Beyaz yanılıyordu. Çekilen acıların insanların adedince olduğunu görmek Dr.Mavi'yi bunaltmamıştı.İnsan varoluşun,hayatın,yaşamın her türlü acısını kaldırabilecek güçteydi. Yaratıcı insana kaldıramayacağı bir hayat,dert,sıkıntı, acı,yük, varoluş vermiyordu.Acıları çekilmez,dayanılmaz hale getiren,insanın acılar karşısındaki tutumuydu.
- Güzel bir şeye bakınca ağlar mı insan?
- Ağlarmış demek ki
- Buna güzellik mi diyeceğiz, başka bir şey mi bilmiyorum ama bu kadarı insan yüreğine ağır geliyor, kaldıramıyorsun.
- Ona bakarken Mevlânâ'nın dizeleri gelmişti aklıma: "bu aşka ilahi diyemem korkarım, insani diyemem utanırım."
Mini mini kafalarımızı ukalaca kitaplar, birbirinden çürük bilgiler, neticesi olmayan hesaplar ve Allah kahretsin, karmakarışık menfaat düşünceleri dolduruyor... Söyle, hangi ilim, hangi şiir, hangi aşk, hangi devlet bu manzaradan daha güzel, daha muhteşemdir? Buna rağmen burnumuz kaldırmadan bozuk kaldırımlarda yürüyüp gitmekte devam ediyoruz. Dünyadaki insanların acaba kaç binde biri şu anda başını aya çevirmiştir?
Ona kızgın değildim. Ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkân olmadığını hissediyordum. Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi. Sonra, aradan seneler geçtiği halde, nasıl hâlâ ona bağlı olduğumu gördükçe, ruhumda daha büyük bir infial duyuyordum. O beni çoktan unutmuş olacaktı.