"Kız da gözlerini dikmiş ona bakıyordu. Ağzı müziğe eşlik edermişçesine ritmik bir şekilde hareket ediyordu. Ancak kızın sakız çiğnediğini fark etmesi en fazla birkaç dakikasını aldı. Tiksintiyle irkildi. Neden bütün Amerikalı kızlar sakız çiğnerdi ki? İnek gibi göründüklerinin farkında değiller miydi?"
"Sâkî! Kadehi, aşk-ı ilâhî ile doldur!
Mestâneye ekmek sözü etmekten uzak dur!
Sun kevseri, kansın suya hep teşne gönüller,
Deryâda yüzen canlı, sudan başka ne ister.
Doldur o şerâbdan, yine doldur, yine bir sun!
Dursun gece ey Dost, onu durdur, ne olursun!
Vur uykumu zincirlere vur, geçmesin anlar.
Varmaz gecenin farkına, varmaz uyuyanlar!.."