Phoenix

Phoenix
@Phoenix06
A man's value is determined by his honor. If you take that away, nothing else remains.. Be honorable!
Okunulası
"peki ama ya mutluluğun kendisi ödev haline geldiyse? mutluluk normatif bir anlam kazanmış bulunuyor, yeni bir norm nakşediyor insanın alnına: mutlu olmak zorundasın, yoksa hayatın yaşamaya değmez. mutsuz insan kendini suçlamaya başlıyor, mutlu hayatın icaplarıyla başa çıkamadığına göre kendinde bir eksik buluyor. belli ki başarısız olmuş. başka herkes başarmış görünüyor, en azından bu izlenimi uyandırmak için sıkı çaba sarf ediyor. kıskançlık mutsuzun ruhunu kemiriyor." (s.9-10) "dış koşulların baskısı arttıkça, insanlar içsel mutluluklarını sorgularlar: mutlu muyum ben? gelecekte nasıl mutlu olabilirim?" (s.10) "ne kadar çok insan, sırf mutlu olmaları gerektiğine inandıkları için mutsuz oluyordur acaba?" (s.10) "mutsuz kişi, modern vebaya yakalanmış demektir, cüzzamlı gibi davranılır ona, insanlar ondan uzak durmayı tercih ederler." (s.11) "mutluluk önemlidir ama anlam daha önemlidir." (s.11) "mutsuz olmakla baş etmek, onu sindirmek ve ona dayanmak çok daha zordur; kahramanca olan, böyle bir hayattır. yaşama sanatının öteki ve belki de daha büyük kısmını, bu meydana getirir; çünkü herhangi bir anda mutsuzlar her toplumun küçük bir azınlığından daha fazlasını oluştururlar. bu kitap işte onların varlığını tanımaya, onların onurunu kurtarmaya ve onları yüreklendirmeye adanmıştır." (s.13) "mutluluk çok defa mutlu tesadüfün eseridir. [...] tesadüf, birisinin bahtına çıkandır; lehine veya aleyhine, nereden, nasıl gelirse gelsin. [...] insanlar iki durumu da tanrısal bir kaynağa dayandırır ve her ikisini de tevekkülle kabullenirlerdi. modern insanlarsa yalnızca lehteki tesadüfü talih olarak kabul ederler." (s.17-18) "daha fazla beyhude karşı koymak yerine kendi kendine 'bu benim yazgım. olacak olan olur, hayrını şerrini kimse bilemez' demek, kişinin elindedir. her
İnsan ve Toplum
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sözün Özü
Borsada servet para kazanılabilir, ama borsada servetler aldığınız kağıttan ziyade satmadığınız kağıttan olur.
İktisat & Ekonomi
özgür ol
"yaşamak için ne çok neden var! balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka nedenler de var yaşamak için. cehaletimizi kırabiliriz, becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. en önemlisi, özgür olabiliriz, uçmayı öğrenebiliriz." "yaşamın gerçek anlamını arayan, bulmaya çalışan bir martıdan daha sorumluluk sahibi biri olabilir mi? bin yıldır yaptığımız tek şey balık peşinde koşmak. artık yaşamak için bir nedenimiz olmalı; öğrenmek, keşfetmek, özgür olmak gibi. bana bir şans verin, öğrendiklerimi size göstereyim." "cennet bir yer, bir mekan değildir, bir zaman dilimi değildir. cennet öğrenmektir, mükemmelliktir. en iyi hıza ulaştığın an cennete de ulaşmış olacaksın jonathan. ve bu saatte bin mil, bir milyon mil hızla ya da ışık hızıyla uçmak anlamına gelmiyor. çünkü rakamlar sınırları belirler; iyinin mükemmelin sınırları yoktur. mükemmel hıza ulaşmak oğlum, orada olmak demektir.. ..mükemmelliği küçümseyen martılar yavaştır, hiçbir yere gidemezler. mükemmele ulaşmak için uçanlar hızlıdırlar ve her yere gidebilirler." "oldukça basit şeylerden söz ediyordu jonathan; uçmak bir martının en doğal hakkı, özgürlük onun doğasında var ve bu özgürlüğü engelleyecek ne varsa; gelenekler, batıl inançlar ya da herhangi bir şekildeki sınırlamalar, tümü bir kenara bırakılmalıdır.. ..en doğru yasa bizi özgürlüğe götürecek olandır. "fletcher'a lowell'a bak. ya charles-rolland, judy lee? onlar da mı farklı, yetenekli, mükemmel? senden benden ne farkı var onların? onların tek farkı, gerçekten kim olduklarını anlamaya ve bunu bilerek yaşamaya başlamaları.
Kitap Alıntısı
"benim kırmızı olarak gördüğüm şeyle senin kırmızı olarak gördüğün şeyin aynı olduğu ne malum?"
manevi ve politik bilimler akademisi'nin bütün jules simon'ları, cizvitlerin tüm germinys'leri, çocukları aptallaştırmak, içgüdülerini bozmak, bedenlerini çürüğe çıkarmak için, kapitalist işliklerin bozuk havası içindeki çalışmadan daha yıkıcı bir kötülük icat edemezlerdi. çağımız çalışma yüzyılıdır diyorlar; aslında acının, yoksulluğun, kokuşmuşluğun yüzyılıdır
Felsefe-Düşünce