Mustafa Davşan

Mustafa Davşan
@MustafaDAVSAN
Fizik De omnibus dubitandum
Oblomovluk
9/10
·622 syf.·
2025 5. kitabı
Oblomov: İyi kalpli, akıllı ve kötülük yapmayan bir kişidir; ancak aynı zamanda gamsız, iradesiz ve aylak bir yaşam sürmektedir. Çocukluğunda sorumluluk almadan, refah içinde büyümüş ve hayatını ailesinden kalan mirasla sürdüren Oblomov, zamanın ve emeğin değerini bilmez ve Her şeyi öteler. Oblomov, yalnızca bir karakter değil, aynı zamanda bir ruh hâlini ve toplumsal bir hastalığı temsil eder: "Oblomovluk". Bu terim, tembellik, ataletsizlik ve dünyaya karşı pasif bir yaklaşımı simgeler. Ştoltz: Oblomov’un tam zıttı bir karakter olan Ştoltz, disiplinli, çalışkan ve hayatta sürekli bir hareketlilik içinde olan bir kişidir. Babası Alman, annesi Rus’tur ve Alman disiplinine göre yetiştirilmiştir. Entelektüel, gezmeyi seven ve sürekli gelişime açık bir bireydir. Ştoltz, Batı'nın ilerlemeci, rasyonalist ve çalışkan zihniyetini temsil ederken, Oblomov Doğu'nun (özellikle Rusya'nın) durgunluk içindeki kaderci, atalete yatkın ruh hâlini temsil eder. Olga: Zeki, enerjik, güçlü ve entelektüel bir kadındır. İnsanlardan çekinmez, idealleri ve hedefleri olan bir bireydir. Olga, Rusya’nın ilerici kadını temsil eder. O, Oblomov’a âşık olur; ancak fark eder ki, aslında sevdiği kişi Oblomov’un kendi zihninde idealize ettiği halidir. Zahar: Oblomov’un hizmetlisi olan Zahar, efendisine sadıktır; ancak laftan anlamaz, sakar ve dedikoducudur. Zahar, değişime dirençli, eski düzenin içinde yaşayan köylü sınıfını temsil eder. Tartanyev: Oblomov’un komşusu olan bu karakter, çıkarcı ve dolandırıcıdır. Zayıf iradeli ve pasif insanlar üzerinden kazanç sağlayan, sistemin yozlaşmış kesimini temsil eder. Agafya: Ev işleriyle ilgilenen, çalışkan ama entelektüel açıdan yetersiz bir kadındır. Oblomov’un kaderine razı olup tembelliğini kabullenen bir eş olarak onun yanında kalır. Geleneksel, evine
Felsefe
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hayat
...çünkü hayat bir şiirdir. Onu insanlar berbat ediyor.
Sayfa 220 - İş bankası 19. Basım
Duygu ve Düşünce
Yunan Mitolojisi (HESEİDOS)
6/10
·312 syf.·
2025 4. kitabı
Theogonia & İşler ve Günler Bu başlık altında iki kitap yer alıyor. İlk kitap Theogonia, tanrıları tanıtarak ilerler ve Titanlar ile Olimposlular arasındaki savaştan bahseder. Şöyle ki, Titanlar ilk tanrılardır ve bunlar Gaia (Yer küresi, toprakta olan her şey) ile Uranüs (Gök tanrısı) tarafından doğmuşlardır. Titanlar, devasa özelliklere ve büyük güçlere sahip varlıklardır. Ancak zamanla iç çatışmalar başlar. Kronos, Gaia ile anlaşarak babası Uranüs’ü öldürür ve tahta geçer. Uranüs, çocuklarını sevmediği ve onlara zulmettiği için Gaia, Kronos’u kışkırtır ve bu cinayeti işler. Zeus ise, Kronos’u öldürüp tahta geçer. Bu, yeni bir dönemin başlangıcını simgeler. Sonraki bölümde, insanlar ile tanrılar arasındaki ilk ayrım başlar. Bir gün Mekone’de, kurban etlerinin nasıl pay edileceği konuşuluyordu. Prometheus, insanların iyi etleri alabilmesi için etlerin üzerine deri ve işkembe bırakır. Diğer tarafta ise kemiklerin üzerini yağla örtür. Zeus, kurbanları seçerken, yalnızca yağ ve kemik olduğunu görünce, Prometheus’un çevirdiği oyunu fark eder ve ateşi insanlardan alır. Ancak Prometheus, ateşi çalıp insanlara verir. Burada ateş, gelişimi, aklı ve özgür iradeyi temsil eder. Ateş, insanlık için bir medeniyet kurma gücünü simgeler; bu, Prometheus’un insanlara sağladığı büyük bir armağandır. Titanlar ile Olimposlular arasındaki kavga devam eder ve Zeus, Titanları yer altına (Tartaros) hapseder, çevresi tunçla çevrilidir. Tartaros, mitolojide ceza olarak kabul edilen bir yerdir ve burada Titanlar sonsuza kadar hapsolur. Sonrasında, gece ve gündüz, rüzgarlar gibi doğa olaylarının oluşumu anlatılır. Ayrıca, Zeus’un evliliklerinden de bahsedilir; bu evlilikler, tanrıların soyunun devamını ve doğa düzeninin korunmasını simgeler. İkinci kitap ise dünya yaşamı üzerine öğütlerle
Mitoloji
Theogonia - İşler ve GünlerHesiodos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20161,950 okunma
İnsan doğası gereği kötüdür
7/10
Herhangi bir tehdit unsurunun olmadığı, aksine meyve ağaçlarının ve avlanılabilecek hayvanların bulunduğu küçük, gemi şeklinde bir adaya bir uçak düşer. Bu kazadan yalnızca küçük çocuklar kurtulur. Çocuklar 6-12 yaşlarında, farklı kişiliklere sahip bireylerdir ve her bir çocuk üzerinden bir sınıf; iyi, kötü, lider, akıllı, itaatkar gibi olgular canlandırılmıştır. Hırs ve ihtirasla lider seçimi yapılır ve ardından belirli kurallar konur. Anlaşılır ve basit kurallar... Ancak çocuklar içgüdülerine yenik düşerek ayrılıklar ve çatışmalar yaratıp kaosa sürüklenirler. Kabileler oluşturup iyice ilkelleşirler. Çocuklar, farklı personalar (yüzlerine sürdükleri boya) takıp vahşileşirler. Adayı bir korku sarar; iyi, gerçeği söyleyip aydınlatmak isterken vahşice öldürülür. Ardından düşünce ve mantık ölür. Sıra akıla gelmiştir; aklı yok etmek isterken tüm adayı kül ederler. Tüm bunlar olurken adanın dışında büyük savaşlar yaşanır ve bu savaşta kullanılan bombaların göğe yükselen alevleri ile yaydıkları ışık ve gürültüyü çocuklar doğa olayları zannederler. Tüm ada yanmaya yakınken adaya bir filika yanaşır. İçinden yetişkin iki subay iner. Subay, olanları görünce arkasını dönüp toparlanmalarına zaman tanır. Burada şu mesaj verilir: Yetişkinler dışarıda savaşırken, birbirlerini öldürürken, çocuklar da izole bir adada savaşırlar. Yani insan her zaman kötüydü, doğuştan...
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma
Ön Söz ve Son Söz
Yayınevleri ve çevirmenler ne yapmaya çalışıyor? Kitaplara ön söz ve son söz ekleme cüretini kendilerinde buluyor, eserleri yorumluyorlar. Bu nasıl bir saygısızlık! Eğer yazar bunu yapmak isteseydi, kendisi eklerdi. Yoksa egonuzu mu tatmin ediyorsunuz? Ya da 'Bizim millet anlamaz, açıklayalım' mı diyorsunuz?
Duygu ve Düşünce