Daha önceki kitaplarını da okuduğum Mehmet Yılmaz ın bu kitabı da beni duygu olarak şaşırtmadı. Öncelikle kitabı ilk elime aldığımda Cengiz Aytmatov Hakkında yazılmış onu yaşamını eserlerini anlatan bir kitap okuyacağımı düşünmüştüm ama belirttiğim gibi kalem Mehmet Yılmaz olunca okumadım Cengiz Aytmatov ne yaşadıysa yaşadım ne hissettiyse hissettim okuduğum kitaplarını yeniden okuma ihtiyacı hissettim . Cengiz Aytmatov’u hiç okumamış hiç adını duymamış biri bu kitabı okuduğunda bir Aile ferdi kadar Onu kendine yakın hissedip tanıyacaktır . Ayrıca yazarın hangi duyguyla nasıl yazdığını , kitapların hikayelerinin öncesini ,yaşananları ilmek ilmek işlemiş. Bir biyografi okuyacağını düşünenler yanılır Cengiz Aytmatov ve onun Hikayelerinin Hikayesini Roman tadında bir kitap okuyacaksınız. Eğer kitaba konu olan bu büyük yazar yaşasa ve bugünü görse idi Eminim kendini böylesi bir sevgiyle anlatırken yaşatan bu eseri çok beğenirdi. Benim için okuduğum kitapta duyguyu almak çok önemlidir ve Mehmet Yılmaz da bunu çok iyi yapan bir yazar kalemine sağlık .
Yine bir nefeste okunan, samimi,hüzünlü, insanın yüreğine dokunan bir kitap. Mehmet Yılmaz bir yazara lütfedilmiş en güzel özelliği yakalamış. Kitabı okurken sadece bir roman okumuyorsunuz. Yaşıyorsunuz, hissediyorsunuz, kahramanlardan biri siz oluyorsunuz yada en yakınınızdan birileri kitabın kapağını kapatınca bitmiyor hikaye sizinle içinizde yaşamaya devam ediyor. Bu Romanın benim de bir Samsunlu olmam sebebiyle beni ayrıca alıp götürdüğü yerler oldu O bir günü ben de Yavuz ve Tuğçeyle yaşadım kitapla ilgili bilgi vermek istemediğimden ayrıntı yazmıcam ama Keşke Yavuz cesaretini toplasaydı ve O bir gün den fazlasını yaşasaydı
Bir GünMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 201261 okunma
"Terk ettiğin ben miyim yoksa kendi ruhun mu?
Saçlarına hüzünler tak diyorsun öyle mi?
Yüreğini açıp da onunla konuştun mu?
Bana şimdi oradan çık diyorsun öyle mi?
Öyle mi bakıyorsun benim kara sevdama?
Niçin kastediyorsun, bu yaralı dünyama?
Seni ben unuturdum, çoktan silerdim ama
Gözlerime son defa bak diyorsun öyle mi?
Bakarsam gözlerine, hüngür hüngür ağlarım
Gidince buralardan, her şey kalacak yarım
Sensiz ben bu dünyada, ne eder ne yaparım?
Kalbindeki canından bık diyorsun öyle mi?
Sen yoluma çıkınca, gönlüm nasıl sevindi
İçime çiçeklerden bahar kokusu sindi
Gideceksin tamam da, onlar senin içindi
Yazdığın mektupları yak diyorsun öyle mi?
Bu kadar kolay mıdır, bir yüreği öldürmek?
Bu kadar kolay mıdır, ayrılığı güldürmek?
Karşında atıyorken sana sevdalı yürek
Bir mavzeri al, ona sık diyorsun öyle mi?"