“Dört veya daha fazla türde travma yaşamış çocuklara dikkat veya davranış sorunları tanısı koyulma ihtimali, hiç travma yaşamamış olanlara oranla 32,6 kat fazla çıkmış.”
Erkeklere yıldırım çarpma oranı, kadınlara göre 6 kat daha fazladır.
Sayfa 114·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
6
Anlatmak, yaşamaktan üç kat daha yorucu. Çünkü olanları anlatabilmek için yaşamak ve hatırlamak gerekiyor; her biri birbirinden ağır ve zahmetli. Güzel başlayan fakat acıyla biten hatıraları kim anlatmak ister ki?
Sayfa 103 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
Hz. Muhammed'in (s.a.v.) büyüdüğü bireysel koşullar
Reinhart Dozy: "Babası Abdullah, bir Mekke kervanıyla gittiği Suriye'den rahatsızlanarak dönmüş ve yirmi beş yaşında Medine'de ölmüştü. Tek oğluna önemli bir şey bırakmamıştı. Bütün serveti beş deve ve birkaç koyunla bir köleden oluşuyordu. Bunların değeri, yaklaşık iki bin frank kadardı." Montgomery Watt: "Muhammed'in babası Abdullah, o doğmadan önce ölmüştü. Hz. Muhammed'i Haşimi (Kureyş) Kabile-si'nin lideri olan dedesi Abdulmuttalib, himayesine aldı. Elbette Hz. Muhammed çocukluk yıllarının çoğunu başka kabileye mensup olan annesi Amine ile geçirmişti. Ne var ki annesi, Muhammed'i, Mekkeli pek çok ailenin rivayet ettiği âdetlere uyarak bir ya da iki yıllığına, sağlık açısından pek uygun olmayan Mekke'den uzaklaştırıp bedevi kabilelerinden (Halime) adlı bir süt anne tarafından bakılacağı çölün zor, fakat sağlıklı hayatına gönderdi. Hz. Muhammed altı yaşındayken annesi öldü. Ve iki yıl sonraki ölümüne kadar tümüyle dedesinin himayesi altına girdi. Abdülmuttalib'in ölümünün ardından Haşimi Kabilesi'nin yeni lideri olan amcası Ebu Talib, onun bakımını üstlendi. 6. yüzyılın Mekke'sinde bir yetimin talihi pek de yaver gitmese gerek. Eski göçebe hayat tarzında, kabile ya da aile liderinin, daha güçsüz üyelere karşı belirli bir sorumlulugunun olduğu anlaşılıyor... Muhammed'i himaye edenler, onun yalnızca açlıktan ölmesine engel olabileceklerini biliyorlardı. Özellikle Haşimi Kabilesi’nin kısmetlerinin kesildiği bir zamanda Muhammed için daha fazlasını yapmaları zordu. Lesley Hazleton: "Babasız doğmuş olmak; mirastan mahrum olmak, hatta bir umut bile olmaksızın doğmak demektir. Erkek çocuk, yetişkinliğe erişmeden miras alamazdı. Eğer babası ölmüşse sahip olduğu her şeyi bir erkek akrabaya devredilirdi." Armstrong: "Muhammed'in çocukluk yıllarındaki şartlar, ailesinin zor
Sayfa 374 - İnsan Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Samanyolu Galaksisi içinde güneşten daha sıcak yıldızlar bulunduğunu biliyoruz. "Sirius" yıldızının sıcaklık değeri 10.000 derecedir ve güneşin 6.000 derecelik yüzey sıcaklığı yanında çok sıcak bir fırın olduğu anlaşılır. Sirius yıldızını bugün, "şimdi" gözlemlersek, bu yıldızın zamanımızdan 8 yıl önceki halini gördüğümüzü unutmayalım. Dünya semâsı diye niteleyeceğimiz, "yakın sema" nın uzaklığına kısacık bir göz atmak için "Zeta" yıldızını incelemek yeterli olacaktır. Zeta da sıcak yıldızlardandır. Parlaklığının bizim güneşimizden 65.000 kat daha fazla olduğu anlaşılmıştır
Sayfa 66·Kitabı okudu
Düşünce
Fatiha 1.Bölüm
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Elhamdulillahi rabbil âlemin esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin ve ila cemiil enbiyayi vel murselin ve ila cemiil evliyayi vel hamdulillahi rabbil âlemin. Kovulmuş, taşlanmış şeytandan rahman ve rahim olan Allah’a sığınırız. Daha önce rabbimizi isimlerinden tanıyalım, sevilmeye neden layık olduğunu bilelim ve onu, onun muamelesini sevelim diye sohbetlerimizi yapmıştık. Şimdi de hep beraber Fatiha Suresi’ni Kur’an’ın özü olarak nasıl anlayabileceğimizi, Fatiha’yı anlamasak olur mu, Fatiha’nın bize ne kazandıracağını, Fatiha’nın kulluğumuzdaki yerinin ne olduğunu öğrenmeye, anlamaya çalışacağız inşallah. Biri; “bismillahirrahmanirrahim” dediğinde; “benim rabbim rahman ve rahimdir, bana karşı merhamet sahibidir. Bana yaptığı muameleler rahmetinin eseridir, rahmetinin sonucudur. Beni yaratan, seven, rahmetiyle bana muamele eden odur. Allah bana nasıl bir muamelede bulunursa bulunsun, onun muamelesi güzeldir, ben onun muamelesini beğeniyor, kabul ediyorum; çünkü o benim rabbimdir” demiş olur. El hamdu lillâhi rabbil âlemîn:(Fatiha /1) “Hamd, övme ve övülme âlemlerin rabbi olan Allah içindir.” Bu ayeti namazda Allah’a söyler, dua olarak okuruz. Namazda bu ayeti okuduğumuzda; “ya rabbi! Hamd, övme ve övülme senin içindir, sana layıktır. Övgüye layık olan sensin, ben de seni övüyorum ya rabbi! Sen bana nasıl bir muamelede bulunursan bulun, ben seni överim; çünkü senin her işin övgüye layıktır. Bütün kâinatta ve varlıkta her ne varsa hepsini kâmil olarak, eksiksiz ve noksansız olarak yaratmışsın, bana da kâmil insan olayım diye dünya sahnesinde bir hayat tanımışsın. Sen bana nasıl bir muamelede bulunursan bulun, senin o muamelen hamda, övülmeye layıktır; yani güzeldir, benim kazanabilmem için en
Sayfa 155·Kitabı okuyor