Kubilay Atmaca

Kubilay Atmaca
@Hindbrain
Sırt Çantalı Ex nihilo nihil fit, et in nihilum nihil potest reverti.
Üçüncü Diyalog
MADAM DE SAINT-ANGE: Bir kadın hangi durumda olursa olsun, sevgilim, ister kız, ister kadın, ister dul, kendini sabah akşam düzdürmekten başka arzusu, meşguliyeti, amacı olmamalıdır: Doğa onu bu biricik amaç için yarattı; ama, bu niyeti yerine getirmek için çocukluğunun tüm önyargılarını ayaklar altına almasını istiyorsam eğer ondan, ailenin emirlerine en kesin itaatsizliği buyuruyorsam ona, ebeveynlerinin tüm öğütlerini en kesin biçimde aşağılamayı buyuruyorsam ona, kabul etmelisin ki Eugénie, kırılması gereken tüm engeller içinde bir an önce ortadan kaldırılmasını öğütleyeceğim engel elbette evlilik engeli olacaktır. Gerçekten de Eugénie, baba evinden ya da yatılı okuldan henüz çıkmış genç bir kız düşün, hiçbir şey bilmiyor, hiçbir deneyimi yok, hiç tanımadığı bir erkeğin kollarına hemen atılmak zorunda, sunakların dibinde bu adama itaat yemini etmek zorunda, bu öyle haksız bir sadakattir ki genellikle yüreğinin en derininde duyduğu en büyük arzu, sözünü tutmamak olur. Eugénie, yeryüzünde bundan daha korkunç bir yazgı olabilir mi? Yine de o genç kız artık bağlanmıştır; kocası hoşuna gitsin gitmesin, ona ister yumuşak davransın isterse de kötü muamele etsin, şerefi bu yeminlere bağlıdır: Eğer yeminine engel olursa lekelenir; kendinden vazgeçmesi ve boyunduruğu sürdürmesi gerekir, acıdan ölme pahasına da olsa... Hayır, Eugénie, hayır, biz kesinlikle bu amaç için doğmadık; bu saçma yasalar erkeklerin eseri, bunlara boyun eğmek zorunda değiliz. Boşanmak bizi tatmin edebilir mi? Hayır, kuşkusuz. İlk bağlandığımız kişide kaçırdığımız mutluluğu ikincisine bağlanmakta bulacağımızı kesin olarak kim söyleyebilir? O halde, bunca saçma düğümlerin tüm kısıtlamalarından gizlice kurtaralım kendimizi, bu türden düzensizliklerimiz, ne kadar aşırıya vardırsak da, doğayı asla ihlal
Sayfa 55
Edebiyat
Reklam
FELAKETİN ESTETİĞİ
Negatiflik, hayatın can verici kuvvetidir. Güzelin özünü de o biçimlendirir. Zayıflık, kırılganlık ve kırılmışlık güzelin aslî unsurlarıdır. Güzel baştan çıkarma gücünü bu negatifliğe borçludur. Sağlıklı olan, güzelin aksine baştan çıkartamaz. Sağlıklı olanın pornografik bir şeyleri vardır. Güzellik hastalıktır. – Byung-Chul Han "Sağlığın taşkınlığı her zaman bizatihi hastalıktır aynı zamanda. Sağlığın panzehiri ne olduğunun farkında olan bir hastalıktır, hayatın kendisinin kısıtlanmasıdır. Güzel, böylesi can veren bir hastalıktır. Hayatı ve dolayısıyla onun çöküşünü mahkum eder. Fakat hastalık hayat uğruna inkâr edilirse, öteki anından kör bir şekilde ayrılmış hipostazlaşmış hayat; yıkıcılığa ve kötüye, arsızlığa ve palavra saçan [bir şeye] dönüşür. Yıkıcı olandan nefret eden kişinin hayattan da nefret etmesi gerekir; sadece ölü olan, tahrif edilmemiş bir hayatta olmanın benzetmesidir." – Theodor W. Adorno
Sayfa 47
Felsefe
Niçin Tanrı o kadar soluk, o kadar dermansız ve o kadar vasat bir çekiciliktedir? Niçin ilginçlik, tutarlılık ve güncellikten yoksundur ve bize o kadar az benzer? Bundan daha az insanbiçimli ve bundan daha ucuz bir biçimde uzak bir imge var mıdır? Bu kadar soluk parıltıları ve bu kadar sallantılı kuvvetleri nasıl yansıtabilmişizdir O'na? Enerjilerimiz nereye akıp gitmiştir? Arzularımız nereye boşalmıştır? Hayat veren küstahlık fazlamızı kim alıp götürmüştür peki?
Sayfa 24
Felsefe
Düşmüşlüğün Tahlili
Ama evrenin gevezesidir o, ötekiler adına konuşur, benliği çoğul biçimi sever. Ötekiler adına konuşan kişi ise daima bir sahtekârdır. Siyasetçiler, reformcular ve kolektif bir bahaneden yana çıkan herkes üçkâğıtçıdır.
Sayfa 21
Felsefe
'Hayat Felsefeniz' olsun... Çok mutsuz olmamanın en güvenilir yolu, çok mutlu olmayı istememektir. - Schopenhauer
Felsefe
Reklam