Yarasının kabuğuyla gezen bir gezginin gönlünü kırmakla,ciğeri dağlanmış bir harabat ehlinin gönül evini yıkmak aynı şeydir.Bu gece sözlerimle seni incittim gezgin.Gönlü kendi gönlünden daha yıkık birini görene kadar yanında gezdir bu hediyemi.
Hey Dolunay!Benim iç acıma bu son bakışın olsun!Ben,kaç defa gece yarılarına kadar seni bu masa başında bekledim.O zaman bana, kağıt ve kitap yığınları üzerinde görünürdün,hüzünlü arkadaş!