Ehl-i dünyanın hükmü var , şevketi var,kuvveti varsa,
Kur'an'ın feyziyle,hâdiminin de
Şaşırmaz ilmi,susmaz sözü vardır,
Yanılmaz kalbi,sönmez nuru vardır.
Elbette, en bahtiyar odur ki, dünya için ahireti unutmasın,ahiretini dünyaya feda etmesin ,hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın,malâyani şeylerle ömrünü feda etmesin,kendini misafir telâkki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin,selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin.
Fakat şu fani dünyada, şu muvakkat misafirhanede, ihtiyarlık zamanında,kısa bir ömürde ,az bir lezzet için,ebedî,daimî hayatını ve saadet-i ebediyesini berbat etmek,ehl-i aklın kârı değil.