Shakespeare okumayın!
Evet, doğru duydunuz.
Shakespeare okumak size ve yakın çevrenize ciddi zararlar verebilir!
Hiç aklımda yokken, tiyatro okumayalı yıllar yıllar olmuşken tanıştım Macbeth eseriyle. Tanışma o tanışma Romeo ve Juliet takip etti kendisini. Akabinde Soneler. Baktım ki adam elini neye değdiyse muhteşem işler çıkarmış, bir gülün rayihasına kapılır gibi kapıldım kalemine. Yine hiç aklımda yokken Hamlet'i okurken buldum kendimi. Diyeceğim o ki okumayın. Bağımlılık içerir. Bir kereden bir şey olmaz der ve istemsizce bu sonlarla devam edersiniz. Okudukça üzülür, üzüldükçe okur, kendinizi alamadan devam edersiniz.
Hadi canım sen de!
Altı üstü bir sanatçı.
Nice kalemler var ondan yetenekli!
Dünyanın en iyisi demiyorum, diyorum ki yazdığı dönemden itibaren milyonları etki altına almış, oyunları dünyanın her yerinde oynanmış, sadece kitapları üzerine binlerce kitap yazılmış. Eline alınca bırakamadığın, orijinal dilinden çıkmasına rağmen üslubuna doyamadığın bir şair, oyun yazarı...
Hamlet!
Ölüm, ihanet, intikam, entrika...
İnsanın en yakınına bile güvenini sorgulatacak bir eser.
Görmedik mi bu zamana kadar kendi çıkarları uğruna en sevdiklerini dahi hiçe sayanları?
Ve devam ediyoruz görmeye de.
Peki ya onlarla yapılacak mücadele?
İşte burada devreye giriyor Hamlet!
Ne çok güveniyoruz değil mi bazı insanlara?
İlla bir hayaletin mi yön vermesi gerekir bize, bu sana bunları yaptı, ondan intikamını almalısın! diye.
Birkaç cümleyle bahsetmek isterim içerikten, saymazsanız spoiler eğer!
Bir kralın ölümü... Kralın ardından oğlunun geçmesi gerekirken tahta geçen, bu uğurda kardeşini öldüren ve onun eşiyle evlenen bir baba. Tüm bunların "öcünü" almak için amcasıyla mücadeleye girişen bir oğul. Tıpkı bir Türk filmi gibi değil mi! Kim bilir nelere ilham oldu
Bu kitap yorumunu Instagram'daki "alintilarlayasiyorum" profilimde de okuyabilirsiniz: instagram.com/p/CpQMRltNmGL
Bilinen bir adamdan bilinmeyen bütün kadınlara...
Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak her yaşa uygun harika kitaplar önerdim. O yüzden kitap önerisi alabilmek için yorumlara bakabilirsiniz.
Geçen yıl içinde başlattığım 1000kitap Nostalji Kuşağı'na devam ediyorum ve yıllar önce okuduğum kitapları şu an bulunduğum yaşın düşünceleriyle yorumlamak için tekrar okuyorum. Bazı kitaplar farklı yaşlarda tekrar okunmak için yazılır bence. Hele ki o kitabı Stefan Zweig gibi bir yazar yazmışsa...
Zweig'ı ülkemiz novella tarzındaki kitaplarıyla tanısa da aslında biyografileri daha önemli bir yazardır kendisi. Fakat maalesef ülkemizde biyografi okuma kültürü yok denecek kadar az. O yüzden Zweig'ı biyografileriyle değil de bu kısacık kitaplarıyla tanımış olmamıza da pek şaşırmıyorum.
Stefan Zweig, kendi adıma çok özel bir yere sahip. Bundan 5 yıl önce okuma alışkanlığı kazanmamı sağlayan ve muhteşem psikolojik çözümlemeleriyle kitaplarını tek tek okutturan bir yazardı kendisi. Çünkü zamanında ben de herkes gibi İş Bankası'nın şeker niyetine sattığı ince kitapların akımına kapılmıştım. Ama yıllar geçtikten sonra şimdi daha sakin bir gözle onu ve yazarlığını değerlendirebiliyorum.
Zweig'ın etkisi kendisinin yazdıklarından çok, beni Dostoyevski, Musil, Proust, Oğuz Atay ve Tezer Özlü gibi yazarların yoluna sevk etmesiyle birlikte oldu. Benim için bir tabelaydı Zweig. Ben de onun bana gösterdiği kelime feneriyle birlikte edebiyat denen bu yolda yürümeye başladım. Emekleyen bir okurun yürümesini ve ardından koşabilmesini sağladı kendisi.
Bu yoldaki tabelalardan bir tanesi de yıllar sonra tekrar okuduğum Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kitabı oldu. Bir çocuğun
“ Kendi seçimlerimizin altında yatan nedenlerin çoğunlukla farkında değilizdir.Beynimiz çevreden sürekli olarak bilgi toplar ve bu bilgiyi de davranışlarımıza yönlendirmede kullanır; ancak çevremizdeki etkenlerin farkında değilizdir çoğu zaman. Hazırlama (priming) adı verilen : bir şeyin, başka bir şeyle ilgili algıyı etkileyebileceğine bir örnek verelim :
Elinizde sıcak bir içecek olduğunda ,bir aile bireyiyle olan ilişkinizi anlatırken daha olumlu; soğuk bir içecek olduğunda da belki biraz daha olumsuz bir tavır takınabilirsiniz. Nedeni : ilişkilerde sıcaklığı değerlendirmede devreye giren mekanizmaların, fiziksel sıcaklığı değerlendirmede devreye giren mekanizmalarla çakışması ve birinin diğerini etkilemesidir. „
Arkadaşlar tabii ki bu sene 33 kitap okumadım daha önceki okuduğum kitapları ekleyince böyle bir rakam çıktı...
Bu sene 3 tane kitap okudum ve şimdi sizden bir ricam 4. kitabımı sizin seçmenizi istiyorum.. En çok yazılan kitabı okumaya başlayacağım.. Şimdiden teşekkürler..