Stefan Zweig'ın 3 kısa ve etkili öyküsünden oluşan , isterseniz bir çırpıda bitirebileceğiniz bir kitap. Öykülerin konusundan kısaca bahsedelim.
İlk öykümüz , kitaba da adını veren Lyon'da olan bir düğünü anlatıyor.Lyon kenti işgal altında ve bir grup insan yarın katledilmek üzere mahzen gibi bir yerde tutuluyor.Birbirine deli gibi aşık iki genç için, bu herkesin ölümü beklediği umutsuz mecrada, yapılan düğünü anlatıyor.
İkinci öykümüz biri kız biri erkek olan farklı sebeplerden toplum tarafından hor görülen , dışlanan iki insanın neler hissettiklerini birbirine anlatmasını konu alan bir öykü.
Üçüncü öykümüz doğuştan burnu olmayan onun yerine sadece iki tane delik olan , insanların ona ''kuru kafa'' diye iğrenç bir lakap takılıp küçüklükten beri toplumdan dışlanan bir kadının , erkek bir çocuk sahibi olmasıyla gelişen olaylar zincirini anlatan öykü.
Beni en çok etkileyen ikinci öykü oldu. Kendi seçimi olmadığı halde diğer insanlardan farklı doğduğu için toplum dışından hor görülen , kötü davranılan , sürekli kırıcı sözlere mağdur kalan bu insanların aklından geçenleri okumak, üstelik bu durumda olan insanların günümüzde de var olduğunu bilmek, öyküyü ekstra etkileyici yapıyor. Her şeyi dış görünüşte arayıp , dışı güzel olmayan bir şeyin içini merak etmeyen insanlardan bir kez daha tiksindiğim bir öykü oldu.
Diğer iki öykü de ikinci öykü kadar güzel, okuyacak dostlarıma keyfili okumalar diler ''İş Bankası Kültür Yayınlarından'' okumalarını öneririm.
"Ben sana rehber değil, ancak yoldaş olabilirdim, fakat yolu ikimizde bilmiyorduk ve birbirimize yük olmaktan, birbirimizi şaşırtmaktan başka bir şey elimizden gelmiyordu."