"Nefsin alt katlarında yaşanan sıkıntının, Rabbimizin bizlere bahşettiği sayısız ismi olduğu halde, bazı isimlere takılıp onları tekrarlamaktan kaynaklandığını ve her an yeniden yaradılışı müşahede etmenin, doğal bir rahatlamaya neden olduğunu tasavvur edebiliriz."
"Nefs binasının alt katlarında, yansıtma mekanizması yoğun bir şekilde devreye girdiği için, temas ettiğimiz kişinin aslını değil, onda kendi bodrum kat hayallerimizi görürüz! Oysa küçük bir bebeğe bakarken elimizde olmadan gülümser, içimizde farklı bir coşku hisseder, "agu agu" diyerek onun lisanıyla konuşmaya çalışırız. Henüz bozulmamış, saf bir ayna olan bebek, bize kendinden bir şey katmadan aslımızı yani "Can"ımızı yansıtır."
"Zira yaşanan her ilişki, görüşme, yakınlaşma, muhabbet ve dünyevi aşkın temelinde yatan bilinçdışı motivasyon, aslında içinde yaşadığı kattan sıkılan insanın, "Kurtar beni bu hapisten" çağrısıdır. llişkilere hep bu ümitle başlarız. Önce rasyonel, yüzeysel nesnelere temas eder, giderek duygusal boyuta geçip asıl amacımızı dolaylı yoldan dile getiririz."
"Düşünce güçlüdür çünkü titreşim oranı yüksektir. Düşünce aslında bir nesnedir; bir enerji paterni vardır. Ona ne kadar çok enerji verirsek fiziksel olarak o kadar güçlü tezahür eder."