"yaşamak için ne çok neden var! balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka nedenler de var yaşamak için. cehaletimizi kırabiliriz, becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. en önemlisi, özgür olabiliriz, uçmayı öğrenebiliriz."
"yaşamın gerçek anlamını arayan, bulmaya çalışan bir martıdan daha sorumluluk sahibi biri olabilir mi? bin yıldır yaptığımız tek şey balık peşinde koşmak. artık yaşamak için bir nedenimiz olmalı; öğrenmek, keşfetmek, özgür olmak gibi. bana bir şans verin, öğrendiklerimi size göstereyim."
"cennet bir yer, bir mekan değildir, bir zaman dilimi değildir. cennet öğrenmektir, mükemmelliktir. en iyi hıza ulaştığın an cennete de ulaşmış olacaksın jonathan. ve bu saatte bin mil, bir milyon mil hızla ya da ışık hızıyla uçmak anlamına gelmiyor. çünkü rakamlar sınırları belirler; iyinin mükemmelin sınırları yoktur. mükemmel hıza ulaşmak oğlum, orada olmak demektir.. ..mükemmelliği küçümseyen martılar yavaştır, hiçbir yere gidemezler. mükemmele ulaşmak için uçanlar hızlıdırlar ve her yere gidebilirler."
"oldukça basit şeylerden söz ediyordu jonathan; uçmak bir martının en doğal hakkı, özgürlük onun doğasında var ve bu özgürlüğü engelleyecek ne varsa; gelenekler, batıl inançlar ya da herhangi bir şekildeki sınırlamalar, tümü bir kenara bırakılmalıdır.. ..en doğru yasa bizi özgürlüğe götürecek olandır.
"fletcher'a lowell'a bak. ya charles-rolland, judy lee? onlar da mı farklı, yetenekli, mükemmel? senden benden ne farkı var onların? onların tek farkı, gerçekten kim olduklarını anlamaya ve bunu bilerek yaşamaya başlamaları.