Merhaba dostlar
"Şeytan Etkisi, iyi ya da sıradan insanların kötü ya da şeytani şeyler yaparken ortaya çıkan başkalaşım süreçlerini anlatmaya yönelik bir girişimdir," demiş yazar. "Kötülük" de, "daha iyi olanı bilip daha kötü olanı yapmaktır," diye tanımlanmış.
Kitabın temel savlarından biri, kendi hakkımızda bildiklerimizin belli durumlar ve öğretilerle sınırlı olduğu. Bu kitapta, iyi insanların başkalarına karşı ne kadar kolay zalimleşebileceği deneylerle açıklanmaya çalışılıyor.
Kötülük yapmayı meşrulaştırmak için kendimizi kandırıyor, başkalarını ötekileştirip insandışılaştırıyoruz. Başkalarını insan olarak görmediğimizde onlara zarar vermek "o kadar" önemli bir şey olmaktan çıkıyor. Yakın ve uzak tarihte gördüğümüz tüm katliamların, soykırımların temelinde bu psikoloji yatıyor.
"Olanlara bakıp, ben bunu yapmazdım, diyorsunuz. Fakat o durumun içinde hiç kalmadıysanız o durumdayken ne yapıp ne yapmayacağınızı nereden bilebilirsiniz? Bilemezsiniz," demiş yazar.
Mahkûm ve gardiyan olmanın psikolojik etkilerini ölçmek amacıyla Stanford Hapishane Deneyi isimli bir çalışma yürütülüyor (1971). Üniversite öğrencileri ve normal vatandaşlar arasındaki gönüllülerden seçilen kişiler, tesadüfi olarak gardiyan ve mahkûm olarak ayrılıyorlar. Bir hafta sürmesi planlanan deney, hem gardiyanların hem mahkûmların psikolojisindeki olağanüstü değişimler nedeniyle dördüncü günde bitiriliyor. "Stanford ılımlı bir hapishaneydi ama gardiyanlar sadist, tutuklular histerik hale geldi," diye açıklıyor deneyi.
Kitapta daha sonra Amerikan askerlerinin Ebu Gureyb'deki esirlere yaptıkları insanlık dışı davranışlar inceleniyor ve açıklama getiriliyor.
Konu çok ilgi çekici. Kitap, notlar hariç 750 sayfa. Büyük kısmını ilgiyle okudum. Fakat hem hapishane deneyi hem de Ebu Gureyb'le ilgili