Zamanın, Hafızanın ve Varoluşun Senfonisi
10/10
·3148 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 19:34
Bazı eserler vardır ki, kapağını araladığınızda yalnızca bir kitaba değil, kendi içine katlanan, sınırları belirsiz bir evrene adım atarsınız. Marcel Proust’un yedi ciltlik anıtsal eseri Kayıp Zamanın İzinde, tam da böyle bir başyapıttır bana göre. Bu devasa anlatı, bir okuma eyleminden ziyade, insanın kendi içsel arkeolojisine doğru çıktığı uzun, zahmetli fakat bir o kadar da büyüleyici bir kazı çalışmasıdır. Bir okur olarak bu metne dalmak; akıntıya karşı yüzmeyi bırakıp kendini zamanın o büyük, yavaş ve derin nehrine teslim etmeyi gerektirir. Kaleme alacağım en uzun incelemelerden birisi olacak hiç şüphesiz. Dile kolay: 3148 sayfa! 49 gün! Öncelikle bu görkemli edebi katedralin koridorlarında gezinirken hissettiklerimi ve eserin ruhumda bıraktığı izdüşümleri, daha sonra da 7 ciltlik eserin her bir cildine yazmış olduğum incelemeleri paylaşacağım. O halde başlayalım! Proust’un evreninde zaman, akıp giden ve yitip kaybolan bir düşman değil; yontulması, katmanlarına ayrılması ve nihayetinde fethedilmesi gereken bir maddedir. Yazar, daha önceki incelemelerde de paylaştığım meşhur "madlen keki" metaforu üzerinden zihnimize şu sarsıcı gerçeği fısıldar: Geçmiş asla tam anlamıyla geçmemiştir; kokuların, tatların, melankolik bir melodinin ya da eski bir parke taşının kıvrımlarında sessizce pusuya yatmış, uyandırılmayı beklemektedir. Eseri okurken, yazarın anılarıyla birlikte kendi "istemsiz hafızanızın" da tetiklendiğini, zihninizin derinliklerinde çoktan unuttuğunuzu sandığınız yüzlerin, ışıkların ve tatların usulca yüzeye çıktığını hissedersiniz. Proust okumak, bir nevi kendi geçmişinizle de yüzleşmektir. Bu yüzdendir ki Proust’un dili, sabırsız ruhlara veya modern çağın hızına alışmış zihinlere göre değildir. O, bir cümlenin içine koca bir ömrü, bir duygunun en ince
Kayıp Zamanın İzindeMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 2024746 okunma
Minnet ve Hayranlık…
10/10
·575 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 20:51
Marcel Proust’ un Kayıp Zamanlar İzinde Serisi: Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde Sodom ve Gomorra Mahpus Yakalanan Zaman Guermantes Tarafı Serinin her bir kitabı hazine değerinde, Keyifli okumalar… Swann'ların Tarafı Albertine Kayıp
Guermantes TarafıMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20201,872 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kırmızı Ayakkabılar ve Bizim Büyük Çaresizliğimiz!
9/10
·575 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 20:16
Serinin üçüncü kitabının da sonuna geldik. İlk kitap olan Swann'ların Tarafı’nda çocukluğun büyüsüne kapılmıştık, ikinci kitap olan Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde kitabında ise ergenlik rüzgarlarıyla sahilde dolaştık. Şimdi geldik serinin üçüncü cildi Guermantes Tarafı’na. Artık taşradan ve sahil kasabasından çıkıp, Paris sosyetesinin (o dönemin "High Society"sinin) tam göbeğine, VIP salonlarına dalacağız. Bu kitap için en doğru tanım bence şu olurdu: "Büyünün Bozulması" veya "Maskelerin Düşüşü." Dikkat, buradan sonrası ufaktan spoiler içeriyor. Daha doğrusu olay örgüsü diyelim. Önceki incelemeler de yaptığım gibi bu kitabı da dört ana konu başlık altında incelemek istiyorum. O halde başlayalım. 1) O "Ulaşılmaz" Düşes Önceki bölümlerden hatırladığımız gibi anlatıcımız çocukluğundan beri "Guermantes" adına takıntılıydı. Onları yarı tanrı, yarı masal kahramanı gibi görüyordu. Bu kitapta ailesiyle birlikte Guermantes Dükü ve Düşesi’nin yaşadığı malikanenin bir kanadına taşınıyorlar. Ve macera başlıyor. Anlatıcımız bu sefer de Düşes de Guermantes (Oriane)’a kafayı takıyor. Kadını sokakta gördüğünde heyecandan bayılacak gibi oluyor. Onu "saf bir şiir" gibi hayal ediyor. Binbir takla atıp o çok merak ettiği salonlara girmeyi başardığında ise ne görüyor? O ilahi varlıklar aslında dedikodu yapan, birbirinin kuyusunu kazan, sığ, hatta bazen aptalca şakalar yapan sıradan insanlar! Bu kısım, hani çok hayran olduğun bir ünlüyle tanışıp "Bu muymuş yani?" dediğin o hayal kırıklığı anıdır. Proust, aristokrasinin o ulaşılmaz büyüsünü alıp, gözümüzün önünde paramparça ediyor. 2) Salon Sohbetleri ve "Zeka" Yarışları Kitabın büyük bir kısmı akşam yemeklerinde ve davetlerde geçiyor. Burası tam bir sosyal medya arenası gibi. Herkes kimin ne giydiğiyle, kimin soyadının daha köklü olduğuyla ilgileniyor. Kitabın arka
Edebiyat
Guermantes TarafıMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20201,872 okunma
Kayıp Zamanın İzinde
9/10
·400 syf.··
2025 89. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2025 00:54
Her edebiyat severin okumak istediği bu 7 kitaptan oluşan seri Swann'ların Tarafı Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde Guermantes Tarafı Sodom ve Gomorra Mahpus Albertine Kayıp Yakalanan Zaman Proust'un dünyasından merhaba, İnsan edebiyatı neden sever? ya da neden sevebilir gelin bakalım... '' Hayat bizi o kadar hayal kırıklığına uğratır ki, sonunda edebiyatın hayatla hiç alakası olmadığına hükmederiz. '' diyor Marcel Proust Hayatın anlamı ve anlamsızlığı karşısında benliğimize uzatılan bir yardım eli misali, talimatlar gayet açık. Tehlike anında camı kırın! Edebiyat size kurtuluşu sunabilir. Üzerimize çöken bu gerçekliğin altına ezilen zihnimizi hayata bağlayan besini namı diğer Edebiyat. Kendimce süslü bir girizgahın ardından varoluş sancımın nabız atımı normal seviyelere geldiğine göre biraz kitap, yazar ve okuma pratiğimden bahsedeyim. Yaklaşık iki ay önce başladığım ve son bir yılı aşkın süredir okuma planları yaptığım bu seriyi bitirmiş olmak, o bilindik şarkı sözü gibi '' Yaprak döker bir yanımız. Bir yanımız bahar bahçe.'' ruh halimi ifade edebilecek en yalın söz olabilir. Proust'un tüm yaşamını anlatan, düşüncesinin bir iz düşümü olarak ortaya sunduğu bu muazzam eserler bütünü, bana edebiyat neden sevilir tarifini sunduğunu söyleyebilirim. İnsan sever ama neden bulamaz ya hah! işte bir neden veriyor size Proust. Bu dünyanın giriş bileti, Swann'ların Tarafı kitabını okurken bu dünyaya alışmanız biraz zaman alabilir. Proust'un düşünce rüzgarları, size bazen tatlı bir meltem bazen ise bir fırtına hissi uyandırabilir. Sebat edip yola devam edin. Yaşanacak tatmin karşısında bu sendelemeler ne ki! '' İnsanlar mekanda kapladıkları kısıtlı yere karşılık, yıllara dalmış devler misali, yaşamış oldukları, sayısız günden oluşan, birbirinden uzak dönemlerin hepsine aynı anda değerler. '' Marcel Proust Varlığımız her daim bu anda sıkışsa da
Swann'ların TarafıMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20255,3bin okunma
Kayıp Zamanın İzinde
Puan vermedi·3148 syf.·
2025 230. kitabı
“Kayıp Zamanın İzinde, edebiyatın piramitlerinden biridir.” 1913–1927 yılları arasında yayımlanan Marcel Proust ’un (1871–1922) Kayıp Zamanın İzinde’si, on dört yıla yayılan basım süreci ve yaklaşık 1.2 milyon kelimelik edebi mimarisiyle, edebiyat tarihinde inşa edilmiş bir anıt olarak duruyor. Tıpkı bir edebi piramit gibi, zamanın izinden giderken aynı anda zamana karşı meydan okuyor. Yapıta dışarıdan bakıldığında yekpare, ağır ve mesafeli görünüyor, sayfa sayısının yarattığı bu heybet, okumaya niyetlenince yaklaşmayı sürekli erteleme duygusu uyandırıyor. Oysa bu mesafe aşıldığında, Proust’un edebiyatta zamanı adeta taşa çeviren bir anlatı mimarisi kurduğunu gösteriyor. Proust’un metninde ilk cümleler ilk intibası taşın soğuk yüzeyi gibi, sayfalar ilerledikçe zamanın, belleğin ve bilincin koridorlarında birlikte dolaşmaya başlatıyor. Kurduğu bu yapıyla tek bir anın değil, yıllar boyunca biriken duyguların, gecikmiş fark edişlerin ve tekrar tekrar hatırlanan ayrıntıların emeğiyle yükseliyor. Edebi piramidindeki her taş, bir hatıraya, her galeri, bir iç dönüşe karşılık geliyor. Piramit nasıl zamana karşı yüzyıllardır meydan okuyorsa, Kayıp Zamanın İzinde de geçiciliğe karşı yazılmış bir anıt eser. Zamanın izinde anlattığı hayat itibariyle yaşandığı haliyle değil, hatırlandığı biçimiyle kalıcılığını koruyor. Okuruna bu anıtın içinde ilerletirken yalnızca romandaki anlatıcının geçmişini değil kendi belleğinin gömülü odalarını da sık sık yoklatıyor. Proust eserinde okunup bitirilen bir metinden çok, her dönüşte yeniden keşfedilen bir zaman izinde yapısıyla hatıralarıyla birlikte uzun cümleleriyle baş döndürüyor. Roman anlatıcının 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başı Fransasında, duyularla tetiklenen hatıraların aracı olmasıyla çocukluktan yetişkinliğe uzanan aile ve sosyal
Düşünce
Kayıp Zamanın İzindeMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 2024746 okunma
Kayıp Zamanın Sisinde -2
Puan vermedi·472 syf.·
2025 215. kitabı
Heyhat! En körpe çiçekte bile belli belirsiz seçilebilen öyle noktalar vardır ki, bilgili dimağlar için, bugün çiçek halinde olan etlerin suyunun çekilmesi veya meyvelenmesiyle, tanenin değişmez ve önceden belirlenmiş biçimini şimdiden resmederler. Sabah denizini neşeyle kabartan, deniz çok durgun olduğundan yükselişi farkedilmediği için kıpırtısız, resmedilebilir gibi görünen minik bir dalgaya benzeyen bir burnu, zevkle seyrederiz. İnsan çehreleri, baktığımız esnada değişmiyormuş gibi görünürler; çünkü hareketleri bizim farkedemeyeceğimiz kadar yavaştır.”s.410 Zamanın kıvrımlarında dolaşan, belleğin dehlizlerinde insan ruhunun en küçük titreyişlerini yakalayan bir üslubla Marcel Proust körpe bir çiçekte gizli gizli büyüyen o geleceğin izleri gibi, Kayıp Zamanın İzinde romanının ikinci durağı olan Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde de gençliğin parıltısını gösterirken aynı anda o parıltının içindeki hüzünlü çözülmeyi sezdiriyor. Proust’un anlatısı sürekli devinen görünmez bir hareketin derinliğini içeriyor. Her bakışının altında zamanın küçük çatlaklarını hisseden bir gözü var sanki. Birinci kitaptan (Swann'ların Tarafı) ikinci kitaba anlatıcı dünyasındaki değişmeyen ince duyarlılığını taşıyor, çocukluktan başlayan küçük ayrıntılardan doğan duygularla insanların davranışlarını dikkat ve hafızanın beklenmedik anlarda yükselen sesiyle anlamaya çalışıyor. Swann ailesiyle ve çevresiyle kurulan ilişkiler, Gilberte’e yönelen ilk kırılgan hislerindeki değişiklik ikinci kitapta da anlatıcının iç dünyasını şekillendirmeye devam ediyor. Serinin ikinci kitabının daha ilk sayfalarında diplomatik dünya ve salonların görünmez kurallarıyla beliriyor anlatıcı, o düzenin içinde şu ince cümleyi bir pusula gibi tutuyor: İnsanları yaklaştıran şey, fikirlerin ortak oluşu değil, anlayışların akraba oluşudur.s.11 İki
Düşünce
Çiçek Açmış Genç Kızların GölgesindeMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20212,892 okunma