Söyle, anlaşılmaz adam, kimi seversin en çok, ananı mı, babanı mı, bacını mı, yoksa kardeşini mi?
"Ne anam var, ne babam, ne bacım, ne kardeşim."
"Dostlarını mı?"
"Anlamına bugüne dek yabancı kaldığım bir söz kullandınız."
"Yurdunu mu?"
"Hangi enlemdedir, bilmem."
"Güzelliği mi?"
"Tanrıca ve ölümsüz olsaydı, severdim kuşkusuz."
"Altını mı?"
"Siz tanrıya nasıl kin beslerseniz, ben de ona öylesine kin beslerim."
"Peki, neyi seversin öyleyse, olağanüstü yabancı?"
"Bulutları severim... işte şu... geçip giden bulutları... eşsiz bulutları!"
Sayfa 9 - Adam Yayınları, 2002, (Çev. Tahsin Yücel)
Ahlakın bana yararı yok, ben doğuştan ahlakçılığa karşı biriyim. Kurallara değil, istisnalara göre yaratılmış insanlardanım. Tanrıların bana yararı yok, Cennetin güzelliğini de, cehennemin dehşetini de kendi içimde buldum..
Kime kiralayayım kendimi?..Hangi yaratığa tapmalı, hangi kutsal resme saldırmalı?
Hangi kalbi kıracağım, hangi yalanı yutmalıyım,
Hangi yalan içinde yürümeli?...