Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 56 dk.
Sayfa Sayısı:
280
Basım Tarihi:
2012
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9750822261
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·280 syf.··
2022 60. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2022 04:58
Rus edebiyatının en büyük şairi olarak kabul edilen Puşkin’in yapıtları arasında, şiirlerinin yanı sıra, epik şiir ya da anlatı şiir olarak adlandırılan poemaları önemli bir yer tutmaktadır. İlki Ruslan ve Ludmila olmak üzere 1820-1833 yılları arasında toplam 13 poema kaleme alan Puşkin'in bu kitapta, (yarım bıraktığı Ejerski hariç) 11 poema yer almaktadır. Puşkin, güney sürgünlüğü döneminde, içerik bakımından; ciddi ve derin, biçim bakımından; yüksek düzeyde şiirsel, sorunlar bakımından; yaşadığı dönemi anlatan romantik poemalarını peş peşe yazmaya başlamış ve Kafkas Tutsağı, Bahçesaray Çeşmesi, Haydut Kardeşler gibi poemalarıyla Rus Edebiyatı'nda yeni bir akım başlatmıştır. “Güney Poemaları” olarak adlandırılan Kafkas Tutsağı, Çingeneler ve Haydut Kardeşler poemaları, o zamanın toplumsal düzenine ve aristokrasi sınıfına karşı eleştiriyi, Çingeneler ve dağlılar gibi emeğiyle geçinen insanlara karşı da derin bir sevgiyi dile getirmektedir. KAFKAS TUTSAĞI Puşkin’in sürgündeyken kaleme aldığı "Güney Poemaları" nın ilki olan ve kahramanının gerçek bir Rus yaşamından esinlenildiği Kafkas Tutsağı’nda, yaşadığı kentin boğucu ortamında umudunu ve yaşama sevincini yitiren, toplumdan kopmuş, özgürlük sevdalısı bir Rus gencinin Kafkasya’ya gidişi ve tutsak edilişi, Çerkezler'in yaşam biçimi, inanç ve gelenekleri, savaşma özlemleri, konukseverlikleri gerçek ve sade bir dille anlatılmıştır. GAVRİLİADA Puşkin’in aşk acısı sebebiyle Tanrı'dan uzaklaştığı bir dönemde yazdığı Gavriliada, İncil’deki Meryem’le ilgili Doğum Müjdesi öyküsünden yola çıkılarak kaleme alınmıştır. Hıristiyan dinini ve Rus Ortodoks kilisesiyle alay eden ve aşağılayan din karşıtı öğeler bulundurması nedeniyle büyük tepki çeken poemanın basımı yasaklanmış ve Puşkin’in bir dizi kovuşturmaya uğramasına yol
Şiir
PoemalarAleksandr Puşkin · Yapı Kredi Yayınları · 2012136 okunma
Poemalar
Puan vermedi·280 syf.·
2026 65. kitabı
Aleksandr Puşkin 1820-1833 yılları arasında 13 poema yazıyor, bu türde başka taslaklar ve başlangıç dizeleri de bırakıyor. Ruslan ve Ludmila ‘ın ve yarım kalan Ejerski hariç bu baskısında 11 Poemadan oluşuyor. Poemalar Puşkin’in farklı dönemlerde kaleme aldığı şiirsel anlatılarının bir araya getirildiği bir derleme niteliğini taşıyor. Poemalar uzun şiirsel anlatılar epik şiirler ya da anlatı şiirleri anlamına geliyor. Kitabın girişinde de Puşkin’in poemalarının, şiirlerinin yanında çok önemli bir yer tuttuğu özellikle vurguluyor. Kitap sadece ayrı ayrı metinleri değil, aynı zamanda Puşkin’in sürgün yıllarını, romantik zamanlarını , tarihsel ve toplumsal meselelerle kurduğu bağı da bir araya getiriyor . Puşkin’in farklı yıllarda yazdığı şiirsel anlatıları çok yönlü bir edebi dünyanın içine çağırıyor. Metinlerinde kimi zaman aşk, özgürlük, yalnızlık, gurur ve kıskançlık öne çıkıyor, kimi zaman da savaş, sürgün, toplum, iktidar ve insanın kendi içindeki çatışmaları belirginleşiyor. Kafkasya’dan taşraya, saray çevresinden halk yaşamına uzanan geniş bir coğrafyada Puşkin’in hem güçlü bir şair hem de insan ruhunu iyi gözlemleyen bir anlatıcı olduğunu gösteriyor. Her poemayla birlikte başka bir kapı açıyor ama hepsi birleşince, şairin hayata, tarihe ve insana bakışını bütünlüklü biçimde hissettiren bir edebiyat yolculuğu oluyor. Puşkin’in şiir gücünü görmekle birlikte, zamanla değişen ruhunu bakışını ve anlatı dünyasını birlikte izlemek için de çok kıymetli bir kitap. Her metin başka bir duyguya, başka bir çatışmaya ve başka bir atmosfere açılırken, okur bir yandan şairin dilindeki lirizmi, bir yandan da anlattığı dünyanın sertliğini hissediyor. Şiirle hikaye arasındaki o özel çizgiyi seven ve klasik edebiyat içinde arayanlar için edebi bir yolculuk olacaktır. Herkese keyifli okumalar.
Bercesteden
PoemalarAleksandr Puşkin · Yapı Kredi Yayınları · 2012136 okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2021 12:25
3 kitabı aynı anda okumaktan ve birkaç şiir okuyup diğer kitaplara geçmekten dolayı bu kadar uzun sürdü. Kronolojik bir okuma sırası yapmıştım. Yine kitaptaki şiirleri çözümlemek için bir inceleme yazıyorum:  -- Kafkas Tutsağı, kentin boğucu ortamından kaçan, özgürlük ve bağımsızlık için yaşayan bir Rus'un Çerkesler tarafından yakalanıp esir edilmesini anlatır. Ve tabii ki esirimizin gözünden Çerkeslerin yaşam tarzını da imrenilesi bir şekilde görürüz. Çerkeslerin savaşçı, kahramanlık peşinde ve bir o kadar da misafirperver olduklarını görürüz. Bu şiirin yazılma dönemi Rus-Çerkes Savaşı'nın en hareketli dönemlerinden birine yakın olduğundan erkekleri agresif ve savaştan savaşa giderken görürüz. Çerkes erkekleri Ruslara karşı nefret dolu olsa da kızları onlara göre merhametlidir ve zulüm gören köleleri bir nebze olsun rahatlatmaya çalışırlar. Köleye acıma duygusuyla karışık bir hoşlantı duyan kızımıza köle her ne kadar olumsuz cevap verse de dürüsttür ve Çerkes kızı da onun kurtulup kaçmasına yine de yardımcı olur.  -- Gavriliada'da İncil'deki İsa'nın Doğuşu hikayesinden yola çıkılsa da Puşkin'in aşk acısı sebebiyle Tanrı'dan ve Ortodoksluktan uzaklaştığı bir dönemde yazılmış olduğundan ağır kinaye ve aşağılama bulunmaktadır. Hatta bu şiir isimsiz yayımlanmış, Puşkin bu şiir yaygınlaştıktan sonra bunu onun yazmadığını iddia etmiştir ancak sonrasında kabul etmiştir. Şiir Meryem Ana'nın alımlı ve genç bir Yahudi kızı olarak tasvir edilmesi ile başlar. Aciz, iktidarsız bir koca, evi idare etsin diye onu nikahına alıyor. Tanrı'nın peygamber için biçtiği ananın Meryem olduğunu fark eden Şeytan, Meryem'i baştan çıkarmaya çalışır. Ancak sonunda galip Tanrı olur, güvercin suretiyle Meryem'le ilişkiye girer ve İsa'ya hamile bırakır. Neden güvercin diye düşündüm ve aklıma
Edebiyat
PoemalarAleksandr Puşkin · Yapı Kredi Yayınları · 2012136 okunma
7/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2021 479. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2021 06:58
Puşkin olunca 200 değil 2000 sayfa olsa gözümde büyütmüyorum artık. Anlatımı kadar çeviri kalitesi de, baskısı da her şeyiyle bir bütün olarak mükemmel diyebilir miyiz? Evet. Kafkas Tutsağı, Gavriliada, Haydut Kardeşler, Bahçesaray Çeşmesi, Çingeneler, Kont Nulin, Poltava, Tazit, Kolomna’daki Küçük Ev, Bakır Atlı ve Ancelo ise içerik bilgisi olarak verilebilir. Poema, İspanyolca ‘şiir’ anlamında kullanılır. Ayrıca ‘yapılan şey’ ve ‘deyiş’ anlamları da verilir. İyi okumalar dilerim..
PoemalarAleksandr Puşkin · Yapı Kredi Yayınları · 2012136 okunma
POEMALAR...
9/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2021 15:26
ALEKSANDR PUŞKİN- GÜNEY POEMALARI Puşkin’in Byron’dan etkilendiği kuşkusuz bir gerçektir. Puşkin, Byron’a en çok Güney Poemalarıyla yakındır. Fakat Puşkin’in tarzı, Byron’ın tarzından önemli ölçüde ayrılıyordu. Byron, kahramanlarına hayrandır, onları ruhun devleri haline getirir. Puşkin ise romantik kahramanlara hak ettiklerini verir ve onları gerçek tecrübelerden geçirir. Özellikle bunu Romantizmden uzaklaşıp, Realizme yakınlaştığı “Çingeneler” poemasında görebiliyoruz. Puşkin’in ilk poemalarından birisi olan “Kafkas Tutsağı”nda ise ‘hayal kırıklığı yaşamış, ideallerini boş yere sarfeden toplumdan ayrılmış” kahramanı bir sebebe bağlar ve anayurdundan uzaklaştırır lakin bunu kahramana isteterek yapar. Bunların en aza indiği poema ise Puşkin’in yapıtlarında Romantizmin zirvesine ulaştığı “Bahçesaray Çeşmesi”nde görürüz. Doğu’nun anlatımı, Giray Han’ın tipik bir ‘byronic hero’ olması, Zarema’nın ihtiraslarına mahkum olması ve zavallı Mariya’nın yaşadığı olaylardan dolayı Puşkin’in, Byron’a en çok yaklaştığı poema da denilebilir. Aynı zamanda “Bahçesaray Çeşmesi”nde otobiyografik ögeleri görmek de mevcuttur. Bkz. Syf:94 “Buna benzer dünyevi güzelliği Ve tatlı bir bakışı daha anımsıyorum, Ona uçuyor gönlümün düşünceleri, Bu sürgünlüğümde onu özlüyorum… Çılgın yeter artık! Bu iş bitsin Beyhude özlemleri yeniden ateşleme, Mutsuz aşkın isyancı düşlerine Karşılığını çoktan ödedin…” GAVRİLİADA Gavriliada, Puşkin’in Tanrı’dan uzaklaştığı bir zamanında yazılmış bir poemadır. Bkz. Syf:64 “Ey, kanatlı Gabriel, bir şarkı yaktım senin için, Sana hasrettim uysal tellerin, Ateşli, kurtuluş şarkılarını… Koru beni, dikkatle dinle yakarışımı! Bu ana dek tanrıtanımazdım aşkta, Çılgın tutkunu genç tanrıçanın, İblisin dostu, hovarda ve bir hain… Tövbe edişlerimi beni
PoemalarAleksandr Puşkin · Yapı Kredi Yayınları · 2012136 okunma

Yazar Hakkında

Aleksandr PuşkinYazar · 47 kitap
Aleksandr Puşkin (Rusça: Алекса́ндр Серге́евич Пу́шкин; 6 Haziran 1799 - 10 Şubat 1837), Rus şâir ve yazar. Rusya'nın "ulusal şâir"i ve modern Rus edebiyatının kurucusu olarak kabul edilir. Yaşamı Aleksandr Sergeyeviç Puşkin, 6 Haziran 1799'da Moskova'da doğdu. Babası Sergey Lvoviç Puşkin, soylu bir ailenin ilk çocuğudur. Annesi Nadejda Osipovna Hannibal'in büyük dedesi Etiyopyalı Abraham Petroviç Hannibal, Rus Çarı I. Petro'nun vaftiz oğlu ve çarlık ordusunda seçkin bir subaydı. Puşkin, soylu bir ailenin üyesiydi. Annesi ve babası eğitimli insanlardı. Puşkin, ilk bilgilerini Fransız mürebbiyelerden edindi. Henüz sekiz yaşındayken Fransızca ve Rusça öğrenmişti. 11 yaşına geldiğinde özgürlükçü ve hicivci yazarlarını beğendiği Fransız edebiyatından etkilenerek Fransızca şiirler ve güldürüler yazmaya başlamıştı. Döneminin tanınmış şair ve yazarları, Puşkin'in evine gelip gidenler arasındaydı. Ancak hiçbiri geleneksel Rus masalları anlatan, Rus türküleri söyleyen dadısı kadar Puşkin'i etkilememiştir. Yaşlı dadısı Arina'nın anlattıklarının, Puşkin'in çocuk rûhunda önemli izler bıraktığı düşünülmektedir. İleride Rus halk şiiriyle, masallarla, konuşma dilinin deyimleriyle ve anlatım özellikleriyle tanışıklığını dadısın ve anneannesi Mariya Hannibal'a borçludur. Şiire başlaması Puşkin, on iki yaşına geldiğinde, aristokrat aile çocuklarına yönetime hazırlamak için Rus Çarı I. Aleksandr'ın Tsarskoye Selo'da (Çarın yazlık köyü) açtırdığı okula yazdırıldı ve bu okuldaki altı öğrenim yılı boyunca, tıpkı okulun diğer öğrencileri gibi, Petersburg'a gitme izni verilmeden dış dünyadan kopuk bir şekilde eğitim gördü. Şairlik yeteneğiyle arkadaşları arasında sivrildi. İlk şiiri "Şair Dost'a" (1814) Nikolay Karamzin'in Avrupa Habercisi dergisinde yayımlandı. Puşkin'in lise yıllarında yazdığı şiirlerinde gerçekçilik eğilimi açıkça göze çarpmaktadır. O dönem şiirinde kullanılmayan kaba ve gündelik sözcükleri kullandığı şiirleriyle Gavrila Derjavin'in dikkatini çekmeyi başardı. Artık ünlü bir şair sayılmaya başlayan Puşkin, Çar Köyü Lisesi'ndeki eğitimini 1817'de tamamladıktan sonra Petersburg'a giderek Dışişleri Bakanlığında çalışmaya başladı. Bu arada birçoğu yasaklanan özgürlükçü şiirleri ve taşlamaları, bu sıralarda halk arasında yayılmıştır. Rus edebiyatında ilk kez, şiir halk tarafından hayranlıkla karşılanmıştı. Puşkin, bu sırada Rus Çarı I. Aleksandr tarafından Kafkasya'ya tayin edildi ve burada ünlü Kafkas Esiri ve Bahçesaray adlı destanlarını yazdı. Gerçeği olduğu gibi aktarmayı tercih eden Puşkin'in eserlerinde ne klasik şiirin kuralcılığı, ne de Romantizm'in etkileri belirgin bir şekilde öne çıkıyordu. Sürgün yılları Kafkasya'dan dönen Puşkin'in Rusya'daki askeri yönetime karşı oluşundan dolayı dört yıl süreyle başkente girmesi yasaklandı ve ailenin sahip olduğu Mihaylovskoye köyünde yaşamak zorunda bırakıldı. Hükûmet tarafından oğlunu gözetim altında tutmakla görevlendirilen babası da görevini yerine getirmişti. Yirmi dört yaşındaki Puşkin, bu sürgün döneminde, yedi yıl sonra tamamlayacağı Yevgeni Onegin adlı romanını yazmaya başladı. Çingeneler, Peygamber ve Boris Godunov adlı önemli eserlerini de yine bu sürgün yıllarında yazdı. Bu yıllarda ülkesinde süregelen özgürlük mücadalesi dışında Yunan İsyanı ve İspanya ile İtalya'daki mutlakıyet karşıtı hareketleri yakından takip etti. 1820-1824 yılları arasındaki sürgün döneminden sonra Rus Çarı I. Nikolay tarafından Moskova'ya çağrılan genç şairin kaleminden çıkan her şey, artık çarın sansüründen geçecektir. Polis baskınları ve aşk serüvenleri ise Puşkin'in yaşamının ayrılmaz parçaları olmuştu. Evliliği Puşkin, bir baloda yüksek rütbeli ve emekli bir memurun kızı olan Natalya Gonçarova ile karşılaştı ve bu genç kıza aşık oldu. Puşkin, Natalya'ya evlenme teklif etti; Natalya ise şairin evlenme teklifini belirsiz bir tarihte cevaplamak üzere cevapsız bıraktı. Puşkin, bu durum karşısında umutsuzluğa kapılmış ve Moskova'dan uzaklaşmak istemişti. Bu nedenle, 1829'da, bir gözlemci olarak Rus ordusuna katıldı ve Osmanlı topraklarına geldi. Sonradan yazdığı "Erzurum Yolculuğu" adlı eserinde seyâhat izlenimlerini anlatan Puşkin'in, daha başka birçok eserinde de Erzurum'dan aldığı esinlerin izlerini bulmak mümkündür. Moskova'ya dönen Puşkin, Natalya'ya evlenme teklifini yineledi. Uzun çekişmelerden sonra Natalya'nın ailesini de ikna etmeyi başardı ve sonunda nişanlandılar. Bu evliliği istemeyen Natalya ise bu duruma kayıtsız kaldı. Natalya'nın bu olumsuz tutumu, ilişkilerinin sonuna kadar da bu şekilde devam etti. Puşkin'in eşi Natalya Gonçarova Bitmek bilmeyen soruşturmalar ve yasaklamalar yüzünden rahatsız olsa da, Puşkin yazmaya devam etti. Yevgeni Onegin, Don Juan, Veba Sırasında Ziyafet gibi manzum trajedyalarını ve Dubrovski, Maça Kızı gibi önemli eserlerini bu dönemde kaleme aldı. Gogol ile olan arkadaşlığı da bu döneme rastlamaktadır. Öyle ki, Gogol'a ünlü Ölü Canlar romanını yazma fikrini Puşkin'in verdiği söylenmektedir. Ölümü Bu dönemde hayatına George Charles d'Anthès adında biri girdi. Puşkin, kendisine yazılan birkaç imzasız mektup aracılığıyla, d'Anthès adındaki bu Fransız'ın karısı Natalya Puşkin'e kur yaptığını öğrendi. 1837'de d'Anthès'i düelloya çağırdı. 27 Ocak 1837'de St.Petersburg yakınında Kara Dere'nin bir köşesinde düellonun yapılmasına karar verildi. Puşkin'in şâhidi arkadaşı Danzas'tı. Düelloda kullanacağı silahı almak için gümüşlerini sattığı iddia edilmektedir. Düelloda Puşkin tarafından omzundan yaralanan d'Anthès, Puşkin'i karnından yaralamayı başardı. Büyük bir soğukkanlılıkla iki gün boyunca can çekişen Puşkin, şubat ayında bir öğleden sonra hayata gözlerini yumdu. Şâirin ölüm haberi duyulunca evinin önünde toplanan halk, Yevgeni Onegin'in son baskısını tüketti. Şairin ölümü üzerine başlayan huzursuzluk, neredeyse hükümete karşı bir ayaklanma noktasına geldi. Olayların kontrolden çıkmasından çekinen polis, bir gece yarısı şairin tabutunu gizlice kiliseden aldı ve Mihaylovskaya köyüne götürerek toprağa verdi. Hakkında Gogol'un “Puşkin, olağanüstü bir olaydır.” ve Dostoyevski'nin de daha mistik bir tavırla “Puşkin, bize gelecekten haber veren bir ermiştir.” dediği Puşkin, modern Rus edebiyatının oluşmasına en büyük katkıda bulunan edebiyatçı olarak kabul edilir. Puşkin, klasik Batı edebiyatını ve Rus halk ruhunu sentezleyerek, Rus edebiyatında “gerçekçilik akımı”nı başlatan öncü bir isim olmuştur. Aleksandr Puşkin'in düello günü uğradığı son yer, Peterburg Nevski Prospekt'de Wolf's şekercisidir (şimdiki Cafe Litteraturnia). Bu cafede Puşkin'in balmumundan bir heykeli bulunmaktadır. Eserleri Ruslan i Lyudmila – Ruslan ve Ludmila (1820) (şiir) Kavkazskiy Plennik – Kafkas Esiri (1822) (şiir) Bakhchisarayskiy Fontan – Bahçesaray Selsebili (1824) (şiir) Tsygany, – Çingeneler (öyküsel şiir) (1827) Arap Petra Velikogo – Büyük Petro'nun Arabı (tarihsel roman, bitirilmemiş) (1828) Poltava (1829) Küçük Trajediler (1830) Boris Godunov (1825) (dram) Papaz ve uşağı Balda'nın hikâyesi (1830) (şiir) Povesti Pokoynogo Ivana Petrovicha Belkina – İvan Petroviç Belkin'in hikâyesi (5 kısa hikâyeden oluşur: Atış, Kar Fırtınası, Cenazeci, Menzil Müdürü ve Bey'in Kızı) (1831) (düzyazı) Çar Saltan Masalı (1831) (şiir) Dubrovsky (1832-1833, yayınlandı1841, roman) Prenses ve 7 Kahraman (1833, şiir) Pikovaya Dama – Maça Kızı (hikâye) (1833) daha sonra operaya uyarlanmıştır. Altın Horoz (1834, şiir) Balıkçı ve Altın Balığın Hikayesi (1835, şiir) Yevgeni Onegin (1825-1832) (şiirsel roman) Mednyy Vsadnik – Bronz Süvari (1833, şiir) Yemelyan Pugachev isyanının Tarihi (1834, düz yazı) Kapitanskaya Dochka - Yüzbaşının Kızı (1836, düz yazı) Kirdzhali – Kırcali (kısa hikâye) Gavriiliada Istoriya Sela Goryukhina – Goryukhino Köyü'nün Hikayesi (bitirilmemiştir) Stseny iz Rytsarskikh Vremen – Şövalye Hikayeleri Yegipetskiye Nochi – Mısır Geceleri (kısa şiirsel hikâye, bitirilmemiştir) K A.P. Kern – AP. Kern'ne (şiir) Bratya Razboyniki – Haydut Kardeşler (oyun) Graf Nulin – Kont Nulin Zimniy vecher – Kış akşamı Puşkin'in birçok eserini filolog Metehan Mollamehmetoğlu Türkçeye çevirmiştir.