Puan vermedi·112 syf.··
2026 26. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 21:27
Ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir. Bu yabancı o yabancı değil işte; bu kendine yabancı olan bir adamın hikayesi duygularını tamamen yitirmiş hayata yabancı olan Meursault’un kendi ifadesiyle “bence bir”( farketmez ) diyen birinin hikayesi…Birini öldürürken hissettikleriyle, yemek yerken hissettikleri aynı olan bir adam. Nasıl bu hale geldiği hakkın da bir fikrimiz yok,onu bulduğumuzda böyle idi,canım sıkılsada yapacak başka bir işim olmadığı için okudum ( kendisi kesinlikle böyle derdi ). Cezayir de 657 ye tâbii memur olan Meursaultun annesinin ölümüyle başlayan, yaptıklarının sonucunu kestiremeyen , kestirsede umursamayan bir adamın gittikçe kendine daha çok yabancılaşmasını okudum. Onun için her şey manasız. Madem ölceksek ha otuz olmuş ha yetmiş bence bir. Yabancı Albert Camus
İnsan ve Duygular
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,4bin okunma
Kur'an İle Aldatmak
7/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 19:04
Cemil Kılıç bu kitabında, Kur'an'ın tarih boyunca siyasi güç mücadelelerinde nasıl bir "aldatma aracı" olarak kullanıldığını ifade ediyor. Temel tez: İslam'ın özüne değil, iktidar ve menfaat için Kur'an'ın seçici/yanlış yorumlanmasıyla insanlar aldatılmaktadır. Bu "Kur'an ile aldatma" pratiğinin kökenini Sıffın Savaşı'na (657) dayandırır: Doğrusu daha evvel okumuş olduğum Yaşar Nuri Öztürk hocanın, Allah ile Aldatmak Kitabına benzerlik göstermekte. Şurası bir gerçek ki Cemil Kılıç'ta diğer ilahiyatçılar gibi dini-İslamı olumlu yönlerinden okura göstermekte. Özellikle sahih kaynak olarak gösterilen imam Buhari ve Imam Müslüm'ün El-Lü'lüü vel Mercan eserinde Ayse'nin evliliğini farklı anlatılırken Cemil Kılıç burada farklı anlatıyor! Bir başka husus ise cihat konusunu Yine başka bir perspektiften ele alıp. Masumlaştırmakta. Daha öncesinde okuduğum, İlhan Arsel, Turan Dursun ve Arif Tekin bambaşka şekilde cihat ve Aişe konusu farklı anlatıyor. Kitap dini ve Kur'anı Dünyevi çıkarlarına aracı olarak kullanan siyasiler,Tarikat ve cemaatlerin nasıl özünden saptırarak kullandıklarını, kitleleri aldatarak bu tutumlarını sürdürmesine dair bir vesikalık belgesi diye ifade edebilirim. Kitabın bir bölümünde Mustafa Kemal Atatürk Din hakkında ki görüşlerine de yer verilmekte. Genel itibari ile konuya ilgi duyan okurlara tavsiye edebileceğim bir eser. Iyi okumalar
Kur'an İle AldatmakCemil Kılıç · Kırmızı Kedi Yayınları · 2019158 okunma
Reklam
Puan vermedi·168 syf.·
2026 12. kitabı
“Herkes 657'ye tabiydi, bir tek ben Reyhan Hanım'a tabiydim, o ise bu dünyaya bile ait değildi. Başka bir alemden gelmiş gibiydi.” “Taşıyabileceğimden fazla yüküm vardı, istiap haddim dolalı hani olmuştu ya yine de onları bırakmadım.” "O gün yutamadığım, boğazıma takılan, kursağımda kalan o şeyin 'hevesim' olduğunu yıllar sonra anlıyorum." “Öksüzün kolları kolay açılır, kim uzansa onu tutar, ona sarılır.” Kitap farklı hikayelerin derlenmesiyle oluşmuş, bazen güldüren bazen hüzünlendiren bir eser. Her öykü öyle güzel kurgulanmış ki aralarında seçim yapamadım. Ölmeyecek gibi yaşayan insanların öldüklerinde arkalarında bıraktıklarının yad edildiği hoş bir kitap
1000Kitap
Göçüp Gidenler KoleksiyoncusuŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202413,3bin okunma
Puan vermedi·656 syf.··
Beğendi
·
2025 177. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2025 12:26
Uzun zaman sonra Dan Brown okumak iyi geldi. Ama öncelikle belirtmeliyim ki tanıtım yapıldığı gibi gerilim kitabıdır diyemem. Yazarın bildiğimiz tarzıyla sanat ve kriminal olaylar iç içe geçiyor. Ve neyse ki bu kitapta sanat kısmı “Başlangıç” kitabına göre de epey az. Çünkü çok fazla bilgi kitabı roman olmaktan çıkartıyor. Bu kez ise bilim ve sanatla kurgulanmış eser okuyoruz. Nörobilim, kuantum, CIA derken sırların sırrını kitabın sonunda öğreniyoruz. Aslında okuyunca göreceksiniz ki dinler bu sırrı bilimden önce söylemiş. Buraya kadar yazdıklarım gösteriyor ki Dan Brown aynı düzlemde yazmaya devam etmiş. Bir de insan sormadan edemiyor 657 sayfa gerekli miydi? Az da olsa tekrarlamalar, bilimsel ayrıntılar olsa da 400 sayfa yeterli olabilirmiş. Çok desem de okutturuyor kendini o ayrı:)
Sırların SırrıDan Brown · Altın Kitaplar · 20254,018 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2025 97. kitabı
Sıffin Muharebesi (Arapça: صفين‎) (Mayıs-Temmuz 657), İlk Fitne esnasında, Halife Ali ile İslam Devleti'nin Suriye valisi Muaviye bin Ebu Süfyan arasında Sıffin'de yapılan savaş. Sıffin günümüzde Suriye'de, Fırat boyundaki Rakka kentinin doğusundadır. Yaklaşık üç aya yayılan ve en büyük muharebesi 26-28 Temmuz 657 tarihlerinde gerçekleşen savaşta bir sonuca ulaşılamadı. Her iki tarafın razı olması ile kurulan hakem heyetinden de bir sonuç alınamadı. Sıffin Muharebesi, İslam tarihi açısından; Ali'nin Müslüman toplumundaki önemini iyice pekiştiren, Haricîler denen (sonradan Ali'yi öldürecek olan) grubun oluşmasına neden olan ve Emevî hanedanının yolunu açan önemli bir olaydır. Hakem olayı Aylarca süren ufak çatışmalar, ateşkesler ve meydan muharebeleri sonunda savaşın zirvesini oluşturan Kur'an hadisesi gerçekleşti. Muaviye'nin askerleri mızraklarının ucuna Kur'an'dan bölümler takmışlardı. Bu hareketin amacı muhtemelen savaşın sonucuna Allah karar versin mesajı vermenin aksine dini siyasete alet etmenin değişik bir yoluydu. Ali Kur'an'a dayanan bir hakem heyeti oluşturulmasına mecburen razı oldu ve Ebu Musa El-Eş'ârî'yi temsilci olarak atadı. Amr ibnul'-As da Muaviye'yi temsil ediyordu. Ali'nin hakem heyeti kurulmasına razı olması Muaviye ile eşit şartlarda yargılanması anlamına geliyordu ve bu durum Muaviye'nin Ali'nin Müslüman toplumunun lideri olduğu iddiasını reddetmesine imkân verdi. Ali'nin hakem isteğine boyun eğmesinden rahatsız olan taraflarından küçük bir grup, "Hüküm yalnızca Allah'ındır," (En'am: 57) ayetini öne sürerek bu durumu protesto ettiler. Bu grup hakem heyeti kurmanın Kur'an'daki "İki Müslüman gruptan biri diğerine saldırırsa, saldıranla (mütecavizle) Allah'ın emrine dönünceye kadar savaşın," (Hucûrat:9) emrine karşı gelmek olduğuna
Sıffîn Vakasıİsmail Tanrıverdi · Kitabi Yayınevi · 20232 okunma
Güzel ve değerli bir çalışma...
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2025 21:05
******************************** Çöpten ekmek alırken utanan bir çocuğun hayatını değiştirecek bir sistem icat edilmeden sunulan her şey boştur... (Arka Kapaktan) ******************************** ÖZELEŞTİRİ KÜLTÜRÜNÜN KAZANILMASI Özeleştiri mekanizması ne yazık ki yaşadığımız coğrafyada çok benimsenmiş ve istifade edilmiş bir yaklaşım değil. Bu yöndeki çabalar ya marjinal kalmış ya da bu yönde çabalayanlar hep yadırganmış, dışlanmış. Oysa; bireyin, toplumların, her türlü organizasyonun iç dünyasını kontrol etmesi, gelişmesi, hatalarından sıyrılması ve olgunlaşması için özeleştiri kültürünü kazanmak çok önemli. Batı medeniyetini gereğinden fazla idealize etmek elbette ki doğru değil ama eğitimde, bilimde, teknolojide, sanatta, ekonomide, genel refah düzeyinde oldukça yukarılarda oldukları, eleştirel düşüncenin de bu başarılarında önemli bir yer tuttukları da ayrı bir gerçek. Batı'nın, Doğu'dan ve dünyanın diğer coğrafyalarından devraldığı kültür mirasını gündeme getirmeyi ekseriyetle pek tercih etmediği, Rönesans ve sonrasında gerçekleştirdiği hamlelerin ve elde ettiği başarıların sanki Ortaçağ karanlığından -ki bu da bir başka tartışılabilir konudur (bkz. Aydınlık Çağlar [Matthew Gabriele & David M. Perry]) sonra birdenbire gökten zembille inmiş gibi peydahlandığını düşünmeyi daha çok tercih ettiği, gözlemlenebilir bir durum (bkz. Batı’dan Önce [Ayşe Zarakol]). Batı'nın bir zamanlar örnek aldığı, etkisi altında kaldığı düşünsel ve kültürel zenginlikte önemli bir pay sahibi olan İslâm dünyası ise, ne acıdır, mazisiyle avunan, özeleştiri yapmayan, gündemini ve geleceğe dair planlarını hamaset soslu söylemlere teslim eden, sorgulamayan bir görüntü içerisindedir. Böyle bir zeminde İslâm
Din
Dinin Dindarla SınavıErol Çalı · Destek Yayınları · 019 okunma
Reklam
Reklam