Hediye Selim

Hediye Selim
@Hediye_selimm_
İstanbul / Üsküdar
Puan vermedi·508 syf.··
2021 27. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2021 22:58
Merhaba arkadaşlar... Yaşar kemal'ın 4 ciltten oluşan bir ada hikayesi'nin birinci cildi fırat suyu kan akıyor, baksana romanından sonra ikinci cildi KARINCANIN SU İÇTİĞİ romanını okudum... bence bu eser gerçekten yaşar kemal'ın dev romanlarından birisidir... bize savaş sonrası iskan kanunu ile gerçekleşen mübadele sonucu; göçmenlerin, göçebe yaşayan insanların gurbet ellerde işsizlikten, açlıktan, yoksulluktan, gurbet acısını çeke çeke nasıl da çaresizce yaşadıklarını anlatıyor... evet yaşar kemal anadolu'yu ve o tarihte yaşanan olayları öyle güzel, öyle büyülü bir dille anlatmış ki, etkilenmemek elde değil!.. yaşar kemal ilk kitapta lozan ant. sonucu vatanı olan karınca adasını bırakmayan Vasili ile, savaştan, kırımdan kaçıp da bu adaya sığınan Poyraz Musa'nın hikayesini anlatmıştı. Bu kitapta ise savaştan, yoksulluktan, ölümlerden yorulmuş ve göçmenliğe zorlanıp da evini barkını bırakıp bu adaya düşmüş insanların; dil, din, ırk ayrımı yapmadan birlikte yaşadıkları olayları anlatıyor... aslında bu roman seslerin, ışıkların, ağaçların, bitkilerin, çiçeklerin börtü böceklerin, yeşilliklerin, güzelliklerin romanıdır... karıncanın su içtiği, tam da yaşar kemal'in ismini koyduğu gibi; deniz o kadar durgundu ki, karıncalar su içerdi... karıncalar denizin kenarında su içmeye başladıklarında ufacık bir dalga bile onları alıp denize götürür ya, işte o dalganın bile olmadığı; yani kalplerin o kadar kabarmış, yoklukların yoksullukların o kadar artmış, insanların o kadar eksilmiş olduğu bir zamanı anlatıyor ki, içinde bulundukları o muhteşem doğa, onlara durgun bir deniz gibi geliyor... ama bu durgun denizin altında akan müthiş bir aşk hikayesi de var... bence mutlaka okunması gereken bir eser...  çünkü, ırkçılık karşıtı kitaplar arasında belki de böyle derinden ve sessizce en
Karıncanın Su İçtiğiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20235bin okunma
Hediye Selim
Çok güzel yorumlamışsınız gerçekten
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
...elimi uzattığım zaman birden insanın ne olduğunu, dünyaya neden geldiğini ve ne işe yaradığını düşünüyorum... Bana kalırsa, hiçbir şeye.. Her şey aynı; karım olsa da olmasa da, namuslu ve namussuz olsam da, bey ya da hamal olsam da; yanlız canlı ya da ölü oluşumun önemi var.
Hediye Selim
...gebereceğim, pis kokulu bir leş olacağım, dünyayı kokutacagım ve bu dünya, boğulmamak için beni bir yere saklamak zorunda kalacak.
İnsanın yüreği,kesinlikle içi kanla dolu, üstü kapalı bir çukurdur ve açıldığı zaman hep, çevremizde toplanıp havayı karartan, avutulması olanaksız bütün susamış gölgeler, içip canlanmak için ona koşarlar.
Hayat
Hediye Selim
...bunlar ne kadar çok sevilen kimselerse, insanın o kadar çok kanını içerler.
Ah Félix..
" Asla fazla çaba harcamayın." Aşırı harcanan çaba aldatılmanın önünü açar, hayal kırıklıklarına neden olur;...
Hediye Selim
..başkaları için fazla çaba harcamak bizi sömürülmeye çok elverişli kılar.
700. İncelemem! Siz değerli dostlarıma ithafen...
9/10
·256 syf.··
2025 61. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2025 18:40
"Ben bu hikayeden sessiz sedasız nasıl çıkıp gideceğim?" Okumanın en zor tarafı bu olsa gerek! Koşa koşa seçtiğin, hayatına aldığın kitaptan aynı hızla ayrılamıyorsun. Gittiğin yerlere seninle geliyor, gece başucunda sabahlıyor, öyle bir yer ediniyor ki ruhunda; bitirip kapağını kapatsan da içinde bitiremiyorsun. İçini kemiriyor öyle olunca, usul usul, fark ettirmeden... Bitti, Şimdi Nazan Bekiroğlu'nun bütün kitaplarını yeniden okumuş gibiyim. Bir ömrün muhasebesini yaptım onunla, yaşanmış ve mihrican fırtınası esmiş bir ömrün muhasebesi... Setterhan'a gittim yeniden... Onunla sevdim. "İçimden yenilenemeyince dışımdan eskidim." Sofya oldum eski bir kitapçı dükkanında ama onu "boşluklarıma doldurmaya kalkmadan." Yeri geldi Mücella oldum, bekledim. Beklemeyi ondan öğrendim. Beklemenin kitabı olsa o an yazardım. Nasibimde yoktu, içtiğim su kaldı boğazımda. "Denizde boğulan bir balık kadar yalnız kaldım." Yedi uyurlar uyumadı benim kadar. Öyle bir seyredişti hayatı... Hayatı yaşayanlardan mıyım, seyredenlerden mi bilemedim. Mihrican fırtınasını bilir misiniz? Yaz biter, sonbahar başlar, mevsim geçişi, kuşların göçüşü... Fırtına çıkar tam o zamanlarda, "mihrican fırtınası". Farslar, "Güneşin yer altına inmesi" "tabiatın uykuya dalması" derler. Bir fırtına bildirir bize bunu olanca şiddetiyle. Güzel giden tüm şeylerin olası sonunda yüzümüze çarpan soğuk su misali esip geçen o fırtına. "Bana gitme vaktidir şimdi. Sen ister unut ister unutma beni." "Elveda eski hayatım, sana tümden veda ediyorum!" diyor Lev Tolstoy Diriliş'inde. Umay Umay, "Ben buyum işte, en kuru veda, çıkılmayan yolculuk..." Ve Hepimizin filmine aşık olduğu Selvi Boylum Al Yazmalım kitabında Cengiz Aytmatov, "Elveda, Isık-Göl’üm, bitmemiş türküm benim!" youtu.be/id9uXYYopZY?si=... Neden bilmem buram buram veda kokusu aldım
Edebiyat
Mihrican FırtınasıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 2024413 okunma
Hediye Selim
Daha güzel yazılamazdı herhalde kaleminiz cok güzel..🫠