Mel

"... Herkesin kalbinde bir Şehrazat masalı Sabaha çıkmıyor kimsenin gecesi ... Ey gövdede çiçeklenen zaman Kendini sevmeden kimseyi sevemezmiş insan."
"Ey gövdesini aklının çarmıhında unutanlar Yalnızlık bizden yayılıyor dünyaya Ağzımızda kan pıhtısı arzular Topuklarımızda uzakların kararan çanı Duvarlara gömüyoruz var oluş ayetimizi."
"Bugün bile, büyük çoğunluğumuz, kendi ülkesinde yabancı gibi yaşıyor... Bu coğrafyanın ve birikiminin, diller, dinler üzerinden süregelen insanca günlük yaşamının coşkularını bile anlayamaz durumlara düşüyoruz."
"Sevgiyle, içtenlikle, doğallıkla gerçekleştirildikleri en küçük ayrıntılarından besbelli olan Antalya evlerinden birinin 80'lik ustasıyla konuşuyordum... Sordum: "İş size nasıl gelirdi? Yapılacak işi nasıl tasarlardınız?" Anlattı... Bir kişi ev yaptırmaya karar verdi mi, sora araya bulduğu ustanın evine bir çuval buğday yollarmış. Usta böylece o kişinin kendisine bir ev yaptırmak istediğini anlarmış. İşi yapmaya gönlü varsa, yapabilecek durumdaysa, alıkoyarmış buğday çuvalını... Böylece, yaptıracak olanla yapacak olanın aileleri arasında gidip gelmeler başlarmış. Usta iyiden iyiye tanırmış işvereni... Hali vakti yerinde mi, kaç çocuğu var, başka olacak mı? İşveren de ustaya, kendi eviyle ilgili düşündüklerini aktarırmış.. Kimi istediklerini de, daha önceden bildiği bir örneğin yanına götürüp göstererek belirginleştirirmiş: "Bak şöyle bir şey istiyorum!" ya da "Şuna benzesin ama şurası da şöyle olsun!" "Ya kötü bir şey gösterirse?" dediğimde aldığım karşılık da ilginçti: "Göstereceği kötü bir şey yoktu ki..." Sonra da, tasarlanan ev, doğrudan yapılacağı yere çizilir, işverenle usta yerinde kesinleştirirlermiş gerçekleştirilecek olanı. "

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·120 syf.·
Beğendi
·
2022 16. kitabı
Özdemir Asaf
8.3/10 · 17,4bin okunma