Nanashi

Yazarlarla Dedikodu 6- Anthony Burgess
Selamm! Serimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Serinin bir önceki konuklarından hatırlatma: - J. R. R. Tolkien : #290389578 - Stephen King : #290922433 - Agatha Christie : #291510628 - Maksim Gorki : #292124468 - Ursula K. Le Guin : #292863725 Şimdi Anthony Burgess 'dan bahsedelim. Dünya onu Otomatik Portakal’ın hırçın yazarı olarak tanıdı. O ise kendini hep “yanlışlıkla yazar olmuş bir besteci” olarak gördü. Yanlış teşhislerle başlayan, travmalarla şekillenen ve modern edebiyatın en rahatsız edici eserlerinden birine uzanan Anthony Burgess dosyası: Azrail’i Kandıran Yazar Burgess’in yazarlık kariyeri, modern tıp tarihinin en büyük “yanlış teşhislerinden” biriyle başladı. 40’lı yaşlarındayken doktorlar beyninde bir tümör olduğunu ve sadece bir yıl ömrü kaldığını söylediler. Burgess, kendisi öldükten sonra eşi Lynne’in maddi sıkıntı çekmemesi için çılgınca bir tempoya girdi. Sadece o “son yılında” tam beş buçuk roman yazdı. Bir yıl bitti, Burgess ölmedi. Beş yıl geçti, Burgess hâlâ yaşıyordu. Yanlış teşhis konulmuştu ama bu ölüm korkusu, dünya edebiyatına tarihin en üretken yazarlarından birini hediye etmişti. Karısının Tiksindiği Başyapıtlar Burgess’in hayatındaki en büyük ironi, en yakınındaki insanın, yani eşi Lynne’in onun kaleminden kelimenin tam anlamıyla tiksinmesiydi. Lynne, kocasının kurguladığı karakterleri kaba, dilini ise rahatsız edici buluyordu. Burgess, eşinin bu tepkilerinden dolayı bazen gizli gizli yazar, bazen de eserlerini ondan saklardı. Otomatik Portakal Romanın o meşhur ve sarsıcı şiddet sahneleri, maalesef Burgess’in karanlık bir kişisel anısına dayanıyordu. İkinci Dünya Savaşı sırasında Burgess görevdeyken, hamile olan eşi Lynne sokakta
Edebiyat
Nanashi
Kubrick'e Stephen King de sinir olmamış mıydı, ne yapıyor bu adam 😅 Ayrıca eline sağlık, seriyi çok beğendim!
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Herkese Merhaba,
Ufak bir ricam olacak sizlerden. Uzun zamandır kitap okuyamama durumuyla karşı karşıyayım. Çok istiyorum okumayı ama bir süre sonra dikkatim dağılıyor. Okuma alışkanlığımı geri kazanmak için az sayfalı kitaplar okumaya çalışıyorum(en fazla 200 sayfalı). Okumak beni iyileştiriyor çünkü. Bu yüzden beğendiğiniz yazarlardan, az sayfalı kitap önerileri verebilir misiniz acaba? Beni ben yapan değerlerimden biri okumak. Ve ben bu alışkanlığımı kaybetmek istemiyorum. Okumak ve öğrenmek bu hayatta en çok sevdiğim şeylerden biri. Lütfen bu alışkanlığımı kaybetmemem için bana yardımcı olun. Yardım eden etmeyen herkese teşekkür ederim şimdiden.
Nanashi
Cesetler Merdiveni Çarpık Evdeki Cesetler Topraktan Dönenler Sarı Duvar Kağıdı Körler Ülkesi Arkadaşı Suçlamak Suikast Bürosu Pandora’nın Kutusu İntihar Kulübü Dedektif Auguste Dupin Öyküleri Gizli Bahçe On Gece Rüyası Operadaki Hayalet (Yeniyim, umarım eklemelerde sorun yoktur) Dikkat dağınıklığı olan birisi olarak, kendime ne zaman ne tür iyi gelir bilemediğimden bu listeyi de biraz farklı tutmaya çalıştım, umarım yardımcı olur. İyi okumalar dilerim Bir de ek olarak, Arsene Lupin sevdiğim bir karakterdir, belki ona da bakabilirsiniz