Aşk ve heyecan, çarpıcı örneklerle eleştiri, okur için derin edebî haz, yazarın bu eserinde de yoğun olarak vardır. Bir şey daha var: Tanabay’ın( ana karakter) o çok özverili ama çileli hayatını okurken, onun gençliğinde yürekten bağlandığı bir siyasî rejimin, komünizmin, can çekiştiğini, bugünkü dağılma ya da çöküşün kaçınılmazlığını da görüyoruz bu çok duygulandıran ve düşündüren romanda.
Kitapta güzellik, arkadaşlık, aşk, tutku, ihtiras gibi kavramların sıkça sorgulandığını söylemek mümkün. Peyami Safa’nın “Bir kadın harikulade güzel olabilir fakat sevilmesi için bu mühim bir sebep değildir” diyerek karaktere söylettiği bu söz kitabın ana fikri niteliğindedir. Fazla aşkın veya içerisinde bir katre dahi mantığın bulunmadığı aşkın insanları kör edeceği şu cümlelerle okuyucuya sunulur;”Aşıklar bazı çok zeki, fakat ekseriya dünyanın en kör ve budala insanlarıdır.”
Yaşar Kemal’in gerçek bir olaydan esinlenerek kaleme aldığı Yılanı Öldürseler, küçük bir çocuğun ailesinin ve çevresinin baskılarıyla adım adım suça itilişini ele alır. Edebî eser ile toplum arasında sıkı bir bağ vardır. Yılanı Öldürseler de toplumun belirli bir kesitinin düşünce, davranış ve eylemlerinin yansımasıdır. Bu çalışmada Yılanı Öldürseler romanı, nitel araştırma yöntemleri ile sosyal çevre ve suç ilişkisi ekseninde ve çocuk suçluluğu kavramı çerçevesinde incelenmiştir.
Eserde modern topluma ilişkin eleştirilerini en çok ekonomik etkenleri ön plana çıkartan yabancılaşma açısından ele aldığı tespit edilmiştir. Çünkü bu öyküde yabancılaşmanın kaynağında daha çok
Tamamen gerçeklere dayanan kişisel hikâyelerden, acılardan yola çıkan Sinan Akyüz, sadece siyasi meseleleri etkili bir biçimde ortaya koymakla kalmıyor, mikro düzeyde iki insan arasında komşu, arkadaş, sevgili, akraba oluşan duyguları da ustalıkla gözler önüne seriyor.