Kitapta, travmaya maruz kalmış çocuklarla yapılan çalışmalar bölümler halinde anlatılmış. Travma deyince aklımıza cinsel istismar,savaş, göç, kaza gelse de daha hafife aldığımız ihmal, yeterli sevginin çocuğa gösterilmemesi gibi şeyler de çocuklarda çok derin izler bırakıyor. Çocukla ilgilenmek deyince; karnını doyurmak, altını temizlemek, üstünü başını mevsimine göre giydirmek gibi temel fiziksel ihtiyaçlar geliyor birçok ebeveynin aklına. Hayır bunlar sadece bedenin ihtiyaçları; ruhun ihtiyaçları da var:sevgi,şefkat, merhamet, onunla duygularını paylaşmak vs. Yetimhanelerdeki bebeklerin tüm fiziksel ihtiyaçlarının eksiksiz karşılanmasına ragmen ölmesinin nedeni de tam olarak bu. Sevgisizlik öldürüyor!
Kitapta erken çocukluk travmalarının beyinde bıraktığı izleri okuyorsunuz. Bizim 'sorunlu çocuk' olarak etiketleyip cezalandırdığımız çocukların aslında beyinlerinde bir şeylerin yolunda gitmediğini görüyorsunuz. Bu olanlar tabi ki 0-6 yaş döneminde daha çok zarar veriyor. Yaş döneminden de çıkarabileceğimiz üzere bu travmaları büyük çoğunlukla anne babalar oluşturuyor. Maalesef bazı çocuklar dünyaya çok şanssız bir şekilde geliyor.
Yazar, beyinle ilgili bilimsel bilgileri okurun anlayabileceği akıcı bir dille yazmış. Okuması zor olmayan bilgilendirici bir kitap.