Eminim bazı duygular, ancak bizimle birlikte ölüyorlar; bazı hayallerimiz, yaşamımız için yürek atışlarımız kadar gerekli bize. Hayatın kendisi bir hayalidir denir; bu dünyanın gelecekteki bir gerçeğin gölgesi olduğu söylenir. O halde hayat bir bütündür ve yanılgılarla dolu zayıf bir insan olmak, utanılacak bir şey değildir.
... Yaşamak ve yeryüzünde üç adımlık bir yer işgal etmekle mühim bir iş yaptıklarını zannederler.kimisi gençliğine mağrurdur; kimisi ihtiyarligina ve tecrubesizliğine dayanıp böbürlenir; kimisi eskiden neydim diye övünür; kimisi ilerde ne olacağını ihsas ederek itibar kazanmak ister. Hepsi birden mahiyetini asla anlamadıkları bu değirmenin içinde yuvarlanıp giderler ve kainatın mihverinin kendilerinden geçtiğini vehmederler.
Yıldızlar karanlık içinde parladığı gibi fakir ve sefalet içinde de saflık ve yücelikle parlayan ruhlar yok mudur?
Bir kalp, sevmek için mutlaka servete, asalete mi muhtaçtır?
Bence en gerçek ikbal, ruhun göründüğü iki güzel göz, en büyük servet, kalbinin hissini gösteren gül renginde dudaklardan akseden tebessümdür.
Güzellikten büyük asalet, temiz bir kalpten büyük servet mi olur?
ALLAH iSTERSE
İngiltere'de yaşayan Somali'li fakir bir kadın, yardım almak için bir radyo istasyonunu arar.
Bu radyo programını dinleyen ateist bir İngiliz, bu müslüman kadınla dalga geçmeye karar verir ve kadının isim ve adresini aldıktan sonra sekreterini çağırarak ona büyük miktar gıda ve yardım malzemeleri alıp kadına götürmesini ister.
Ve sekretere;
_"Eğer kadın gıdayı kimin gönderdiğini sorarsa, ona şeytandan olduğunu söyle"_
diye emreder.
Sekreter, kadının evine geldiğinde, kadın mutlulukla gelen malzemeleri kabul eder.
Sekreter ona:
_"Bunları kimin gönderdiğini bilmek istemiyor musun"_
diye sorduğunda;
Fatima isimli okuma yazma bilmeyen bu kadın malzemeleri gönderen ateist İngiliz düşünürü *Dr. Timothy Winter*'in müslüman olup adını *Abdülhakim Murad* olarak değiştirmesine vesile olacak şu hârika cevâbı verir : "Kimin gönderdiği ile ilgilenmiyorum. Çünkü ALLAH bir şeyin olmasını istediğinde şeytanlar bile ona itaat eder" der.
Anlayana...!
Neşe Albayrak