6/10
·312 syf.··
2025 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2025 22:40
Fyodor Dostoyevski ’nin gençlik dönemi eserlerinden biri. Yufka Yürek, yazarın derin psikolojik tahlillerin ilk kıvılcımlarını taşır. ​Aslında oldukça hüzünlü ve düşündürücü bir hikaye, çok iyi dost olan Vasya ve Arkadi üzerinden ilerler. Vasya, son derece hassas, minnet dolu ve "yufka yürekli" biridir. Sevdiği kızla (Liza) evleneceği için o kadar mutludur ki, bu mutluluğun altında ezilmeye başlar. Kendini bu büyük sevince layık görmez. Aynı zamanda amiri tarafından verilen önemli bir yazışma görevini yetiştirmek zorundadır. Ancak mutluluktan ve minnet duygusundan dolayı eli ayağına dolaşır, işine odaklanamaz. Vasya, "mutlu olduğu için suçluluk duyma" noktasına gelir. Bu psikolojik baskı ve yetiştiremediği işin yarattığı korku, onu yavaş yavaş akıl sağlığını yitirmeye kadar götürür.
1000Kitap
Yufka YürekFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 20115,4bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 16. kitabı
Çok tanıdık,çok bildik,sıcak ve samimi 80'ler çocukluğunu hatırlatan bir roman İncirlik Yazı. Hem darbe sonrası yaşananlar hem toplumsal değişim ve dönüşüm,80'ler yabancı pop,sinema dünyası, moda anlayışı o kadar tanıdıktı ki çocukluğumu okuyor gibi oldum. Tek farkla benim çocukluğum İzmir'de, Belgi'nin çocukluğu Adana'da geçti. Hikâyeyi 11 yaşındaki Belgi’nin anlatımıyla dinliyoruz. Konu geriye dönüşlerle anlatılıyor. Önce 1995'te başlayan roman ,1966'ya oradan 1983'e atlıyor. Bir çocuğun dünyayı anlama çabası, büyüklerin dünyasındaki sessizlikleri ve sırları anlamlandırma gayreti romana samimi bir ton katıyor. Belgi’nin meraklı gözlemleri sayesinde, 1980 darbesinin ardından gelen o ağır suskunluk dönemini ve insanların kendi kabuklarına çekilişini daha derinden hissediyoruz. Adana'nın üstüne çöken ve pek dillendirilmeyen İncirlik Üssü'nü de Belgi'nin gözünden okuyoruz. Converseler,İmpalalar,boşboşçular, Levis 501'ler... Yazıcıoğlu, üssün yerli halk üzerindeki psikolojik ve kültürel etkisini çok zarif bir dille işliyor. Politik bir arka planı olan ama bunu 11 yaşındaki saf bir kız çocuğunun gözünden anlatan roman 'unutmak ve hatırlamak" temasını sorguluyor.
İncirlik YazıTaçlı Yazıcıoğlu · Doğan Kitap · 2024168 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çanlar benim için çalıyor
8/10
·624 syf.··
2026 10. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 16:51
623 sayfa olan kitabımız sadece 4 günden oluşmakta :) ama dolu dolu bir dört gün. Savaş sırasında cumhuriyetçi bir adamın bir köprüyü patlatma görevini ve başına gelenleri anlatıyor. Farklı insanlarla tanışıp bir de üstüne Maria ya aşık oluyor. Bazı yerlerde “burasını da çok uzatmışsın be Ernest “ dediğim oldu. Gereksiz uzatmalar dışında ve bazen sıkılmam dışında bitirdiğime ve okuduğuma mutlu olduğum bir kitap. Karakter çok güzel işlenmiş sanki hepsi benim arkadaşım oldu. Anselmo ve Agustin en sevdiğim yan karakterler. Agustin’in devamlı bir suretle dağa ve taşa sövmesini birine çok benzettim. :) bazı kısımlar aşırı hoşuma gitti. Kitap sizi içine alıyor her yeri herkesi gözünüzün önündeymişçesine tanıyor görüyorsunuz. Karşıt iki görüşlü insanların birbirlerine yaşattıkları kısımlar ve iç hesaplaşmaları … 501.sayfada şimdi şimdi şimdiii bir sürü şimdi kelimesini kullandığı yer. Şimdi gel ,şimdi, şimdiden başka şimdi yok. Ve Robertonun içsel hesaplaşmaları “Keşke daha fazla vakit olsaydı “ Şahsen ben iyi ki okumuşum dedim. Size de iyi okumalar dilerim.
Çanlar Kimin İçin ÇalıyorErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 202514,5bin okunma
7/10
·244 syf.··
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 19:19
Çoğumuzun “kanıt” dizisinde tanıdığı, arada bir çıkıp bilgi verdiği profesör doktor Sevil Atasoy ‘u her programda konuşmasının sonunda “unutmayın kusursuz cinayet yoktur.” diyerek bizlere ısrarla söylediği o meşhur cümlesi ile biliriz... Kitabın her sayfasında şaşkınlığımı gizleyemedim. Gerçekliği karşısında daha çok hayrete düştüm. Hayal gücümün bile yetmediği cinayetlerin olayını, durumunu, sonucunun incelemesini yapmış. Dili sade ve anlaşılır. Kriminal, adli bilim, suç, gizem gibi konulara ilginiz varsa okuyabilirsiniz. Sherlock Holmes beklentisine girmeyin derim sadece. Güzel kitaplar okumanız dileği ile…
Kusursuz Cinayet YokturSevil Atasoy · Doğan Kitap · 20121,226 okunma
Her kokuyu unutabilirsin ama ölü kokusunu asla..
8/10
·176 syf.··
2025 84. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2025 11:51
Cinayet Kokusu ünlü adli tıp uzmanı Sevil Atasoy'un gerçek hayattan esinlenerek kaleme aldığı bir kitap. Eserde, Atasoy’un meslek yaşamı boyunca karşılaştığı cinayet vakaları, kriminal olaylar, suçluların psikolojileri ve olayların çözümünde kullanılan bilimsel yöntemler anlatılıyor. Kitap, bir polisiye roman gibi kurgusal değil; daha çok gerçek vakaların perde arkasını açan bir anlatı. Atasoy, olayların yalnızca kriminal yönüne değil, aynı zamanda toplumsal ve psikolojik boyutuna da ışık tutuyor. Okur, kimi zaman bir laboratuvar ortamında delillerin izini sürüyor, kimi zaman bir mahkeme salonunda kendini buluyor. Sevil Atasoy akademik birikimini sade bir üslupla okura sunuyor. Böylece hem merak unsuru canlı tutuluyor hem de herkesin anlayabileceği bir şekilde karmaşık süreçler aktarılıyor. Cinayet Kokusu, suçun sadece bir haber başlığından ibaret olmadığını, arkasında derin psikolojik, toplumsal ve bilimsel süreçlerin bulunduğunu gösteren önemli bir eser. Polisiye, suç psikolojisi, adli bilimler ve gerçek hayat hikâyelerine ilgi duyanlar için oldukça değerli bir kitap..
Araştırma-İnceleme
Cinayet KokusuSevil Atasoy · Doğan Kitap · 2022294 okunma
Puan vermedi·276 syf.··
2025 437. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 14:36
türkçü karakter üzerinden, türkçü karakter gözüyle yazılmış bir istiklal harbi romanı.. çoğumuzun Eylül adlı kitabıyla kendisini tanıdığımız, kendisiyle tanıştığımız servet-i fünun döneminin önemli temsilcilerinden olan Mehmet Rauf kitaplarını okuyanların bileceği üzere genelde kitaplarında aşkın farklı türlerine, kadın-erkek arası ilişkilere, kadın-erkek arasındaki ilişkilerin yarattığı hayal kırıklıklarına yer vermiş, yaşadığı dönemin toplumunun sorunlu yanlarını kitaplarına taşımamıştır.. mehmet raufun eserlerine hakim olan yukarıda sayılanlara kendisinin son iki romanında pek rastlanmaz, rastlansa da roman bu yukarıda sayılanlar üzerine oturtularak oluşturulmaz.. bu iki roman; Define ve Halas adlı romanlardır.. 1926 yılında vücudunun sağ tarafına felç inen mehmet rauf; sağ kolunu, sağ ayağını ve kısmi olarak dilini dilediğince hareket ettirmekten mahrum kalır.. doktorların kendisine evinde istirahat ederek dinlenmesini tavsiye ettikleri mehmet rauf halas adlı romanını -zaman zaman eşine dikte ettirerek- şubat 1927den nisan 1928e kadar 14 aylık dinlenme süresi içerisinde tamamlar.. mehmet raufu tedavi eden doktorlar kendisini değil sağ kolunu kullanarak yazı yazmak, düşünmekten bile kesinlikle men etmişlerdi. ancak mehmet rauf, doktorların kendisine yönelik bu önerilerini dikkate almamış ve halas adlı romanı kah kendisi yazmış kah eşine dikte ettirmiştir.. mehmet raufun doktorların kendisinin hastalığına yönelik önerilerini dinlememe nedeni halas adlı romanın girişinde söylediği/yazdığı bir cümlenin bir bölümünde kendisini belli eder; 'en hakiki ve en sade manasıyla bir mucize
Türk Tarihi
HalasMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020971 okunma