Hilal

bir şehrin uzak semtleri gibi gözlerin üzgün, kara, ayaklanmaya hazır
Sayfa 140 - TİYO, 58. Baskı
tez kızaran güllerden kendini sakın sevgiler ürkütsün seni
TİYO, 58. Baskı
sen o baygın sevgilerin adamı değilsin. sana yaşamak düşer çarkların gövdesinde bin demir kapıyla hesaplaşmaktan omzun çürümelidir bin çeşit güneşle ovulmalıdır gaddar ellerin yürü yangınların üstüne, kendi alevini de getir çarpıntısız dakikası olur mu devrimcinin
Sayfa 144 - TİYO, 58. Baskı
Ağlamadan dillerim dolaşmadan yumruğum çözülmeden gecenin karşısında şafaktan utanmayıp utandırmadan aşkı üzerime yüreğimden başka muska takmadan konuşmak istiyorum.
Sayfa 143 - TİYO, 58. Baskı
“ölümden korkup da sonunu sayan ölür gider yâr koynuna giremez”
Sayfa 137 - TİYO, 58. Baskı