Berceste

“Gençlik kuşlardan daha özgürdür.”
Sayfa 116 - Yapı kredi yayınları
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ah, gençliğim ne büyük bir hızla Kayan yıldızlar gibi akıp gitti!
Sayfa 115 - Yapı kredi yayınları
Edebiyat
Gözlerinde bir canlandırabilseydin Boğucu kentlerin tutsaklığını! Orada duvarların ardına yığılı insanlar Ne sabahın serinliğini solurlar, Ne de çayırların bahar kokularını; Düşünceler kovulur, çekinirler aşktan, Mal gibi satarlar kendi özgürlüklerini, Putların önünde baş eğip, onlardan Para ve zincir dilenir tekmili. Neleri mi geride bıraktım? Önyargıları, ihanet heyecanlarını, Baskılarını çılgın kalabalığın Ya da şaşaalı yüzkarası bir alçaklığı.
Sayfa 106 - Yapı kredi yayınları
Şiir
Pedro Paramo
Puan vermedi·150 syf.·
2026 52. kitabı
“Ne benim için hiçbir anlam taşımayan seçkin bir azınlık için yazıyorum ne de ‘kitleler’ diye tapınılan o platonik varlık için… Ben kendim ve dostlarım için yazıyorum, bir de zamanın geçmesini kolaylaştırmak için.” — Jorge Luis Borges Borges’in bu sözü Pedro Paramo ‘nun ruhuna şaşırtıcı biçimde denk düşüyor. Juan Rulfo da bu romanı ne geniş kitlelere yaranmak için ne de anlaşılması zor bir seçkinlik gösterisi yapmak için yazıyor. Aksine kendi içindeki sesleri susturmak geçmişin yankılarıyla baş edebilmek için yazıyor. Kitabında büyülü gerçeklikle birlikte zamandizinsellikten tamamen kopuyor, bilinç akışı, ölüler, hayaletler dolu bir hafızaya giriyor olay örgüsüyle birlikte kitap parçalanmış bir varoluşu takip ediyor. Comala’ya annesinin vefatından sonra babasını bulmak için gelen Juan Preciado’nun yolculuğuyla başlıyor ama çok geçmeden bunun bir arayış değil, bir çözülüş olduğunu fark ettiriyor. Terkedilmiş gibi görünen köyün izbe sokaklarından birinde annesinin arkadaşının evine giriyor ve bir mekan olmaktan çıkıyor, seslerin, fısıltıların, yarım kalmış hayatların dolaştığı bir boşluğa dönüşüyor. Borges’in dediği gibi burada kitleler yok, neredeyse insan bile yok; sadece yankılar var. Her karakter biraz eksik, biraz silik, biraz da ölü gibi… Ve bu eksikliği romanının en güçlü tarafına dönüştürüyor. Pedro Páramo karakteri bir insan olmaktan çok bir gölge gibi herkesin hayatına dokunmuş ama kimsenin hayatında gerçekten var olmamış biri. Güç, arzu ve yalnızlık onun etrafında birleşiyor. Ama ne kadar büyük görünürse görünsün, sonunda onun da bir yankıya dönüştüğünü hissediyorsun. Çünkü bu romanda hiçbir şey kalıcı değil, ne iktidar, ne aşk, ne de hatıralar. “__Hiçbir şey sonsuza dek süremezdi; zira ne kadar yoğun olursa olsun unutulup gitmeyen hiçbir anı
Düşünce
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,282 okunma
Yaşayan bir hafıza Anadolu
Puan vermedi·136 syf.·
2026 56. kitabı
Halikarnas Balıkçısı Anadolu’ya yazarken bir hafızanın içinde dolaştırıyor . Anadolu Efsaneleri kitabıyla bir efsaneden diğerine geçerken zamanın içinde yürüyormuş gibi hissettiriyor. Amazonlar’dan başlayıp Troya’ya, Boğaziçi’ne, İzmir’e uzanırken hikayelerini birbirine bağlayarak büyütüyor. Aşk, hırs, merak, korku hepsi bu efsanelerin içinde dolaşıyor ve Anadolu insanına dair parçaları efsaneler etrafında birleştiriyor. Kitapta yer alan her anlatısı okudukça biraz daha derinleşiyor bir masal gibi duran şeyler altta insanın doğasına dair şeyler söylemeye başlıyor. Midas’ta hırsın sınırını, Tantalos’ta kibirin bedelini, Eros ile Psykhe’de zamanında insanın sevgiyle nasıl değiştiğini anlatıyor. Yazar bazı kelimelerin kökenine yer yer giriyor, özellikle mitolojik isimler ve kavramlar üzerinden açıklamalar yapıyor. bunu akademik bir lisandan ziyade anlatının içine yedirerek yapıyor. Hikayelerle birlikte kelimelerin geçmişine temas ettiriyor. Kitabı okurken Anadolu’nun yaşayan hafızasında gezinmek gibi bir yolculuğa çıkarıyor. Bir efsaneden diğerine geçerken zamanın içinde ilerliyormuş gibi. kitap yalnızca bir epik tarzında değil, insanı kendine doğru yaklaştıran bir yolculuk okunmayı fazlasıyla hak ediyor… Herkese keyifli okumalar
Bercesteden
Anadolu EfsaneleriHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 2018985 okunma