Ne diyebilirim ki sana, varlığın sırları saklı senden, benden; bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben. Bizimki perde arkasında dedikodu; bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben.
Bazen bir damla gözyaşında ortaya çıkan bir duruş olur, bazen bir çocuğun gözünden hayat!
Bazen renklerin dili, bazen bir ders, bazen bir terennüm... Bazen bir ışık, bazen bir yoldaş, bazense sadece bir küçük helalleşme...
Vardiya gündüzdü. Ama gün ağarmaz madende, ışık tünelde kayboldukça başka bir aleme girilirdi sanki. Yaşarken mezara girmek gibi. Girdiler yine ateşin ağzından... Kara elmas, kara yüzlerden akan ter ile çıktı. Ama işçilerin çıkacağı vakit, biri bağırdı; "Kaçın göçük var!" ...
Zordur madencilik, ne olduğunu yaşamadan bilemezsin... Bugün madenciler günü bilin!