Selin Deniz

Selin Deniz
@Selin_deniz
Sapere Aude
9/10
·222 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2023 17:36
Arthur Schopenhauer Bulunduğumuz perspektiften bakıldığında küçük gözüken bir noktanın yakın perspektifte yoğunluğunu ve derinliğini sade, net, sistematik bir biçimde okuyucuya aktarabilmeyi başarmış bundan ötürü kendi tanımıyla da deha olarak ün kazanmayı hak edebilmiş - keza dahi olarak tanımlanan kişi onun nezdinde sıradan gündelik gözüken şeylerde pırıltı yakalayabilen kimsedir - zamansız bir filozof olan Schopenhauer 'Yaşam bilgeliği üzerine aforizmalar' adlı kitabında başlangıçta nokta olarak tanımladığım varlığı (ya da yokluğu) - çünkü varoluş bir illüzyon irade sonsuz bir yokluk - yaşam olarak ele alıp mutluluğun tarifini bizlerle temel bir bölümlendirme yaparak paylaşmıştır: 1.Kişinin ne olduğu 2.Kişinin neye sahip olduğu 3.Kişinin diğerleri için neyi temsil ettiği. Pesimist pragmatist bir yaklaşım ile yer yer stoacı görüşleri, doğu mistisizmini, metafiziği, dahilerin yalnız olmak zorunda oluşu gibi eprimiş beylik lafları ve fikirleri kimi zaman ise kadın düşmanlığı ve ırkçılık olarak tanımlanabilecek bir tutumu harmanlayan görüşler bütününü ekseriyetle özetlemek gerekirse acı ve can sıkıntısı temeline oturtturulmuş bir yaşamda mutlu olmanın sırrı acıdan, can sıkıntısından kaçınmak anlık olarak istenci tatmin edecek hazlardan uzak bir yaşam sürmek, mutluluğun hakiki olmadığı bilincinde olup beklentileri sınırlamak ve mutsuz olmamayı ilke edinmek bu süreçte bedene ve içsel zenginliğe olabildiğince yatırım yaparak harici etkenleri -maddi varlık- en optimize hâle getirmek bununla beraber onur, gurur, şöhret gibi kavramların aslında insan hayatında ve toplumda neyi temsil ettiğinin idrakinde olup ölümlü olan onur'a bel bağlamamanın, mutluluğun veyahut mutsuzluluğun dış etkenlere tabii olmamasını sağlayarak gerçek anlamda özgür, değerinin farkında, içsel gelişimini
Felsefe-Düşünce
Yaşam Bilgeliği Üzerine AforizmalarArthur Schopenhauer · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20259,3bin okunma
Reklam
Cioran'a Dair Bir İnceleme
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
Emil Michel Cioran Cioran varoluşu sorgular, insanın varoluşunu, kendi varoluşunu...altında bulduğu neden bir hiçtir dolayısıyla "hiç hakkında hiçbir şey söylenebilir" Doğmuş Olmanın Sakıncası Üstüne bundandır ki nihilizm, varoluş hakkında yazılan birden çok kitap vardır, kendisinin yazdığı kitaplar da dahil olmak üzere. Cioran karamsar bir sorgulayıcıdır, zaman zaman yıkar zaman zaman gözlemlerinden zekâ kokan bir dil aracılığıyla inşa eder ancak onun esas hayat felsefesi eylemsizliktir: bir amaç idealden uzaktır, başarının tehlikesinden kendini başarısızlığın güvenli limanlarına atar, bu yönüyle de çelişir kendisiyle fakat çelişmek demek yıkmak demektir ve kendisinin de belirttiği üzere "her şeyi yıktıktan sonra kendisini de yıkmayan yapıt okuyucuyu beyhude yere azdırmış olur" Burukluk bu da Cioranın felsefesindeki tutarlılığı tamamlar. Doğumdan yaşama, yaşamdan ölüme, felsefeye, müziğe, aşka, deliliğe, dostluğa, düşmanlığa, başarıya, başarısızlığa,inanca, inançsızlığa, Cioran'ın dokunmadığı hiçbir nokta yoktur ki bizi ince gözlemleri ve cesur diliyle şaşırtmasın, bu geniş renkli yelpazeye siyah beyaz perspektiften bakmanın verdiği zevki ancak Cioranın aforizmalarını okumak ve onları anlamaya çalışmak, onun da deyimiyle nesnel yani bir ölü-gömücü gözüyle aforizma cesetlerini parçalayarak, inceleyerek deneyimleyebiliriz. Sorumlu olmaksızın var olan, metafizik birer sürgün bizlerin, arayış içindeyken varoluşun sonucu olan bilinçsizce çektiğimiz sancıların ve mutsuzluğumuz hakkındaki bilinçsizlik şansımızın kefaretini ödeyen Cioran'ı okumamız ve anlamamız dileğiyle... "Hiç kimse, olmaktan sorumlu değildir, hele olduğu gibi olmaktan daha da az sorumludur. Varoluşa çarptırılan herkes, bunun sonuçlarına bir hayvan gibi maruz kalır." Çürümenin Kitabı "Görevim bilmeden acı çeken herkes adına acı çekmektir. Bedeli
Felsefe-Düşünce
BuruklukEmil Michel Cioran · Metis Yayıncılık · 20243,337 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2023 2. kitabı
Jean Teule Dansa Davet Erasmusun Romalıların disiplini, Atinalıların bilgeliği, Spartalıların kanaatkârlığı olarak tanımladığı halkın ülkesi Schláráfellánd (düşler ülkesi) günümüzdeki adıyla Strasbourg'ta bir annenin bebeğini daha büyük günahlara kurban etmemek adına sönmüş kireç yüklü bir suyun içinde küçük uzuvlarının sanki dans ediyormuşcasına son çırpınışlarının gerçekleştirdiği dalgalanmayı izlemek zorunda kalması sonucunda içindeki çığlığı susturabilmek için kendini kaybetmişçesine dans etmesiyle başlayan ardından bu çığlığın diğer ıstırap içindeki insanların çığlığını dansa daveti ile toplumsal bir histeri haline gelen Tánzplö (dans vebası)'nı konu alan bu kitaptaki olaylar silsilesi tarihte birebir yaşanmış olmakla beraber zamanının egemen katolik sistemine, katolikler ve protestanlar arasındaki mezhep çatışmalarının başlangıcına ve halkın bu süreçte ödediği, ödemek zorunda bırakıldığı bedellere dikkat çekmiş. "Koruması gereken kuzularla karınlarını doyuranları görmekten tiksiniyorum."
Edebiyat
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
İnsan öleceğini bile bile nasıl yaşar? Ya çıldırır, ya öleceğini unutur.
9/10
·90 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Bir İdam Mahkûmunun Son Günü Victor Hugo Aslında hepimiz farkında olmaksızın ölümümüzü bekliyoruz fakat konu idam olunca gerçekleşeceğini kesin olarak bilmenin ancak zamanı hakkındaki belirsizliğin sularında yüzmeye çalışmanın, giderek daha da batarak boğulmanın ve buna sevinen martıların çığlıklarını duymanın getirdiği bunalımı yazar başarıyla yansıtmış.
İnceleme
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,6bin okunma