Cem

Cem
Ekşi sözlük/rogojin

Cem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·144 syf.··
30 saatte okudu
·
2022 45. kitabı
Kolektif
8.6/10 · 61 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
6/10
·108 syf.··
2022 44. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2022 18:03
2010 yılında basılan bu kitapta Murathan Mungan hem çok kısa hem de kısanın bir tık üstünde öyküler veya düşünceler anlatıyor. Kitabın son sayfalarında öykü ile ilgili fikirlerini de dile getiriyor. Kendi adıma gereksiz, öylesine bir kitap olarak gördüm Kibrit Çöpleri'ni. Bir çok öyküde ya da yazıda yazarda beni rahatsız eden aforizma tarzında sözler, gözlemler yer alıyor; bunlar sanki okuması keyifli, dikkat çekici, a ne kadar ilginç denebilecek sözler, cümleler, ve belki instagram gibi yerlerde ilgi çekebilecek tarzda yazılmışlar gibi geliyor. Sanki yazar sadece kendisinin bildiği bir yerde bulunarak oradan hayata bakıyor ve onun tecrübe ettiği şeyde itiraz kabul etmeyen ama dışarıdan bakıldığında son derece mütevazı görünen, bir tür yazar instagramı gibi, yani bu havalı cümlelerle cilâsıyla dikkat çekip şaşırtıyor, bana öyle geliyor bir şekilde. İnsan hayatta çok şey hakkında bu kadar gözlemde bulunabilir mi bilmiyorum. Yanlış bir şeyler söylüyor olmam da büyük bir olasılık. Sözün özü:hayır, bu kitabı sevmedim.
Kibrit ÇöpleriMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20181,682 okunma
10/10
·168 syf.··
2022 43. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2022 18:47
Bu kitabıyla Murathan Mungan 95'ten sonra ilk kez bir kaç gün önce okuduğum Çador'undan sonra beni daha da etkiledi. Bu kitaptaki öyküleriyle yazarın yakalamış olduğu ya da sürdürmeyi maharetle başardığı bu tad, çıta olsa olsa edebiyatımız adına bir gurur kaynağı olabilir ancak. Elbette sadece yetenek ve kabiliyet değil, yıllar boyu kalem kullanmanın, hayâl etmenin, yaratmanın verdiği bir olgunluk, pişmişlik duygusu da var. İyi ki çok, çok uzun seneler sonra okudum bu iki kitabı. Ben de 95'teki insan değilim, bir okur olarak. Ben de piştim, olgunlaştım kendimce, ve benim de köşelerim, kenarlarım var. Bir maharet söz konusuysa bende de bu pişmişliğin işaretleri, kanıtları var. Yaşlanıyor olmanın götürdüğü şeyler var, aklıma Murathan'95 kitabındaki röportajlardan birisinde zamanı israf etmek üzerine söylediği "benim zamanım yok" sözleri geliyor, yaşlanmanın akla ilk getirdiği şeylerden birisi bu işte: olmamaya, kalmamaya başlayan bu zaman.. ve ama bir de zamansızlığa paralel giden bir pişmişlik, olmuşluk hissi. Çok iyi bir okur değilim, ama kötü bir okur da olmamayı başardım kendimce. Nice kitabın arasında iyi, kötü yürüyüp geldiğim bunca mesafenin, yolun bu noktasında Murathan Mungan bana inanılmaz bir tad veriyor ve, yine, iyi ki o zamanlar değil, şimdi okumuşum diyorum. Bahçedeki kedilerim, beş senedir öte alemlere yolcu ettiğim Dodi'm ve daha nicesi, Zeze'nin ve Kral Luis'inkinden aşağı olmayan çorak ve yer yer güllerle, çiçeklerle, belki bir ihtimal karahindibalarla dolu bahçemiz- ve elbette nice güzel, zamanında buralarda oynayp çocukluğunu yaşayan kedimin, Dodimin de yattığı bu güzel topraklar, bu incir ağacı, bu erik ağacı, yerlere dökülmüş olgun erikler ve daha adını bile bilmediğim bir çok uzun, çarpık vücutlu ağacın arasında ben de kendi zamanımı burada
Eldivenler, HikâyelerMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 2018761 okunma
10/10
·112 syf.··
2022 42. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2022 19:00
Murathan Mungan'ı en son Murathan'95 kitabı çıktığı zaman, yani taa o senelerde okumuştum. Ne kadar da korkunç bir zaman geçmiş. Zaman, geçer. Çador, 27 sene sonra yeniden okuduğum yazardan hiç almadığım bir tad almamı sağladı. Sadece bundan dolayı bile teşekkür etmem gerek. Çok ama çok beğenerek, muazzam bir lezzetle okudum, hiç sevmediğim aforizma ve instagram vb yerlerde paylaşılma adayı cümleler gözümü yormadı bu sefer, çünkü sayıca azdılar, ama en güzeli şuydu: dil, hatta kelime seçimleri diyeceğim, öyle ya da böyle birbirini tutmuş, ahenk sağlamış kelime seçimleriyle bu öyküsü akıp gidiyor yazarın. Baştan sona bu dili, atmosferi böyle kurabilmek kolay olmasa gerek. Yazılması 2 sene sürdüğüne göre, hiç bir yerde zamanın farklılıkları, dönem ve ruh hali farklılıkları kendini belli etmediğine göre nasıl ama nasıl güzel yazılmış bir eser Çador! İyi, güzel edebiyat ...senin verdiğin keyfi, mutluluğu, hazzı, ve tadı veren ne var? Kimdi, o kimdi, hani evren atomlardan değil, hikâyelerden oluşur, diyen? İşte hikâyelerle, edebiyatla, sınırlı zamanımız ve sonu kötü bitmesi kaçınılmaz kaderimizle başbaşayız. Henry Palace da ben de o göktaşını bekliyoruz, hiç bir şey değişmedi. Gökler kızıla boyanana dek, o son âna dek, hep beraber, ve ölmeye yazgılı hepimiz için, iyi ki edebiyat var!
ÇadorMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20241,678 okunma