Birdboy, yaşamın iğrençliklerinde kendin olmak ve yalnızlığına, kendine, herkese savaş açmak ve yine de var olmak. Ölümüne ve yaşamına rağmen var olmak ve iz bırakmak, ışık saçmak.
Fahrenheit 451 kitabını okuyup anlayan varsa anlatabilir mi? İthaki sağ olsun anlamamamız için uğraşmış, kitabı okumak imkansız hale gelmiş. İngilizcesi de böyleyse lütfen söyleyin. Ona göre okumamaya karar vereceğim de.
Biyokimya bile bundan daha anlaşılır.
ATAMIZ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK daha çok bilinmeli, detaylı öğrenilmeli. Etkinliği yapan Grekov Kafkayevski arkadaşımıza teşekkür ederim. Özellikle eğitim hayatından detaylı bahsedilmiştir umarım da nasıl yapabildiğini ve kendini nasıl geliştirebildiğini görmüş oluruz.
biyografi, otobiyografi türünde yazılmış kitapların okuyucusuna anlattığı kişi özelinde verdiği bilgiler bence önemlidir..
anlatılan kişinin üzerine eğildiği, uzmanlaşmak istediği konu, alan, meslek vb. özelinde bu süreçte yaşadığı zorluklar, elde ettiği kazanımlar, yaşadığı kayıplar, edindiği tecrübeler.. okuyucuya gerek o kişi hakkında yeni bilgiler sunar gerek okuyucunun kişi özelinde bildiklerini kendisine hatırlatır gerekse de kitapta kendisi özelinde anlatılanları okuyan okuyucu okudukları ile kendisini hayata karşı, üzerine eğildiği konu, alan özelinde motive eder..
çok farklı alanlar üzerine çalışmalar yapan kişilerin çokça farklı kişiler tarafından yazılmış biyografi romanları, biyografi çalışmaları var..
bu biyografik eserlerin bazıları -bence- kimi kişi, gruplarca önemli, değerli, güzel, okunması gereken çalışmalar iken kimi başka kişi, gruplarca da tam tersidir..
bazı biyografik eserler ise -bence- bu gruplaşmaların üzerinde gerek ulusal gerek evrensel olarak önemlidir..
gerek ulusal gerekse de evrensel önemli olan biyografik çalışmalardan birisi de -bence- Mustafa Kemal Atatürk üzerine yazılmış eserlerdir..
zira kendisi üzerine yazılmış biyografik çalışmalar dönemin emperyal güçlerinin belirli bir bölgedeki çıkarlarını anlatması, belirli bir bölge üzerinde yer alan bir ulus üzerinde yaşayanlara reva gördüklerini anlatması özelinde evrensel, bu belirli bölge ve bu belirli bölge üzerinde yaşayan ulusun kendisini yok etmek, müstemleke yapmak isteyenlere verdiği mücadeleyi anlatması özelinde ulusal olarak değerlidir..
yine Mustafa Kemal'in özelinde yazılmış biyografik çalışmalar bize Mustafa Kemal'i anlatırken gerek açıkça gerekse de üstü kapalı o dönemin siyasi, toplumsal, kültürel, ekonomik, askeri vb. alanları hakkında bilgiler vermesi bakımından da -bence-
Ben yokum diye -11 bile oluşacak anlaşılan. Ben geldiğim zaman neden bu soğuğu getirmedin? Soğuğu gördüm içim huzur doldu.
Benim gördüğüm en düşük sıcaklık -4 idi zamanında. O kadar da soğuk gelmemişti bana. Açıkçası hala abartıldığını düşünüyorum Ankara soğuğunun. Abartanlar da Ankaralı olanlar genelde. Güneyden gelenler için zaten en ufak sıcaklık düşüklüğü soğuk oluyor. Umarım kar yağıyordur da tadı çıkarılır.
Açıkçası benim çok merak ettiğim bir eserdi ancak bir halt anlamadım. Samuel Beckett tarzını az çok bildiğim ve diğer kitaplarında da ne konu işlediğini bildiğim bir yazar olsa da ilk okuma tecrübemdi. Tamam Godot gelmeyecek isminden bunu anladık da tam olarak neden bahsettiğini anlamadım ben kitabın.
Düşünelim haydi. Yorumlara ve yazarın tarzına baktığımızda hafızanın değişkenliğini, hayatın değişkenliğini anlatarak bunun bizim gözümüzde ne derece değişebildiğini mi anlatıyor? Mesela arkadaşımızla olan konuşmalarda bile birbirimizi asla dinlemediğimizi, ne söylersek söyleyelim duyulamadığımızı mı söylüyor? Peki durumların sadece çok kısa sürede değişebileceğini söyleyerek mi bize haber veriyor? Hepsi mi yoksa?
Godot ilginç bir oyundu bence. Beğendim mi yoksa beğenmedim mi anlayamıyorum. Tamam yazar da anlaşılmayı düşünmemiş bence. Belki de Rick and Morty #1 dizisindeki Rick gibi hissediyordur kendini bilemedim.
Acaba bekleyişlerimizin çok uzun sürdüğünü ve asla gelemeyeceklerini mi anlatmaya çalıştı?
Bir noktada varoluşsal problemlerde ölüme gitmek isteyen birinin bunu bile becerememesi ve bekleyişlerin sonucunun her zaman ölüme çıktığını, aslında bizim sadece tek bir şeyi, ölümü beklediğimizi mi anlatmaya çalıştı? Bilmiyorum. Kitap neyi anlattı fikrim yok.
Sadece varlığımızın anlamsızlığı bile olabilir anlattığı.
Özellikle Lucky karakteriyle ilgili bir şey demeyeyim ama anlaşılamamak ve bunun isteğini mi bize dile getirdi acaba o cümleler dizisinde bize?
Belki de düşündüğümüz kadar da iyi anlayamıyoruz dünyayı ama en önemlisi de kendimizi. Bir kendilik manifestosunun bekleyiş hali mi bu kitap?
Dediğim gibi bilemiyorum. Anladım diyen varsa bana da açıklarsa sevinirim. Düşünmeyle her şeyi çıkarırım çünkü bu eserden ama aslında anlamsız da olabilir.