Kubilay Atmaca

Kubilay Atmaca
@Hindbrain
Sırt Çantalı Ex nihilo nihil fit, et in nihilum nihil potest reverti.
"Ver bana kadın, küçük hakikatini!" dedim. Ve şunları söyledi yaşlı kadıncağız: "Kadınlara mı gidiyorsun? Kırbacı unutma!" Böyle söyledi Zerdüşt.
Sayfa 61
Felsefe
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Cici bir kız düzüşmek'le ilgilenmelidir, asla üremekle değil. Nüfus artışının bayağı mekanizmalarıyla ilgili şeylerin üstünden atlayacağız ki, esas olarak ve yalnızca hovardaca şehvetlere bağlı kalabilelim, bunlardaki ruh asla çoğalmacı değildir.
Sayfa 30
Edebiyat
Düşlerimiz olmaksızın birer ölüyüz bizler, ya da yeni aldıkları BMW'lerinden başka seyredecek yıldızları bulunmayan hayal fukarası Kuzen Petter'ler gibi ortalıkta dolaşmaya mahkûm... Tanrı beni onun kadar yoksul, onun kadar kronik ölümcül hasta olmaktan esirgesin! Tilki Johanssen'i yaşatan illüzyonlardan, ütopyalardan versin; tropik kumsallarda bekleyen kadınların, rengârenk balıkların, mercanadacıkların kuytularında oynaştığı mavi lagünlerin düşünü bağışlasın!
Sayfa 84
Edebiyat
Keşke sadece tembellik yüzünden hiçbir şey yapamasaydım. Tanrım, o zaman kendime ne büyük saygı duyardım. Tembellik de olsa belirli bir özelliğe sahibim, buna eminim diye kendime saygı duyardım. Benim için, "Kim bu adam?" diye sorulunca "Tembelin biri" cevabını verirlerdi ki, bunu duymaktan da son derece hoşlanırdım. Benim de kendime göre bir niteliğim, hakkımda söylenecek söz olurdu. "Tembel!" Şaka değil, bu bir unvan, bir mevki, başlı başına bir istikbaldir efendim. Alay etmeyin, gerçekten öyledir.
Sayfa 21
İmaj nedir ?
Montaj Vertov için imajlar sınıflandırmanın parçasıdır ve önemli olan imajların kendileri değil, tersine en az iki imaji birbirine bağlayan neredeyse boş bir uzam olan, tam-algı bağıdır. Bu onun, iki varlığı veya olayı ауıran mesafe ile değil, tersine "komşuluklarını" ve "yakınlıklarını" ölçen bağ olarak tanımladığı "aralıklar" kuramıdır. –301 Kinoglar, aralıklar kuramı sayesinde, zamanın büzülmesi - tutulmasının bir makinesi olma eğilimindedir. Zamanın görünür kılınmak suretiyle kristalleştirilebileceği söylenebilir: "Кameranın mekanik gözü kendini hareketlerin ҫekimine yani rehberliğine bırakır ve böylece kendi hareketinin ve salınımlarının yolunu aҫar. Zamanın izini sürmeyi dener, hareketi parçalar ya da zamanı kendinde masseder... Sine- göz zamanın yoğunlaşması ve bileşenlerine ayrılmasıdır..." – (Vertov, 1992) / 327 Sinemanın; imajların insanların saf, doğal algısının ötesine geçebilmesini olduğu gibi, düşüncenin bilincin ötesinde olabileceğini pratikte göstermiş olduğunu kabul etmek gereklidir. İnsan imajların ve düşüncelerinin üreticisi olduğunun kesinliğini yitirmiştir. Dolaysıyla, “insanın” ve dünyasının ayrıştığı çağda, tehlikede olan şey “düşünme gücü” (Spinozayı hatırlamalı), düşünce imajı ve düşünce imajını yaratım sürecidir. – 328
Sayfa 301
Felsefe