Nazan Kılıç

Tanıdık geldi mi?
Orta Avrupa'daki komünist yönetimlerin sadece mücrimlerin eseri olduğunu düşünenler temel bir gerçeği göz ardı ediyorlar demektir; suç üzerine kurulu bu yönetimler mücrimler değil, cennete giden tek yolu bulduklarını sanan coşkulu yandaşlar tarafından kurulmuştur. Bu yolu öylesine yiğitçe savundular ki bunlar, sürüyle insan öldürmek zorunda kaldılar. Sonraları ortada cennet filan olmadığı anlaşıldı, demek ki coşkulu yandaşlar birer katilden başka bir şey değildiler. Derken herkes komünistlere bağırmaya başladı: Ülkemizin başına gelenlerden (yoksullaşmış, çoraklaşmıştı ülke), onun özgürlüğünü kaybetmesinden (Rusların eline düşmüştü), adalet önünde işlenen suçlardan sizler sorumlusunuz! Suçlananlar cevap verdi: Bilemedik! Aldatıldık! Bizler gerçekten inananlardık! Yüreklerimizin derinliklerinde bizler masumuz! Sonunda tartışma gelip tek soruya dayandı: Gerçek- ten bilememişler miydi, yoksa öyleymiş gibi mi yapıyorlardı yalnızca?
Sayfa 190 - Can yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam
Irmağın kıyısında durup suya uzun uzun, dikkatle baktı; çünkü suların gözünün önünden akıp gidişini seyretmek dinlendirici ve onandırıcıydı. Irmak bir çağdan ötekine akıp gidiyor, kıyılarda insan hayatları yaşanıyordu. Hemen ertesi gün unutulmak üzere yaşanıp bitiyor ama ırmak akıp gidiyordu. .... Ama herkes geçip gitti yanından; umurlarında bile değildi, ölümlü kentlerinin orta yerinden çağlar boyu geçip giden bir ırmak varmış, yokmuş, aldırış bile etmiyorlardı. Yeniden aşağıya, suya baktı. Büyük bir keder kaplamıştı içini. Gördüğü şeyin bir veda olduğunu anladı.
Sayfa 182 - Can yayınları·Kitabı okudu
Aşk
Ama aşklarının o kırılgan yapısı un ufak olur, çöker giderdi. Çünkü o yapı bir tek sütuna, Tereza'nın sadakatine dayanıyordu, kaldı ki aşklar da imparatorluklar gibidir; üzerine dayandırıldıkları düşünceler un ufak olduğunda, onlar da silinir gider.
Sayfa 183 - Can yayınları·Kitabı okudu
1K
Kaçmak..
İnsanlar genellikle dertlerinden kurtulmak için geleceğe kaçar; zamanın yoluna düşsel bir çizgi çeker, bu çizginin ötesinde o anki dert ve sıkıntılarının sona ereceğini sanırlar. Oysa Tereza kendi geleceğinde böyle bir çizgi göremiyordu. Sadece geriye bakmak ona avuntu veriyordu. İşte gene pazar günüydü. Arabaya bindiler ve Prag'in iyice dışına çıktılar.
Sayfa 179 - Can yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Ben Deli miyim?
Bir kibritin çakılışına, bir çakmağın alevine bile tahammülü yoktu, gürül gürül yanan bir soba görmek bile hasta olup yatmasına neden oluyordu. Bütün bunların sebebini biliyor ama bu sabitfikirden kurtulmak için en ufak bir çaba harcamıyordu. Kanatsız bir kuş, kör bir köpek, karaya çekilip unutulmuş bir gemi gibi çaresiz ve suskundu. Birbirine benzeyerek geçen günler bütün duygulara uzak ve tatsızdılar.
Sayfa 32 - Can yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam