Hissetmeyi ve bilmeyi birleştirebilmiş bir kişilik
7/10
·283 syf.··
2025 17. kitabı
Tekrardan merhabaalar:) Bugün 17. kitabımı da okudum. Oğuz Atay'dan okuduğum ilk eserdi. Açıkçası daha önce uzun uzun biyografi okumuş değildim, daha doğrusu biyografi kitabı okumuş değildim. O yüzden benim için iyi bir deneyim oldu. Neyse, incelemeye geçelim. Arkadaşlar bu kitap Mustafa İnan adındaki bir mühendisin hayat yolculuğunu anlatıyor. Kitap, kıyıda köşede kalmış bir eser değil, o yüzden eğer mâlumat elde etmek isterseniz kitap hakkında okuyabileceğiniz birçok yazı bulabilirsiniz. Fakat beni kitapta etkileyen bir yöne değinmek istiyorum. Mustafa İnan, pozitivist biri değil. Özellikle edebiyata olan düşkünlüğü çok kıymetli. Ayrıca kelime tahliline dair her şeyi çok seviyor. Maddede kaybolmamayı ve hayatı her yönüyle yaşamayı tavsiye ediyor bizlere. Anlamaktan ve hissetmekten bahsediyor. Sanki o günden bu günleri görmüşte eksik yanlarımızı tamamlaya çalışır gibi. Mutlaka okunmanızı öneririm. Özellikle storytel'deki beyefendi harika seslendirmiş kitabı. Güncel listem Türk Edebiyatı Okunanlar: 1. Çocukluğumun Soğuk Geceleri - Tezer Özlü (65 sayfa) 2. Efsuncu Baba - Hüseyin Rahmi Gürpınar (84 sayfa) 3. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa (112 sayfa) 4. Yılkı Atı - Abbas Sayar (112 sayfa) 5. Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali (160 sayfa) 6. İntibah – Namık Kemal (164 sayfa) 7. Aylak Adam - Yusuf Atılgan (192 sayfa) 8. Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali (250 sayfa) 9. Araba Sevdası - Recaizade Mahmut Ekrem (264 sayfa) 10. Karartma Geceleri - Rıfat Ilgaz (264 sayfa) 11. İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali (267 sayfa) 12. Eylül - Mehmet Rauf (268 sayfa) 13. Yılanların Öcü - Fakir Baykurt (280 sayfa) 14. Bir Bilim Adamının Romanı - Oğuz Atay (283 sayfa) 15. Mücella - Nazan Bekiroğlu (344 sayfa) 16. Gün Olur Asra Bedel – Cengiz Aytmatov (417 sayfa) 17. Aşk -
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma
Dikkatsiz bir gencin faydasız eyvahı: İntibah!
8/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
Merhabaalarr Bugün listemden 15. kitabı okudum. Listede 15. kitap değil, 15. adet kitabı diyorum. :) Türk edebiyatının ilk edebi romanı olan İntibah'ı hızlıca bitirdim. Kısa, çok kaliteli bir yazardan çıkmış tatlı bir eser. Edebi dili gayet iyi. Konu sapmıyor ve okurken yazarın olayları çok uzatmadan ama kaliteden de taviz vermeden yazdığını hissediyorsunuz. Kısaca konusu şöyle: Ali isminde 21-22 yaşlarında bir genç var. Mahpeyker adında bir kıza aşık oluyor ve birtakım olaylar yaşanıyor. Ardından bu kızdan ayrılıp Dilâşûb adındaki diğer kıza aşık oluyor. Fakat işler yine kötü gidiyor ve olaylar birbirini takip ederek en nihayetinde hazin bir son yaşanıyor. Çok zamanım yok, hele hele kalitesiz bir esere hiç zamanın yok diyorsan İntibah tam senlik. --- Bu arada listemi buraya paylaşıyorum. Belki benimle beraber ilerlersiniz ve 5-6 yıl sonra bir edebiyat kurdu oluruz. :) Benimle beraber okuyacak arkadaş varsa bana da çok iyi gelir. Bundan sonraki okuyacağım iki eser Bir Bilim Adamının Romanı ile Cevdet Bey ve Oğulları. Daha sonra zaten tatilim başlayacak ve İnce Memed'i okuyacağım. 25 gün falan ayırdım ona. Dünya edebiyatına ise hiç girmedim daha. Bir süre de girmem diye düşünüyorum en azından yaza kadar. Ha bir iki eser aldım ama devamı zor gelir. Bu arada 5-6 yılda bitirmem için (şu an 21 yaşındayım ve hedefim 26-27, en geç 29'a kadar) yılda yine 4 veyahut 5 kitap bitirmem gerekiyor. Kendimize yapabileceğimiz çok iyi bir yatırım diye düşünüyorum. Umarım faydalı olur. *** Türk Edebiyatı Okunanlar: 1. Çocukluğumun Soğuk Geceleri - Tezer Özlü (65 sayfa) 2. Efsuncu Baba - Hüseyin Rahmi Gürpınar (84 sayfa) 3. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa (112 sayfa) 4. Yılkı Atı - Abbas Sayar (112 sayfa) 5. Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali (160 sayfa) 6. İntibah –
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·276 syf.··
2025 437. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 14:36
türkçü karakter üzerinden, türkçü karakter gözüyle yazılmış bir istiklal harbi romanı.. çoğumuzun Eylül adlı kitabıyla kendisini tanıdığımız, kendisiyle tanıştığımız servet-i fünun döneminin önemli temsilcilerinden olan Mehmet Rauf kitaplarını okuyanların bileceği üzere genelde kitaplarında aşkın farklı türlerine, kadın-erkek arası ilişkilere, kadın-erkek arasındaki ilişkilerin yarattığı hayal kırıklıklarına yer vermiş, yaşadığı dönemin toplumunun sorunlu yanlarını kitaplarına taşımamıştır.. mehmet raufun eserlerine hakim olan yukarıda sayılanlara kendisinin son iki romanında pek rastlanmaz, rastlansa da roman bu yukarıda sayılanlar üzerine oturtularak oluşturulmaz.. bu iki roman; Define ve Halas adlı romanlardır.. 1926 yılında vücudunun sağ tarafına felç inen mehmet rauf; sağ kolunu, sağ ayağını ve kısmi olarak dilini dilediğince hareket ettirmekten mahrum kalır.. doktorların kendisine evinde istirahat ederek dinlenmesini tavsiye ettikleri mehmet rauf halas adlı romanını -zaman zaman eşine dikte ettirerek- şubat 1927den nisan 1928e kadar 14 aylık dinlenme süresi içerisinde tamamlar.. mehmet raufu tedavi eden doktorlar kendisini değil sağ kolunu kullanarak yazı yazmak, düşünmekten bile kesinlikle men etmişlerdi. ancak mehmet rauf, doktorların kendisine yönelik bu önerilerini dikkate almamış ve halas adlı romanı kah kendisi yazmış kah eşine dikte ettirmiştir.. mehmet raufun doktorların kendisinin hastalığına yönelik önerilerini dinlememe nedeni halas adlı romanın girişinde söylediği/yazdığı bir cümlenin bir bölümünde kendisini belli eder; 'en hakiki ve en sade manasıyla bir mucize
Türk Tarihi
HalasMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020975 okunma
Bunca ugraşacağımı bilsem bu yola başkoymazdım:)
4/10
·232 syf.·
2025 15. kitabı
Serhat Yabancı, bizim topluma doğru bakışla baktığına ve ilişkiler için de bu noktada çoğunlukla gerçekçi yorumlar yaptığına şahitlik ettiğim bir isim.Bu eseri dahi toplumun yapısı göz önünde bulundurularak yazılmış kıymetli bir eser. Bununla birlikte kişisel gelişimini önemseyen, psikoloji,sosyoloji alanları başta olmak üzere okumalar yapan bir faniyseniz bu kitap sizi tatmin etmeyecektir.Başlayıp zaman israfında bulunmayın diye söylüyorum.İlişkilere ve Kendine Bakış 101 seviyesinde olduğunu düşündüğüm bir eser. 100 Adımda Mutluluk 1)Farklı olmak üstün olmak değildir. 2)Daha kötü duruma düşeceğin korkusuyla kendini engelleme. 3)"Ama"larından vazgeç. 4)Zorunluluklardan kurtul.Kendini mecbur kılma hiçbir şey için. 5)Önce yapabileceklerini düşün, sonra nasıl yapacağını. 6)Geçmişin üzüntüsü mü, geleceğin kaygısı mı ?Karar ver nerede yaşamak istiyorsun ? 7)Hiçbir şey beklememek değil doğru kişiden beklemek. 8)Yüzleş, bahaneye sığınma. 9)İnsanlara yaranma.İnsanlara yaranmaya çalıştıkça yara alırsın. 10)Yaşamının sorumluluğunu al.İnsanları eleştirme. 11)Yalnızlıktan kaçma. 12)Sorunların üzerine git, yok sayma. 13) İçgüdülerini tanı ve doğru kanalize et.Onlarla konuş. 14)Özeleştiriyi iyileşmek olarak say. 15)Her saniye mutlu olmak zorunda değilsin. 16)Genetiğini tanı, hedeflerini seçerken aklının bir ucunda bulunsun. 17)Mutlu etmeyenlerle meşgul olma. 18)Herkesi memnun etmekten vazgeç. 19)Gerginlikten değil, patlamalardan kork. 20)Taviz, sabır değildir. 21)Ön plana çıkma her yerde. 22)Başkalarının değeri ile iyi hissetme.Yoksa iyi hissetmek için hep başkalarına bağımlı hale gelirsin. 23)Önce gerçekçi bak, sonra pozitife odaklan. 24)Ya sevdiğin işi yap ya da yaptığın işi sev. 25)Hayatındaki ilişkiyi iyileştir ya da bırak. 26)Ailenle ol. 27)Dostun
Mutluluk
Düşündüğün Gibi DeğilSerhat Yabancı · Avrupa Yakası Yayınları · 2016908 okunma
Bir Teselli Ver Serisi : Seneca :)
9/10
·77 syf.·
2025 102. kitabı
Seneca’nın eseri iki ayrı bölümden oluşuyor. Mutlu Yaşam Üzerine erkek kardeşi Gallio Annaeanus’a hitaben; Yaşamın Kısalığı Üzerine bölümü ise karısının yakın akrabası Paulinus’a hitaben yazılmış. İlk bölümde genel olarak mutluluk, haz, erdem, talih, zenginlik, bilgelik kavramları etrafında şekillenen bir anlatım söz konusu. Bu bölümde insanların mutlu bir yaşam istemeleri, fakat yaşamı mutlu kılacak şeyi tanımamaları üzerinde duruyor. Her şeyden önce çoğunluğun etkisinde olmayı, “hayvan sürüsü” gibi kalabalığı takip ederek onların gürültüsünde yaşamanın kişiyi mutlu kılacak, iyiyi kötüyü ayıracak basiretten yoksun kalmasına neden olduğuna işaret ediyor. Ayrıca kitabın genelinde ara ara Stoacı görüşe değinerek felsefesini bu görüş üzerine temellendirdiğini de ifade etmiş oluyor. Stoa felsefesi, tümüyle doğayı temel alan ve doğal ihtiyaçlara göre şekillenen eylemler bütününü ifade ediyor. Bu felsefe yerleşik ve yozlaşmış düzene karşı bir duruş sergiliyor. Buna dayanarak Seneca, mutlu yaşam beklentisi içinde insanların kendilerine odaklanmasına işaret ederek erdem ve haz kavramlarını, bunların birbirileriyle olan ilişkisi üzerine düşüncelerini aktarıyor. En yüce iyi olan erdemin insan yaşamında lider olmasını, hazzın erdemlerle ölçülü olacağını savunuyor. Erdemi “ruhtaki uyum” olarak ifade ederek erdemin uzlaşının ve birliğin olacağı yerde bulunacağının altını çiziyor. Buna ek olarak erdemin çaba sarfetmeden elde edileceğini düşünmenin de doğru bir yaklaşım olmadığını vurgularken, erdemlerin de kendi içinde diğerleriyle uyumlu olma ihtiyacı taşıdığını belirtiyor. Böylelikle erdem (ve dahi hazzın), beden ve ruhla uyumlu olmasının önemini anlaşılır kılıyor: “Nasıl ki, bedenin yokuş aşağı yuvalanmaması için tutulması ve yokuş yukarı adım atmak için zorlanması
Felsefe
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı ÜzerineSeneca · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,6bin okunma
Çeviri Üzerine Notlar
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 90. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2025 14:00
(15) Çeviri bir kültürel üretim biçimi olarak günlük hayatımızın içine fark ettiğimizden çok daha fazla girmiş durumda. (19) 19. yüzyılda Çeviri etkinliğine damgasını vurmuş olan bircok yazar ve edebiyatçı sayılabilir. Ahmed Vefik Paşa, Şemseddin Sami ve Ahmed Midhad Efendi bunlardan yalnızca üçüdür. (20) Remzi Yayınevi (k. 1927) ve Varlık Yayınları da (k. 1946) özel yayınevleri olmalarına karşın Türkiye'de edebiyat çevirilerinin çeşitlenmesine ve çeviri stratejilerinin gelişmesine neredeyse Tercüme Bürosu kadar katkıda bulunmuştur. Çeviri Türleri ve Çeviri Sürecinin Boyutları 1) Diliçi çeviri - sözel bir iletiyi aynı dilde yine sözel olarak farklı biçimde aktarmak. 2) Diller arası çeviri - sözel bir iletiyi farklı bir dilde sözel olarak ifade etmek. 3) Göstergeler arası çeviri - sözel bir iletiyi farklı bir gösterge sistemi aracılığıyla ifade etmek. • Örneğin bir öğretmenin, anlattığı dersi, anlamayan bir öğrenciye daha yavaş ve basitleştirerek anlatması bir diliçi çeviri uygulamasıdır. • Türkiye'de diliçi çeviriye gösterilebilecek bir diğer örnek de Osmanlıca metinlerin Latin alfabesi ile yayımlanması, yani çevrimyazı işlemidir. ☆ Göstergeler arası çeviriye bir diğer örnek de işaret dili olabilir. İşaret dilinde sözel olarak verilen bir ileti sözel olmayan, beden hareketlerine dayalı bir sistemin göstergelerine taşınarak karşı tarafa aktarılır. (29) • Edebiyat metinlerinde yazarların sahip olduğu bir biçem vardır. Bu biçemi oluşturan unsurlar arasında metnin nasıl kurgulandığı, ele alınan tema, benzetme, eğretileme, uyak gibi araçların kullanımı gibi noktalar yer alır. (34) • Edebiyat çevirmeni çevireceği metni eline aldığında karşısında kâğıt üzerine yazılı sözcüklerden çok daha fazlası vardır çünkü edebiyat yapıtları yaratıldıkları toplum ve kültürün hem
1000k
Çevirinin ABC'siŞehnaz Tahir · Say Yayınları · 201694 okunma