Melike

Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2018 53. kitabı
Merhabalar her yerde adını duyup ama bir türlü okuyamadığım #virginiawoolf, en sonunda okudum. Bu kadar geç kalmak benim açımdan büyük bir eksiklik olmuş. #kendineaitbiroda yazarın edebiyat eleştirisi üzerine yazdığı bir eser. Bu eserde edebiyat dünyasında kadın şair ve roamcıların erkek egemenliğinde nasıl sömürüldüğü anlatılmış. 19.yüzyıl öncesi kadın edebiyatçılara farkşı bir bakış sağlayacak. Çift cinsiyetli beyin içinde hepimizin tanıdığı Shakespeare ve Proust'u görmek mümkün. Bu iki yazarı farklı ele alması ise bu yazarların diğerlerine göre dönemin kadınlarını daha yerinde anlatmasıdır. Mesela Proust'un kadınları anlatmasını "sığ ve kısır" olarak görmekte. Kitabı okurken buram buram feminizm kokusu almış olabilirsiniz. Ama kitabın en can alıcı yeri ise, okunan eserleri döneminin özellikleri içersinde değerlendirmemiz gerektiğini bizlere anlatmakta. Aslında kitabı okurken İngiltere veyahut başka ülkeler ve Türkiye'de dahil olmak üzere kadın edebiyatçıların ne yazık ki edebiyat dünyasından 20. yüzyıla kadar sürgün mü dersiniz yoksa dışlanma mı dersiniz bilemem ama bir gerçek var ki kadınlara b diğer alanlarda olduğu gibi bu alanlarda da erkekler tarafından yer verilmemiştir. Bu kitap kurmaca bir roman olmaktan ziyade felsefik olarak kaleme alınmış bir eleştiri yazısıdır. İnsanın hayatına çok şey katan bir kitap olma özelliğindedir. Bunu da belirtmeden geçmeyeyim yazar konu başlığı olarak kadın ve kurmaca edebiyat üzerinde bir yazı yazdığını kitabın ilk sayfasından itibaren belirtmiştir. Keyifli okumalar dilerim.
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Koridor Yayıncılık · 201748,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·148 syf.·
2017 31. kitabı
Bazı kitaplar vardır, okunur, sadece kelimeler ve cümleler hatırlatır bize o kitabı, tahlil edilir ve unutulur. Bazı kitaplar vardır, hiç eskimez, etkisini hiç yitirmez. Yıllar sonra aynı kitabı okumaya karar verdiğinizde bile tadının farklılaşacağını, önceki okumadan daha çok derinleşeceğini bilir ve hissedersiniz, ancak etkisi aynı kalır, ne eksilir ne eskir, belli bir zamana değil, tüm zamanlara aittir, zamansızdır. Siddartha bu tür kitaplardan biri, kesinlikle bir başyapıt. Yolculuk... Kendi ben’ini bulma yolunda aşkı, mutluluğu, bilgiyi, hakikati, hikmeti arayış. Her şeyden önce nefsten arınmak, kendi ben’inin özüne girmeye çalışmak… Siddartha’nın yolculuğunda karşısına çıkan her şey öğreticidir, her insan bir fikir, her fikir, kendini bulma yolunda bir arayış… Bir varış noktası olmayan yol, insanı varacağı yere götüremeyendir ama arayışın kendisidir aynı zamanda. Siddhartha; hem yoldur, hem yolcudur, hem yolda karşılaşanlardır hem de bunların hiçbiri olmaya yetmeyen bir samanadır… Düşüncelerimiz ve çevremizde olan şeyler sürekli gelişip değişse de temel olan felsefe hep aynı kalır. Gerçeğe ulaşmak için katettiğimiz yollar hepimiz için farklılık gösterse de, gerçeğin yerinin aslında hep sabit kalması gibi. Hepimizin hikâyelerinin farklı olması, ama vardığımız ortak değerlerin aynı olması gibi. Babasının Siddartha’ya olan sevgisi, geleceğin bilge kişisi olarak görmesi onu mutlu etmiyordu. “Kalabalığın oluşturduğu sürüde kimseye zararı olmayan aptal bir koyun” olamayacağını biliyordu, ama babasının olmasını istediği kişi olmanın ona yetmeyeceğinin, aradığı şeyin bu olmadığının da farkındaydı. Bilge kişilerin öğretileri de onu göze almakta olduğu yolculuğa çıkmasına engel olmuyordu. Arkadaşı Govinda ile kendi özünü bulmak için yolculuğa çıkacaktı. Arınmış olmak;
Edebiyat
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
“Şükürler olsun ki, gençler her şeye yeniden başlıyor: Yaşamı daha iyi, daha akıllı, daha güzel bir düzene sokacaklar.„
Sayfa 31 - "Bütün ümidim gençliktedir."
Hayat
Ülke halkının çoğunluğunun eğitimden yoksun bırakılması bir cinayettir. Bu, devletin kendi kendini yıkması, yağma etmesi demektir.
Sayfa 93 - batı yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Ticari Amaç - Edebi Kazanç: Kumarbaz
8/10
·187 syf.··
Beğendi
·
2021 68. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2021 20:45
‘’Kıyıya vuran her dalga ardındaki dalgaya onun son olmadığını söyler, Ve her kumarbaz bilir, kaybetmektir orada olmalarının asıl sebebi.’’ — U2 - Every Breaking Wave Kemerlerinizi bağlayın, istikamet Roulettenbourg! Bu kitap hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki… Ezel dizisine bile konuk olmuş bir kitap #k:126. (youtu.be/d2HgfjLIMjE?t=156). Fyodor Dostoyevski külliyatının 12. kitabı, evet, tam tamına 25 günde yazılmış kısa bir roman. Bunu herkes biliyor zaten, bilmeyen de şu an öğrenmiş oldu. Peki, ama neden bu kadar kısa sürede? Bu durumun biraz irdelenmesi bana kalırsa Dostoyevski’nin hayatını, eserlerini ve düşünce biçimini anlamak adına güzel bir hamle olacaktır. Bu yüzden kitabın var olma sürecine göz atmakta fayda var: Zaten sürgün cezasından sonra psikolojisi iyice infilak eden Dostoyevski, artık eserlerinde daha fazla kendi hayatından izler bırakmaya başlıyor. Yeraltından Notlar (1864) kitabından sonra Suç ve Ceza (1866) ile geniş bir okur kitlesine erişmesine rağmen, maalesef finansal sıkıntılar çekmeye devam ediyor (her zaman olduğu gibi.) Bu nedenle zamanının kan emici yayımcılarından Stellovski ile hibe karşılığında bir anlaşmaya imza atıyor. Anlaşmanın şartı ise Dostoyevski’nin 1 Kasım 1866’ya kadar bir roman yazması, bu şart yerine getirilmediği takdirde, Stellovski 9 yıl boyunca Dostoyevski’nin yazacağı kitaplarının telif haklarını elinden alacaktı. Böylesine büyük bir ''kumarı'' neden oynadı Fyodor? Bu anlaşmayı kabul eden biçare Dostoyevski’nin şu satırları bize doyurucu bir cevap niteliğinde: ‘’Bazen en çılgın, en imkânsız görünen fikir kafanızda öyle kuvvetli bir yer edinir ki, öyle veya böyle gerçekleşeceğini zannedersiniz… Dahası bu düşünce şiddetli, güçlü bir arzuya eşlik ediyorsa, bazen onu kaçınılmaz, önceden belirlenmiş, kadere yazılmış, gerçekleşmemesi
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,6bin okunma