Doğduğum şehirde ikisi de uyurgezer olan kadınla kızı yaşıyorlardı. Bir gece sessizliyin etrafı kapladığı bir saatde uykuda gezerlerken her ikisi sisle örtülü bahçede karşılaşmışlar. Ve anne konuşur:
-İşte geliyor,düşmanım . Gençliyimi mahv eden sen yaşamını benimkinin yıkıntıları üzerine kurdun. Seni bir öldüre bilsem…
Ve kız yanıtladı:
-İğrenç kadın, yaşlı ve bencil... Daima benle Özgür arasına giren sen , öz yaşamımı senin köhne yaşamının bir yankısı haline getirmek isteyen sen. Sen hala neden yaşıyorsun?
Tam bu sırada bir horoz ötdü ve iki kadın da uyandı. Anne sevgi içinde:
-Sen misin güzelim? - derken , kızı da :
-Evet , benim sevgili anneciğim-diye cevap verdi.
İnsanlar sadəcə yaşlıların mühafizəkar, gənclərin yenilikçi olduğunu düşünərlər. Amma əsas gənclər mühafizəkardır.Yaşamaq istəyən, amma bu mövzuda başını yormayan, onsuz da buna zamanı olmayan və bu səbəblə o zamana qədər davam edən həyatı özlərinə örnək alan gənc insanlar.
Ama kimse sana “Sen daha önce susmaman gereken yerde sustun, bu yüzden şimdi böyle patlıyosun” demez. ”Gereksiz tepki veriyorsun,haksızsın”-der.İçinde biriken iyi şeyleri de,kötü şeyleri de ifadə ede bilmelisin.