Kalbi deli gibi atarken, merak ediyordu: Bu gece saldırmak için nasıl bir bahane bulacaktı bakalım? Önemsiz de olsa, tepesini attıracak bir şey, daima, mutlaka çıkıyordu, çünkü kız onu memnun etmek için ne yaparsa yapsın, isteklerini, taleplerini ne kadar eksiksizce yerine getirirse getirsin, yetmiyordu.
Meryem keşke bunu yapmasa, bütün umutlarını bir erkek evlada bağlamasa, diye düşündü. Gebeliğinden alabildiğine mutlu olsa da, erkeğin beklentisini sırtında ağır bir yük gibi hissediyordu.
Mevsimin ilk karında bu kadar büyüleyici olan nedir acaba, diye merak etti; neden böylesine etkiler insanı? Henüz kirlenmemiş, el değmemiş bir şeyi görme şansı mı? Yeni bir mevsimin, güzel bir başlangıcın çabucak uçup gidecek olan zarafetini, ayaklar altında ezilmeden, kirletilmeden önce yakalama telaşı mı?
Sana kendi bedenini sevmeyi, ona karşı şefkatli olmayı, onun gizemlerinin içine girmeyi öğretmeyen hiçbir eğitim biçimi, kendi bilincine nasıl adım atacağını da öğretemez.