyoğlu’nun "Ruhçu İktisat" görüşünün temel taşları, modern sosyal bilimlerin analizleriyle de doğrulanmaktadır. Sigmund Freud’dan Frankfurt Okulu’na, Antonio Gramsci’den Jean Baudrillard’a kadar uzanan tenkidî hat; modern iktisâdî düzenin insan fıtratına aykırı, ruhu yok sayan ve insanı nesneleştiren yapısını ifşâ ederek, Mirzabeyoğlu’nun tekliflerinin geçerliliğini ortaya koymaktadır. İlk olarak, İmam Gazali'nin "rububiyet arzusu"yla temellendirdiği "hâkimiyet kurma" mekanizması, Antonio Gramsci’nin siyaset bilimindeki "Rıza" (Consent) ve "Zor" (Coercion) kavramlarıyla şaşırtıcı bir paralellik gösterir. Gazalî, insanlar üzerinde hâkimiyet kurmanın iki yolu olduğunu belirtir: Gönülleri fethetmek (Câh) ve mal ile satın almak. Eğer bir kişi ilim ve ahlâkî kemâle sahipse, insanlar ona sevgiyle bağlanır ve gönüllü itaat ederler. Bu durum, Gramsci’nin "Rıza" kavramına karşılık gelir; burada liderlik, mânevî bir otoriteye dayanır. Ancak kişi bu kemâlden yoksunsa, toplumdan sevgi ve rıza göremez. Mirzabeyoğlu’nun Gazali’den aktardığına göre, "İnsanlar onun kâmil bir varlık olduğuna inanmadıkları için sevgiyle bağlanmazlar ve bu durumda zor, sevginin yerine geçerek onun vazifesini görür". İşte sermaye ve para, burada Gramsciyen anlamda bir "Zor" aygıtına dönüşür. Faziletle rıza üretemeyen zengin, parasıyla insanların emeğini ve bedenini satın alarak (köleleştirerek) suni bir rubûbiyyet (efendilik) tesis eder. Gramsci de kapitalizmin çökmemesinin ve kendini yeniden üretebilmesinin nedenini "güç" kavramının iki boyutlu yapısında bulur. Buna göre hegemon bir güç, iktidarını sadece silâhlı/askerî baskıdan (Zor) değil, aynı zamanda yönetilenleri mevcut sistemin olabilecek en iyi sistem olduğuna ikna etme kabiliyetinden (Rıza) alır. **Mirzabeyoğlu da,
Alternatif İktisat