Ya Rab! Hayatta nedir bu lezzet?
Hayata rapteden bu gaip kuvvet!
Hayat ki bî-beka, pür dert ve keder
Yine emel o, nedir bu hikmet?
Bir an bırakmaz insanı rahat
Bin türlü âlâm, derd-i maîşet
Çocukluğunda ağlar beşikte
Feryatla geçer o vakt-i ismet!
Civanlığında bin türlü âmâl
Şeyhuhetinde bin türlü mihnet
Vakt-i ecelde mazi bir an
Bir an için mi bunca sefalet!
Hâtifî (gaipten) bir ses verdi cevabı
Dedi: Hayatta bu zevk ve kıymet
Âkiller için seyr-i bedâyi
Cahiller için yemekle şehvet!
"Mutluluk maddeye ihtiyaç duymayan, herhangi bir maddenin varlığı ya da yokluğu ile alakası olmayan yüce bir kazanımdır." der. Ve şunu da ekler: “Mutluluk insanın aklının ulaşabileceği en zirve kazanımdır.”