Öncelikle okumaktan zevk aldığım, akıcı, tekrar okuyacağım bir kitap oldu benim için.Dolayısıyla herkesin okumasını tavsiye ederim.
MÖ 4. yüzyıl Atinası'nda dilsel iktidarı keşfeden Platon, felsefenin Atina kültüründe bir değişim yaratması, toplumsal ve politik yaşamı dönüştürmesi için yazdı.
Devlet ya da Politeia, Antik Yunan filozofu ve bilgesi Platon (MÖ 427-347) tarafından kaleme alınan ve Sokrates ile yanındakiler arasındaki diyaloglar aracılığıyla Sokrates'in sağlıklı ve mutlu bir toplum yaşamı için düşündüğü devlet modelini anlatan eserdir.
Platon ise Sokrates'in öğrencisi, Aristo'nun da hocası olan M.Ö. 428/427-348/347 yılları arasında yaşamış başka bir filozoftur. Sokrates'in kendisine ait yazılı bir eseri yoktur, felsefesini diyaloglar yoluyla aktarmıştır. Platon ise Sokrates'in fikirlerini ve kendi ütopyasını Devlet adlı eserinde yazmıştır.
Sokrates köle gibi yaşamaktansa; sürü gibi davranmaktansa ölmeyi tercih eder. Her adam gibi adam, Sokrates’in seçtiği yolu seçecektir böylelikle vakti zamanı geldiğinde tabuta girmenin yanında ansiklopedilere de altın harflerle tarihe not düşerek gireceklerdir. Zen geleneğinde bir söz vardır: “Ölmeden önce öl, böylece öldüğünde, hâlâ yaşayabilirsin.”
Kendini tanı” der sık sık Sokrates. “Burada söz konusu olan bireyin içe bakışta kaybolması değil, daha ziyade yeteneklerinin ve sınırlarının bilincine varmasıdır. Sokrates, entelektüel alçak gönüllülüğünü savunur. “Kendini tanı!” sloganı ona göre, “Ne kadar az bildiğinin bilincine var!” anlamına gelir.” “Fazilet, ruhun güzelliğidir. Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir.” der. Büyük bilge Sokrates, "Kendini tanı, o zaman başkalarını ve evreni de tanıyacaksın" derken, insanın kendini tanıma yolunda çıkacağı yolculuğun, kendi mikro kozmosundan başlayarak, evrenin büyük