Bütün çağların en büyük kafaları en büyük kıymeti (rahatsız edilmeyecekleri , her türlü tasadan kaygıdan uzak ) serbest zamana vermişlerdir. Çünkü her insanın serbest zamanı tam olarak onun kendisi kadar kıymetlidir .
Sıradan insan hayatının mutluluğunu Kendi dışındaki şeylere, mala mülke, şana şöhrete, kadın ve çocuklara, dostlara , cemiyete ve benzerlerine bağlar, dolayısıyla bunları kaybettiği yahut hayal kırıklığına uğratıcı bulduğu zaman, mutluluğunun temeli çöker.
Zihin hayatı sadece sıkıntıya karşı bir koruma, bir kalkan değildir; aynı zamanda can sıkıntısının tehlikeli neticelerini de savuşturur; bizi mutluluğunu bütünüyle dış dünyaya bağlayan insanın er geç karşılaşacağı kötü dostlardan, birçok tehlikelerden, felaketlerden, kayıplardan ve savurganlıktan uzak tutar. Benim felsefem sözgelimi bana beş kuruş bile kazandırmamıştır ama beni bir sürü kayıp ve masraftan alıkoymuştur.
Akıllı adam her şeyden evvel ıstıraptan ve tacizden azade olmak için çabalayacak, sessizliği ve boş vakti, dolayısıyla mümkün olan en az sayıda beklenmedik ve tehlikeli karşılaşma ile birlikte sakin, mütevazı bir hayatı arayacaktır; ve böylelikle sözüm ona hemcinsleriyle çok az bir ortak tecrübeyi paylaştıktan sonra , münzeviyane bir hayatı tercih edecektir, hatta eğer büyük bir ruha sahipse büsbütün yalnızlığı seçecektir.
İster tabii bir maden olsun , ister kafirler tarafından gömülmüş bir hazine olarak toprak altında bulunan bir mal olsun , bunlar zekat hükmü bakımından aynıdır.