Deniz

Deniz
@Denizxan
“Hiçbir yerin ortasında.”
8/10
·191 syf.··
2025 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2025 22:47
İlk kez bir Tv programında denk gelmiştim Şule Gürbüz’e , dünyada ama buraya ait değilmiş gibi çıkan sesi , büyük bir dikkat ve derinlikle dışarı dökülen sözcükleri ile beni hem şaşırtmış hem de sarmıştı. Burada ilk kez kapıyı araladım Şule Gürbüz’e Yazar kimliği ile tanıştığım ilk kitabı olan Kamburu okuduğumda bu kitabın 18 yaşında bir genç kadın tarafından yazıldığını kabul edemedim. Çünkü bu kadar farkında olmak , bu farkındalığı bu denli anlatabilmem öyle bir yaş için pek mümkün gelmedi bana. Oradaki kamburun dünyaya dönük yüzü ile söyledikleri çok gerçekçi ve vurucuydu. Sözcüklerinin garip bir tılsımı var. Bir mana işçiliği yapıyor . Bunu Coşkuyla Ölmek kitabında da sürdürüyor. 4 bölümden oluşan kitapta her hikaye kişisi diğeri ile ilişkili . Bir hayat ve anlam arayışını konu alan eserde dönüp duran ve yerini arayan ama bulan ya da bulamayan karakterleri anlatıyor. Kitabın bazı bölümleri bana Albert Camus’un Yabancı’sını anımsattı. Çok benzer yanları var. Daha fazla söz açıp büyüsünü bozmamak adına burada bırakıyorum. Yüzü ve kulağı içine dönük olan herkesin büyük bir sabır ve keyifle okuyacağı bir kitap, şunu da eklemek gerek ki Şule Gürbüz’ü okuyan ve ona anlam olarak yaklaşan okur büyük kazançtadır. Coşkuyla Ölmek Şule Gürbüz
Alıntı
Coşkuyla ÖlmekŞule Gürbüz · İletişim Yayınevi · 20213,112 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·112 syf.··
2023 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2023 23:06
Sanıyorum ki dünyanın her yerinde durum şöyledir : Bir şeyler yaşanır, bir yaşam başlar, bir yaşam biter, bir kadın öldürülür, bir çocuk istismar edilir … herkes bir şekilde bunu bilir ama susar. Suskunluk ilk ailede başlar bazen sonra topluma sirayet eder. Korkuyla, çekingenlikle kadınlar, çocuklar neye maruz kalırsa kalsın susmaya alıştırılır. Sonra ülkemizin ya da dünyanın herhangi bir yerinde o bağırmaktan artık kesilmiş sesler dile gelir, cesaretlenir ve söyler “Amcamdı, komşuydu , korktum, konuşamadım” O küçük çocuklar daha yaşama başlamadan dünyanın daha doğrusu insanın pisliği ile yüzleşirler , bu tüm coğrafyalarda böyledir. O yüzden Firdevs bir sokak ötede de yaşıyor olabilir bün fersah ötede. Değişen tek şey isimler sadece Kendi isminin hakkını bu kadar iyi verebilen ender kitaplardan biri “Sıfır Noktasındaki Kadın” … Kısacık ama ağırlığı altında hepimizin ezildiği bir kitap . Hayatsız bir kadın olan Firsevs’in baba, anne sevgisinden mahrum çorak bir ailede var olamama öyküsü. Defalarca umut edip her defasında yıkıma uğrayan Firsevs’in korkusuz bir deve dönüşmesinin hikayesi. Sıfır Noktasındaki Kadın veya orijinal ismiyle “Woman at Point Zero”, Mısırlı aktivist yazar Neval El Seddavi’nin Yazarın, Katalan Cezaevi’ne yaptığı psikiyatri temelli ziyaretleri sırasında adını gardiyanlardan duyduğu Firdevs isimli idam mahkûmu ile görüşmesi sonucu ortaya çıkıyor kitap. Firdevs’in yaşamı erkek egemenliğinin dinle daha da yoğrulup katılaştırıldığı bir toplumun içinde bir kadın olarak tüm kadınlar gibi var olmaya çalışır. Ancak yaşam, özgürlük, evlilik, eğitim ne varsa hepsi erkek egemenliğindedir. Kadın ise erkeğe hizmet etmek için vardır ve kıymeti yoktur. Kitabın şu bölümü kız çocuklarının , kadının kıymetsizliğini korkunç bir şekilde dile getirir sanırım
Edebiyat
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,3bin okunma
Bavula Sığmayan
6/10
·232 syf.··
2023 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2023 13:53
Nermin Yıldırım’a geç kalmış olarak ilk kez Dokunmadan kitabı ile rast geldim. O kitabındaki anlatım dili, yüzünü coğrafyanın içine yöneltme biçimi çok hoşuma gitmişti. Onunla olan okuma yolculuğuma bu sebeple devam ettim. Romanlarından evvel öykülerini okumak daha mantıklı geldi. Tüm bu sebeplerden ötürü sıcaklardan bunalmışken serin öyküler iyi gelir diye düşündüm. Bavula sığmayan kitabı adını içindeki öykülerden birinden alıyor, her ne kadar öykü beni çok derinden etkilemese de isim- Bavula Sığmayan- bir kitap için çok çarpıcı bir isim. Kitap üç bölümden ve bu bölümlerin alt bölüm öykülerinden oluşuyor. İlk bölümde anlatım oldukça yoğun aynı olay mevzu bahis olayı yaşayan kahramanların gözünden , dilinden ayrı ayrı anlatıyor. Anlatımın her karakterin gözünden yapılması ayrıca sevdiğim bir yol oldu. Nermin Yıldırım sanki uzunca yıllar hep bakmış ve gördüklerini belleğine kaydetmiş de artık taşıyamaz hale gelince döküp durmuş ve sayfalarca kitap olmuş. İşte Bavula Sığmayan tam da böyle bir şey eser fikrimce. İlk iki bölümdeki öyküler oldukça yoğun bir anlatıma sahip ve lezzetli bir dil ile kaleme alınmış. Üçüncü bölümdeki öykülerde oldukça kısa bana göre durum öyküleri. İşte bu öykülerin yeri sanki bu kitap olmamalıydı. Çünkü artık öyle bir noktaya geldim ki okurken öykü zehirlemesi yaşayacaktım. Belki de kitap sadece ilk iki bölüm olan “Aile Yalanları” , “ Dolunay Kaçıkları” dan oluşsa çok daha iyi olurdu. Üçüncü bölüm olan Kronos Aylakları içindeki öyküler ise başka bir kitapta toplanabilirdi. Genel gözlemim şu ki Nermin Yıldırım bu öykülerinde de semtimizde, sokağımızda yaşan komşumuzu, cinsel eğilimi sebebiyle kabul edilmeyenleri, geleneğin kıskacında ruhen ölenleri, kadın olarak öldürülenleri , çocuk olarak sevilmeyenleri yani hepimizi anlatmış. Hepsi
Edebiyat
Bavula SığmayanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20225,5bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2023 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2023 23:02
Çocukluğumuz boynumuza asılı bir ip gibi yaşamımız boyunca peşimizden gelir, kimimiz bu ipinde farkında olarak yaşar, ipini tanır. İpin boyunda bıraktığı yaraları sarar, o yaralarla yaşamaya çalışır. Kimimiz ise o ipi ne hisseder ne de görür ölene dek. Uzun zaman önce okuduğum Ayfer Tunç’un Dünya Ağrısı kitabında geçen “ İnsan bir uçurumdur.” cümlesi Dokunmadan kitabını okuduktan sonra ben de şöyle evrildi. “İnsan boynunda taşıdığı çocukluğu ile bir uçurumdur. “ Nermin Yıldırım’ın okuduğum ilk kitabı oldu Dokunmadan, okuyup sevdiğim - erken okuyamadığım için hayıflandığım- ilk kitabı. Ana karakter Adalet ölümün soğuk nefesiyle denk geleceğini bildiği o gün fark ediyor boynundaki çocukluk ipini , o ipin yaşamında açtığı yaraları, günahları … Sonra o ipin bir ucuna asılıp bir yolculuğa atıyor kendini. Yol aldıkça kendiyle , şehirler ve insanlarla yüzleşiyor. Aslında bir günahın bedelini ödemek için çıkıyor yola ama yolda sevmeyi, cesaret etmeyi ve en nihayetinde ölmeyi öğreniyor. Karışık , anlamsız dünyanın içinde debelenen insanlara, dünyaya dokunmayan bir karakter Adalet. Sadece kendi sesiyle can verdiği bir Hülyası var . Gerisi sevgisiz, suçlu, yaralı bir çocukluktan olma bir genç kadınlık . Adalet’in yeryüzünde bir yere ait hissetmeyişi kalbime dokundu. Karakteri ve kurguyu o kadar özenle yapmış ki kitabın bir çok noktasında bir okur olarak beni kalbimden vurdu, okunması, bilinmesi gerekiyor Dokunmadan kitabının. Alıntılar : “Yaşamaya çalışmak biz ölümlülerin ekseriyetle yaptığı bu “ Çözülen bir yumaktan ziyade, giyilmekten yıpranmış eski bir hırkayı sökmeye benziyordu hatırlamak. “ “Neresi olduğunu bilmediğim bir yerim sızlıyor. “ “Bazı varlar var sayılmaz.” “Kimsenin birbirine değecek cesareti göstermediği bu hercümercin ortasında herkes anca kendine
1000k
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma
Puan vermedi·190 syf.··
2023 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2023 23:37
Yazar Romain Gary’in Emile Ajar takma adıyla yazdığı Onca Yoksulluk Varken 10 yaşındaki Momo isimli bir çocuğun gözüyle, duygularıyla dönemin ötekileri olan Fahişeleri, trans bireyleri, göçmenleri anlatıyor. Eserde yaşamını fahişelik yaparak kazanan Madam Rosa’nın artık bu işi yapamaz hale geldikten sonra kendi gibi bu meslekteki kadınların çocuklarına bir ev- yuva- sunuyor. Yaşamda kendine yer edinememiş Bayan Rosa bu çocuklarla yaşamda var olmaya çalışıyor. Bu çocuklardan biri olan Momo- Muhammed- Arap bir çocuktur. Anne babasını bilmeyen, kendini dahi bilmeyen bir çocuk ile Rosa arasında gelişen ilişki romanın temel izleğini oluşturuyor. Emile Ajar’ın birinci tekil kişi ağzı ile ele aldığı romanında bir çocuk üslubu kullanıyor. Bu açıdan eser edebi üslup kaygısı taşımadan yazılmış. Benim gibi kitabı okurken yazı dilini, sanatsallığı önemseyen bir okur için biraz havada kalan cümleler oldu. Ancak temelde işlediği konular günümüzde de hala var olan sorunlar. Madam Rosa karakterinin konuk olarak aldığı çocukları dinlerine, kültürlerine uygun olarak yetiştirme gayesi oldukça saygıya değer. Bu çocukların en nihayetinde kendi evlerine, kültürlerine, dinlerine, dillerine döneceği varsayımından yola çıkarak bunu yapıyor. İşlediği konu itibariyle ilk kez böyle bir kitap okuyor oluşum elbette merakımı cezbetti, irdelenip ele alınacak birçok unsuru barındıran kitap okunması kolay ve keyifliydi. Okuyacak herkese keyifli okumalar .
1000k
Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar) · Sel Yayıncılık · 20225,8bin okunma