Yürüyüş şekillerinden insanların kim olduğunu ayırt edebilirdi. Matthew'unkiler büyük ama sertti, sanki botları ayaklarına büyük geliyormuş ya da çok ağırmış gibiydi.
Tüm hayatı boyunca bir ev, bir bahçe, kendine ait bir oda istemişti. Ancak bu arzuların arasına gizlediği başka bir şey daha vardı: bir aile. Onu sevgiye boğacak ebeveynler. Onu önemsedikleri için ona takılan kardeşler. Büyükbaba ve büyükanne, teyzeler ve dayılar, kuzenler. Olivia'nın aklındaki aile büyüyen, kökleri ve dalları olan bir meyve bahçesi gibiydi.
Ancak onun payına tek bir tane, suratı asık ağaç denk gelmişti.
Ne var ki çok az sayıda ve insana en az benzeyenler de onlar. Yine de her zaman, insan olabilecek ama henüz olmamış, ya da geçmişte insan olup da şimdi olmayan, ya da insan olması gerekirken olamayanlarla karşılaştığınızda gözlerinizi ondan, elinizi de baltanızdan ayırmayın.