Suyu Arayan Adam
İlber Ortaylı'nın okunmasını tavsiye ettiği kitaplar listemde bulunduğu için okumaya başladığım bu eser Şevket Süreyya Aydemir'in otobiyografik bir eseridir.
Birinci cihan harbi ve sonrasındaki Türkiye'yi tanımak, savaşın iç yüzü hakkında bizzat içinde bulunan vatan evladının ağzından dinlemek, o dönemin halkının içinde bulunduğu duygu ve yaşadığı karmaşayı hissetmek, Anadolu'nun garipliğini bakımsızlığını, orayı ilk kez gören birinin ağzından işitmek isterseniz kitaba mutlaka göz atmalısınız derim.
Kitabın adını ilk duyduğumda kafamda ciddi ciddi "suyu arayan adam" figürü canlandı. Hani Nuri Bilge Ceylanın "Ahlat Ağacı" filmindeki baba karakteri vardı tarlasında sürekli su arayıp duruyordu ve insanlar tarafından ötekileştiriliyordu. Farklı bir tipti sevgili Dosto'nun şu yeraltı insanlarından biriydi ve ben kendisini çok sevmiştim. Ama Şevket Süreyya Aydemir'in oradaki karakterle pek bir ilgisi yok tabi...
Sayın Aydemir Balkan göçmeni bir ailenin çocuğu olarak 1897 de dünyaya gelmiş. Okuma yazmayı kendisine annesi hanımefendi öğretmiş. Mahalle Mektebi, Askeri Rüştiye, Kuleli Askeri Lisesi ve Edirne Öğretmen Okulu' nu bitirmiş muhterem bir şahsiyet...İki abisini savaşta kaybedince gönüllü olarak savaşa katılmış kendisi (1914-18) ...
Savaşa katılabilmek için Anadolu'yu bir uçtan bir uça adımlamış Sayın Aydemir ve o dönemin Anadolu'sunu size resmediyor hem kendi hayretler içinde kalarak hem de sizi bırakarak. Savaş sonrasında ekonomi eğitimi için Moskova' ya gidiyor ve elbette burada kominizmin etkisinden kurtulamıyor.
Esasen kitaptan daha çok zevk almak adına Rusya tarihi hakkında bilgi sahibi olmak gerekli Çin tarihi de olsa daha çok iyi olur ama Rusya tarihi şart diyebilirim.
Kendisinin "Tek Adam " ve " Enver" isimli