Okçulukta duyuların çevreden gelen ve dikkati dağıtan etkilere kapatılması görevi, duyularımızı kilitlemeye ve zorla duymamaya çalışarak değil, onlara karşı koymayıp, aldırmamakla başarılır. Bu çabalamama çabasının, çabalamadan, kendiliğinden olabilmesi için içimizde bir yerlere tutunma gereksinimi duyarız, işte bu tutamak solunum üzerine yoğunlaşmadır(konsantrasyon). Soluk alış da veriş de ayrı ayrı bilinçli olarak, dikkatli ve uyanık bir ruh halinde iken gerçekleştirilir. Bu uygulamadan başarı elde edilmesi uzun sürmez. Solunum üzerine yoğunlaşmanın yoğunluğu arttıkça duyuların çevreden gelen etkilerden etkilenmesi de o ölçüde azalır. Bir kez kulak verip dinledikten sonra, artık alıştığımız için işitmediğimiz dalgaların sesi gibi çevreden gelen etkiler de dikkati çelmeyen, anlaşılmaz bir uğultuya dönüşürler. Zamanla duyularımıza gelen güçlü ve şaşırtıcı etkilere karşı bile bağışıklık kazanırız.
...
Soluk alış veriş bilinçle algılanır. Bu bilinçle algılama bağımlılığından sıyrılmak özel bir çaba gerektirmez. Solunum gitgide yavaşlayacak, hafifleyecek, soluk alıştan verişe ve verişten alışa geçişlerdeki kesinlik giderek azalacak ve soluk, dikkat ve bilinç için bir tutamak olmaktan çıkmaya başlayacaktır.